Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8673 E. 2023/10703 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8673
Karar No
2023/10703
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/225 E., 2023/381 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/51 E., 2022/333 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve feri müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının ...'ye ait '... Restorant' adlı iş yerinde 1978 yılında işçi olarak çalışmaya başladığını, 01.10.1980 yılında SGK'ya işe giriş bildirgesi verilerek ... sicil numarası ile kaydedildiğini, sigortalı olarak 19.07.1982 yılında askere gidene kadar çalıştığını, askerliğini yaptıktan sonra tekrar aynı iş yerine girdiğini, 5-6 ay çalıştıktan sonra ayrıldığını, davacının sigortalı gösterildiği tarihte işverence prim ödenmediği gerekçesiyle SGK tarafından hizmet başlangıç tarihi olarak kabul edilmediğini, davacının hizmet başlangıcının en azından SGK'ya işe giriş bildirimi tarihi olan 01.10.1980 tarihi olarak esas alınması gerektiğini belirterek davalı iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ... mirasçıları, ... (...), ..., ..., ... (...), ... ... cevap dilekçelerinde, davacı ...'in 01.10.1980 yılında ticaret ünvanı '...' olan '... Mahallesi 150 Sokak No:52 Mersin' adresinde faaliyet gösteren iş yerinde işe başladığını, 01.10.1980 tarihi itibariyle sigorta işe giriş bildirgesinin ilgili Kuruma verildiğini ve davacının 12463972 sigorta sicil numarası ile kaydettirildiğini, işten çıkartıldığı tarihe kadar primlerinin düzenli ödendiğini, Kurumun fiziki kayıtlardan bilgisayar ortamına geçtiği dönemde yapılan bir eksiklik ve hata olduğunu, Kurumun yaptığı hatadan sorumlu olmadıklarını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. 2. Feri Müdahil SGK vekili davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm toplanan bilgi ve belgeler doğrultusunda; davalılar murisi ... adına kayıtlı ... nolu iş yerinin 01.06.1967 tarihinde KKA, 17.01.1989 tarihinde iz kaydı düşüldüğü, dava konusu tarihte faal olduğu, dinlenen taraf tanıkları ve bordro kapsamında davacının, davalı iş yerinde askerlik öncesi çalışma yaptığının sabit olduğu, bordro tanıklarından ... çalışma yaptığını net olarak bildirdiği, iş bu tanığın HC kontrolde 01.09.1981-15.07.1982 tarihleri arası devamında 15.11.1983 girişi olduğu, iş bu kapsamda bu bordro tanığının sadece kendi çalışma kaydı olan döneme şahit olabileceği, yine dinlenen tanık Miktad 'ında çalışmasının 15.07.1982 de sonlandığı girişinin 1980/4dönemde 15 gün olarak kayıtlı olduğu beyanında da benden 5-6 ay sonra başladı şeklinde ifadede bulunması esas alındığında, davacının 01.09.1981 - 15.07.1982 tarihleri arasında çalışmasının ispat edildiği askerlik öncesi çalışma için fazlasının ispat edilemediği, askerlik sonrası çalışma için ise yukarıda da anılan şekilde makul sürede işe başlamadığı iş bu kapsamda askerlik sonrası çalışmanın ikinci bir çalışma dönemi olarak kesintili çalışma olarak kabul edilmesi gerektiği kanaati ile iş bu çalışma süresi için ise iş akdinin sona erdiği yılın sonu olan 31.12.1984 tarihinden itibaren 5 yıl içinde dava ikame edilmediğinden hak düşürücü sürenin gerçekleştiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının 01.09.1981 - 15.07.1982 tarihleri arasında davalılar murisi ... adına kayıtlı 02842.31 nolu işyerinde aralıksız kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, Yerel Mahkeme tarafından, ''davanın kısmen kabulü ile davacının 01.09.1981 - 15.07.1982 tarihleri arasında davalılar murisi ... adına kayıtlı 02842.31 nolu iş yerinde aralıksız kesintisiz asgari ücret ile çalıştığının tespitine'' karar verildiğini, ancak, müvekkili Kurum kayıtlarında, davacının, davalı iş yerinde belirtilen tarihlerde çalışmasına rastlanılmadığını, ayrıca bu gibi hizmet tespitine yönelik davalar, kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve bu nedenle de özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiğinden, sigortasız geçen hizmetlerin tespiti amacıyla sigortalılar tarafından Kurum ile işveren aleyhine, çalışıldığı iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda; öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, yada çalışmanın Kurumca tespit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hakkında, tanık beyanlarının, iş yeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte, o iş yerine en yakın iş yerinden o iş yerini bilen ve tanıyan şahısların da dinlenmesi suretiyle, tanık beyanlarının doğruluğunun ve geçerliliğinin, konularında araştırma ve inceleme ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinin gerektiğini, ücret konusunda da tespiti istenilen sürenin öncesinde ve sonrasında delil başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa HUMK 288 inci maddesinde yazılı sınırları aşan tavan ücret alma iddiasında yazılı delil aranması bu sınırlar altında kalan iddialarda ise ücret miktarlarının tespitinde tanık ifadesine başvurulması, ücretin sigortalı sayılmasının koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığının ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlükten sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi yerleşik Yargıtay kararları gereği olduğunu, tüm bu sebeplerden dolayı yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil kurumun istinaf taleplerinin isabetsiz olduğu, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve Kanuni gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre fer'i müdahil Kurum tarafından yapılan istinaf taleplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve feri müdahil SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili; usul ve yasaya aykırı olan hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili; tanık beyanlarının davayı kabule yeterli olmadığını, yazılı delil aranması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz Kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir (HMK m. 361/2). İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan veya süresini geçirdiği için istinaf yoluna başvurmamış olan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı yoktur. Şayet, karşı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından yeniden esas hakkında karar verilmiş ise o takdirde karara karşı istinaf yoluna başvurmamış olan taraf temyiz yoluna gidebilir. Zira, bunda hukuki yararı vardır. İnceleme konusu eldeki davada, davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, istinaf yoluna başvurmadığı, istinaf yoluna başvurmayan davalı ...'nün temyiz yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, Fer'i müdahil Kurum vekili yönünden ise temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8673, K. 2023/10703, T. 02.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8673-e-2023-10703-k-ab546464f2ec