Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8458 E. 2024/8755 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8458
Karar No
2024/8755
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2024/200 K KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Leyla Kaya tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait işyerinde 01.10.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, SGK'ya 04.10.2004 tarihinde bildirim yapıldığını, işten çıktığı tarih olan 28.02.2015 tarihine kadar ara vermeden muhasebe elemanı olarak çalıştığını belirterek, hizmetlerinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; dosyaya sunulan faturaların gerçeğe aykırı olduğunu, bu sebeple faturaları kabul etmediklerini, faturaların aslının dosyaya ibrazı gerektiğini, davacı tarafından imzalanan ibranamede işyerinden 04.10.2004 - 28.02.2015 tarihleri arasında çalışıldığının ikrar edildiğini, davacının çalışmalarının alınan ücret üzerinden SGK'ya bildirildiğini, imzalı bordroların aksinin eşdeğer delillerle ispatının gerekeceğini, talep edilen dönemin zamanaşımına uğradığını belirterek; işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil SGK cevap dilekçesinde; davacının çalışmalarının SGK'ya bildirildiğini, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olup aksinin eşdeğer delillerle ispatının gerekeceğini, tanık beyanlarının insan hafızasında uzun yıllar taşınamayacağını, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını belirterek; işbu davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2017/381 Esas, 2019/188 Karar sayılı kararıyla dava dilekçesi ile yargılama safahatındaki yazılı ve sözlü iddiaları, davalı vekillerinin yargılama safahatındaki yazılı ve sözlü savunmaları yargılama safahatındaki yazılı savunmaları ile ibraz ettikleri belgeler, Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün cevabi yazıları ve ekleri, bilirkişi raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2019/1543 E., 2022/1571 K. sayılı kararıyla; davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece, 13.04.2023 tarihli ve 2023/4151 Esas 2023/4196 Karar sayılı ilamı ile " 1.Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3.Somut olayda, Mahkemece verilen karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Öncelikle davalı işyerinden bildirimlerin yapıldığı, hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı hususu gözetilerek davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan 11.01.2003 ve 01.01.2003 tarihlerinde düzenlenen üç adet faturanın varlığı araştırılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince, dosyada yeminli olarak dinlenen taraf, bordro ve komşu iş yeri tanıkları ağırlıklı olarak davacının 2004 yılından sonra davalı iş yerinde çalıştığını anlatmış olup, bununla birlikte davacının Kahramanmaraş İş Mahkemesinin 2011/435 E. sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde 2004 yılının 10. ayından beri davalı iş yerinde çalıştığı yönündeki beyanı bir arada değerlendirildiğinde davacının tespitini istediği 1999-2004 yılları arasında davalı iş yerinde çalıştığı yönünde Mahkemece olumlu kanaate ulaşılamadığından talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı işyerinden fatura asılları celp edilerek imza incelemesi yapılması gerektiğini, daha fazla bodro tanığı ve komşu işyeri tanığı dinlenmek suretiyle karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 114 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi ve ilgili hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8458, K. 2024/8755, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8458-e-2024-8755-k-cd4f35f90d5d