Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8453 E. 2024/9513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8453
- Karar No
- 2024/9513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/356 E., 2024/103 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aylık bağlanması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin gelir vergisi mükellefiyeti sebebiyle 1478487329 Bağ-Kur numarasıyla 01.10.2008-31.07.2019 tarihleri arasında 1680 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamında sigortalılık hizmetlerinin ve 2001016337806 sigorta sicil numarasıyla 01.01.1986-30.09.2008 ve 01.08.2019-28.10.2020 tarihleri arasında toplam 7607 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında sigortalılık hizmetlerinin bulunduğunu, müvekkilinin 27.07.2019 tarihi itibarıyla 49 yaşını doldurduğunu, 25 yıl sigortalılık süresini tamamladığını ve Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında 5300 günden fazla primi ödenmiş gününün olduğunu, bunun üzerine, müvekkilinin 30.10.2020 tarihli dilekçesiyle davalı Kurum'dan, Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki hizmetleri ve primi ödenmiş günleri dışlanarak sadece Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki 7579 günü aşan hizmet süreleri üzerinden yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, dilekçesinde özellikle Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki hizmet sürelerini diğer hizmet süreleri ile birleştirmek istemediğini açıkça belirttiğini, ancak davalı Kurumun 09.11.2020 tarihli ve 13.495.855 sayılı yazısıyla, "mülga 2829 sayılı Kanuna göre 2520 gün içindeki hizmetlerinin 4B kapsamında geçtiği" gerekçesiyle müvekkilinin tahsis talebinin reddedildiğini, 2829 sayılı Kanun'da yaşlılık aylığı bağlanmasına yetecek kadar süreyi borçlanarak değerlendirme olanağının tanındığını, tüm süreyi borçlanma zorunluluğunun getirilmediğini, müvekkilinin Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki 7579 günü aşan primi ödenmiş gününün bulunduğunu, sigortalılık süresinin 32 yıl 3 ay olduğunu ve 49 yaşını doldurduğunu, buna göre tek başına Kanun'un 4/1-a bendi kapsamındaki hizmet sürelerinin yaşlılık aylığı tahsisi için yeterli olduğunu beyanla; müvekkilinin tahsis talebinin reddine ilişkin kurum işleminin iptaline, müvekkilinin tahsis talep tarihi olan 30.10.2020 tarihini takip eden ayın başından itibaren Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında aylığa hak kazandığının tespitine ve ödenmeyen aylıklarının her bir aylık yönünden ayrı ayrı aylığa hak kazanma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; Kurumun ... sigorta sicil numaralı sigortalısı olan davacının mülga 2829 sayılı Kanun'a göre 2520 gün içinde hizmetlerinin 4b kapsamında geçmesi sebebiyle tahsis talebinin reddedildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b bendi kapsamındaki prim ödeme gün sayılarının dışlanmasının mümkün olmadığını, açıklanan sebeplerle kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olup, iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2020/491 E. 2021/285 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 1-Davacının, tahsis talep tarihi olan 30.10.2020 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2020 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 2-Davacıya 01.11.2020 tarihinden itibaren hak kazandığı aylıklarının, 01.02.2021 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık yönünden ayrı ayrı aylığa hak kazanma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacının 30.10.2020 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.11.2020 tarihli ve 13.495.855 sayılı kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ve 2021/2344 Esas, 2021/1828 Karar sayılı kararıyla; dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı SGK'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 07.02.2022 tarihli ve 2021/10904 E. 2022/1394 K. sayılı ilamında; "Somut olayda, 27.07.1970 doğumlu olan davacının 01.01.1986-28.10.2020 tarihleri arasında 5368 günlük hizmet akdine dayalı 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 30.10.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Mahkemece davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinde öngörülen 23/05/2002 tarihi itibarıyla, 16 yıl 4 ay 23 gün sigortalılık süresi olup, sigortalılık süresi 15 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 17 yıldan az olduğundan, hakkında uygulanması gereken 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi gereğince, 25 yıllık sigortalılık süresi ile 49 yaşını doldurması ve en az 5300 gün ...Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile varıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklama ve yasal düzenlemeler ışığında dava irdelendiğinde, davacının 18 yaşını doldurduğu 27.7.1988 tarihinin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla 23.05.2002 tarihi itibarıyla 13 yıl 9 ay 26 günlük sigortalılık süresi bulunan davacının Geçici 81 inci maddenin B-h bendi uyarınca 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5450 gün prim ödeme gün sayısı koşullarına tabi olduğu görülmektedir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " şeklinde bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/187 E., 2023/80 K., sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamında açıklanan maddi ve hukuki sebepler karşısında, taraflar arasında bu hususa ilişkin uyuşmazlık bulunmasa dahi 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1 inci maddesi delaletiyle uygulanması gereken mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G bendinin emredici hükmü uyarınca, davacının 18 yaşını doldurduğu 27.7.1988 tarihinin sigortalılık başlangıcı olarak kabulü gerekmektedir. Buradan hareketle, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinde öngörülen 23.05.2002 tarihi itibarıyla davacının 13 yıl 9 ay 26 gün sigortalılık süresi bulunduğundan yaşlılık aylığından yararlanması için geçici 81 inci maddenin (B) bendinin (h) alt bendi uyarınca, 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş ve 5450 gün prim ödeme gün sayısı koşullarını sağlaması gerekmektedir. Ancak davacı, 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri esas alındığında bu koşulları sağlayamadığından yaşlılık aylığından yararlanmaya hak kazanmamıştır. Buna göre, davacının aylık tahsis talebinin reddine ilişkin dava konusu Kurum işlemi sonuç itibarıyla yerindedir, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 22.06.2023 tarihli ve 2023/6607 E., 2023/7220 K. sayılı kararıyla; somut dosyada; davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 27.07.1988 olduğu, yargılama devam ederken 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 95 inci maddesinin yürürlüğe girdiği, Mahkemece davacı talebinin bu yasal düzenleme kapsamına girip girmediği hususunun incelenmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile bozma kararı gereği, davacının aylık tahsis talebi, 7438 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 95 inci madde hükmü kapsamında değerlendirildiğinde; öncelikle, anılan yasal düzenlemede öngörülenin aksine, davacının, bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği 03/03/2023 tarihinden önce 30.10.2020 tarihinde aylık bağlanması için talepte bulunmuş olması ve anılan düzenlemede, aylık bağlanacak olanlara bu düzenlemeye istinaden geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmayacağı ve geriye dönük hak talep edemeyeceklerinin belirtilmesi karşısında, davacının hakkında aylık tahsis talep tarihi itibarıyla bu düzenlemenin uygulanması mümkün olmadığı, Yargıtayın yerleşik uygulaması nazara alındığında, Mahkemece davacıya, yargılama sırasında yürürlüğe giren düzenleme uyarınca düzenlemenin yürürlük tarihinden sonra aylık tahsis koşullarını sağlaması durumunda aylık bağlanmasına karar verilebileceği, bu bağlamda, davacıya anılan yasal düzenlemede öngörülen yasa hükümlerinden biri olan mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi hükümlerine göre aylık bağlanması gerektiğinden, davacının talebinin, anılan düzenlemenin kapsamına girdiği, ancak davacı, aylıktan yararlanabilmek için hakkında uygulanması gereken 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi (h) alt bendinde öngörülen yaş dışındaki prim ödeme şartını da taşımadığı şu halde, davacının anılan yasal düzenleme uyarınca da yaşlılık aylığından yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilerek açıklanan sebeplerle, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve birikmiş aylıklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile aylık tahsis talebinin reddine ilişkin aksine Kurum işleminin iptali taleplerine yönelik davanın esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi tarafından emsal kararlar dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve birikmiş aylıkların işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsili taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 38 inci maddesidir, mülga 5417 sayılı Kanun, mülga 6900 sayılı Kanun, 506 sayılı Kanun, 1479 sayılı Kanun, 2925 sayılı Kanun, bu Kanunla mülga 2926 sayılı Kanun ve 5434 sayılı Kanuna 506 sayılı Kanun'un geçici 20 nci maddesi 3. Değerlendirme Somut dosyada; Kurum tarafından gönderilen 15.02.2024 tarihli cevabi yazıda sigortalıya 30.10.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 4/1-b bendi hizmetleri dışlanarak 01.11.2020 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı ve yasal faizi ile kişiye ödeme yapıldığının belirtildiği anlaşılmış olup, bu husus gözetilerek davanın konusuz kalma durumu irdelenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.