Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8403 E. 2024/10289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8403
- Karar No
- 2024/10289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2510 E., 2024/657 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/46 E., 2022/227 K. Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkette çalışmakta iken kendi kusurlu eylemi neticesinde 08.02.2016 tarihinde iş kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren davalılardan ...'ın bir süre daha şirkette çalışmaya devam ettiğini ve ardından iş akdini sonlandırdığını, ...'ın makinede bulunan kesme taşına aşırı oranda baskı yapması, yani bu taşı hatalı kullanması sonucu kazanın meydana geldiğini, fazla baskı yüzünden kesme taşının parçalandığını ve kendisinin gözünden yaralanmasına neden olduğunu, şirket tarafından kullanılan maskenin de tebliğ standartına uygun olduğu belirtilmiş sertifikalı bir maske olduğunu, şirket aleyhine tazminat davası açıldığını ve ayrıca davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da maluliyet oluştuğu iddiasıyla Kurum alacaklarının tahsili talebi ile dava ikame edildiğini, gerek davalı işçinin tazminat davasında gerek de SGK'nın alacak davasında işçinin malul olmadığı, bu hususta ATK raporunun olduğunu ileri sürerek, SGK Yüksek Sağlık Kurulu tarafından belirlenen fahiş oranın kaldırılarak malul olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde hukuka aykırı bir durumun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirket işyerinde havalandırma cilacı olarak çalışmakta iken 08.02.2016 tarihinde vana kesimi yaptığı sırada kesme taşından kırılan parçanın fırlaması ve koruma için verilen gözlüklerin yeteri derecede sağlam olmaması nedeniyle kesme taşı parçasının gözlüğünü kırıp gözüne gelmesi sonucu gözünden yaralandığını, işyerinde yeterli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması sebebi ile iş kazasının meydana geldiğini, davalı işverenin, çapak atan makinanın düzenli bakımını yaptırmadığı gibi muhafaza demiri kapalı tutulması gerekirken kapalı tutmamasının kazaya sebebiyet verdiğini, ayrıca koruyucu olarak verilen gözlüklerin yeterli kalite ve sağlamlığa sahip olmaması nedeni ile kırılması sonucu davalının yaralandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamına göre, Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 2016/366 E. sayılı dosyasında sürekli iş göremezlik durumunun tespitine yönelik usulüne uygun olarak yerine getirilen işlemlerin usul ekonomisi gereği yinelenmediği, Mahkemece anılan dosyadaki ilgili raporlara itibar edilerek, davalının kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliği bulunmadığı tespit edildiğinden, davanın kabulü ile davalı ...'ın 08.02.2016 tarihli iş kazasından kaynaklı olarak sürekli iş göremezlik durumuna girmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının maluliyetine dair prosedürün usulünce yürütülerek sonuca gidilmediğini, salt tazminat dosyasındaki Adli Tıp raporlarının esas alınarak hüküm tesis edildiğini, oysaki yerel Mahkemece işbu dosya kapsamında araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiğini, Kurum Teftiş raporu ve Yüksek Kurulu raporunun göz ardı edildiğini, öncelikle Kurum sağlık kurulu raporuna itiraz halinde gerekli prosedürün tamamlanması, akabinde itiraz halinde veya çelişki halinde ise dosyanın Adli Tıp Kurumuna ve Genel Kurula tevdi edilerek maluliyet oranının kesinleştirilmesi gerektiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı ... Aksu vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 2016/366 E. sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, davalı işverence çapak atan makinanın düzenli bakımının yaptırılmadığını, muhafaza demiri kapalı tutulması gerekirken, kapalı tutulmaması nedeniyle kazaya sebebiyet verildiğini, davalı iki defa ameliyat geçirmiş ise de, gözünün eski gücü ve işlevini kaybettiğini, YSK tarafından davalının muayenesi yapıldıktan sonra % 41,2 oranında maluliyet tespit edilmesine rağmen Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 2016/366 E. sayılı dosyasına gelen ATK 3. İhtisas Kurulu ve itiraz üzerine ATK 2. Üst Kurulun 24.02.2022 tarihli raporunda 27.09.2021 tarihli son muayenede tespit edilen ve her iki gözü ilgilendiren optik disk solukluğunun kişide dolaşım bozukluğu yapan mevcut kronik hastalıklarla ilgili olabileceği, iş kazasına bağlı yaralanmaların arıza bırakmadığından 19.02.2016'dan itibaren iş göremezlik yönünden %0 olduğunun mütalaa edildiğini, davalının sol gözüyle cisimleri ayırt etme özelliğini yitirdiğini, görme kaybının kaza neticesi meydana gelen yaralanma sonucu değilse neden kaynaklandığının şüpheye yer vermeyecek şekilde bilimsel olarak açıklanması gerektiğini, davalının göz üzerine ihtisaslaşmış İstanbul Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki ile mevcut görme kaybının kaza sonucu mu, yoksa kronik bir hastalıkla mı ilgili olduğunun aydınlatılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile davacının kontrol muayenesi gerektirmeyecek şekilde % 41.2 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girdiğinin tespit edildiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporunda, inceleme kapsamında sigortalının % 41.2 oranında sürekli iş göremezlik durumu olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ve 01.10.2018 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği, Bakırköy 27. İş Mahkemesinin 2016/366 E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından işveren şirket aleyhine açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 22.05.2019 tarih ve 9128 sayılı raporu ile itiraz üzerine alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 24.02.2022 tarih ve 528 sayılı raporu kapsamında, davalının iş kazasından kaynaklı olarak sürekli iş göremezlik durumuna girmediği, başkasının sürekli bakımına muhtaç olmadığının ortaya konulduğu, Üst Kurul tarafından raporlar arasındaki çelişkinin son durum muayene bulgularının ve kişinin kendinde mevcut kronik rahatsızlıklarının değerlendirme farklılıklarından kaynaklandığı şeklinde gerekçelendirildiği, Mahkemece usul ekonomisi gereği anılan raporlara itibar edilerek davanın kabulü kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci ve 95 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.