Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7639 E. 2024/10355 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7639
- Karar No
- 2024/10355
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1707 E., 2024/506 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2022/12 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve istirdat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin malulen emekli olabilmek için yapılan başvuru üzerine gerekli muayenelerinin yaptırılarak Sivas Numune Hastanesinden aldırılan erişkinler için Engellilik Sağlık Kurulu raporu ile Göğüs Hastalıkları bölümünde %20 göz hastalıkları bölümünden %32 sakatlık oranı tayin edilmesi neticesi genel vücut engel oranının %46 olduğunun tespit edildiğini ve müvekkilinin malulen emekli edildiğini, daha sonra SGK tarafından teftiş incelemesi sonucu yeniden muayene olması istendiğini ve Kayseri Şehir Hastanesinin 06.08.2019 tarihli raporu ile %32 çalışma gücü oranı tespit edildiğini, emekliliğinin iptal edildiğini, söz konusu raporun gerçeği yansıtmadığını belirterek müvekkilinin tekrar sevki ile yeniden kurul raporu aldırılarak müvekkil tarafından Kuruma geri ödenen 5.601,33 TL'nin hak edilecek diğer tüm emekli maaşlarının ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya 01.12.2014 tarihinden %48 vergi indirimi uygulanarak yaşlılık aylığı bağlandığını, 01.08.2019 tarihinde müfettiş teftişine istinaden kontrol muayeneye tabi tutularak hastaneye sevk edildiğini, gelen rapor sonucunda 10.10.2019 tarihinde vergi indirim oranının 06.08.2019 tarihli raporda %32 olarak belirlendiğini, sigortalıya rapor tarihini takip eden ödeme döneminden sonra ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak borç oluşturulduğunu, davacının 27.01.2020 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, 27.01.2020 tarihinde cevap verildiğini, davacının Kuruma yapmış olduğu ödemenin faizi ile iadesini talep ettiğini, alacak talebi mevcut olup alacağını açıkça belirtmesi ve harçları yatırması gerektiğini, ancak alacağını açıkça belirtmediği ve harçlarını yatırmadığını belirterek davanın usulden reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen 15.02.2021 tarihli 2021/2596 Karar sayılı rapordan, davacının maluliyet oranının %35 olduğuna karar verildiği anlaşılmış; rapora itirazlar üzerine dosya ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve kurulunca düzenlenen 06.10.2021/18217 karar numaralı rapordan da davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %35 olduğu anlaşıldığından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi dikkate alınarak dosya ATK Üst Kuruluna gönderilmemiş ve dosya kapsamı dikkate alınarak davacının çalışma gücünün en az %40'ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, malulen emekli olabilmek için davacının başvurusu üzerine davacının gerekli muayenelerinin yaptırılarak genel vücut engel oranının %46 olduğunun tespit edildiğini ve davacının malulen emekli edildiğini, daha sonra SGK tarafından teftiş incelemesi sonucu davacıdan yeniden muayene olması istendiğini ve 06.08.2019 tarihli rapor ile %32 çalışma gücü oranı tespit edildiğinden emekliliğinin iptal edildiğini, raporda yalnızca göz hastalıkları bakımından oranlama yapıldığını, göğüs hastalıklarından oran verilmediğini, bu sebeple maluliyet oranının %32 tayin edilerek emeklilik haklarının iptal edildiğini, davacının çalışma gücü kaybının malulen emeklilik için yeterli olmasına karşın, davacının malulen emekliliği hak kazandığındaki Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin sonradan değiştirildiğini, davacının eski yönetmeliğe göre malulen emekliliğe hak kazanmış olduğundan sonradan getirilen değişikle davacının emekliliğinin iptal edilmesinin kazanılmış hakkını ihlal ettiğini, kazanılmış hakların sonradan getirilen değişikliklerle veya başka bir şekilde ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca YSK raporu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporu arasındaki açık çelişkinin giderilmesi için, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan görüş alınması gerektiğini, Mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkili durum giderilmeden hüküm kurulduğunu ve Mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen 15.02.2021 tarihli 2021/2596 Karar sayılı raporda davacının maluliyet oranının %35 olduğuna karar verildiği, rapora itirazlar üzerine dosya ATK 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen 06.10.2021/18217 karar numaralı raporda da davacının tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %35 olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi dikkate alınarak dosya ATK Üst Kuruluna gönderilmediği, davacının çalışma gücünün en az %40'ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair mahkeme hükmü yerindedir gerekçesine dayalı olarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile istirdat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle ATK raporları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.