Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8343 E. 2024/10086 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8343
- Karar No
- 2024/10086
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/811 E., 2024/463 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2021/103 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinden Nurdağı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/180 Esas ve 2005/7 Karar sayılı kararı ile boşandığını, uzunca süreden bu yana yetim aylığı alan davacının, gerekçe olarak anlaşmalı boşanma gösterilerek, bu durumun muvazaalı olduğu iddiasıyla aldığı maaşın kesildiğini öğrendiğini, davacının Ağustos ayından bu yana maaş almadıklarını, davalı kurum tarafından maaş kesilmeden önce herhangi bir araştırma yapılmadığını, boşanma sonrası davacı ve boşandığı eşinin ayrı yaşadıklarını, SGK denetmeni tarafından 08.08.2017 tarihinde tutulan rapor doğrulusunda aylığın haksız ve yersiz olarak kesildiğini, raporda alınan beyanların asılsız olduğunu beyan ederek, davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile kesilen ölüm aylıklarının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kurum kayıtlarının tetkiki sonucunda davacı ...'in eşinden boşanması üzerine babasından dolayı yetim aylığı aldığının anlaşıldığı, davacı hakkında Kuruma yapılan ihbar üzerine Kurum Kontrol Memurlarınca davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığının tespiti hususunda araştırma yapılarak davacının boşandığı eşi ile birlikte aynı adreste ikamet ettiklerinin tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca, sigorta yoklama memurları ile sigorta müfettişleri tarafından tutulan rapor ve tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, aksinin eş değer belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir sakatlık bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... ile ...'ın 11.02.2015 tarihinde boşandığını, denetmen tarafından 08.08.2017 tarihinde tutulan rapor doğrultusunda ...’in boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin son fıkrası gereğince haksız ve yersiz bir şekilde kesildiğini, bu raporda bulunan beyanların asılsız ve somut hiçbir duruma dayanmadığını, davacı tanıklarının beyanlarında hiçbir çelişki olmamasına rağmen gerekçeli kararda, davacı tanıklarının beyanlarında çelişki olduğunu, beyanların gerçeklikten, objektiflikten ve samimiyetten uzak olduğu anlaşıldığından bahisle bu beyanlara itibar edilmeyeceği yönünde gerekçe açıklandığını, bu gerekçenin hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile eşinin 11.02.2005 tarihinde boşandığı, ... olmayan çocukların velayetinin davacıya verildiği, Nüfus Müdürlüğünde davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra yerleşim yeri adreslerinin bir dönem aynı adres olması, bir dönem birbirine yakın adresler olması, Mahkeme huzurunda ifade veren davacı tanıklarının beyanlarının gerçeklikten, objektiflikten ve samimiyetten uzak olması, davacıyı, davalı Kuruma karşı hukuki olarak sorumluluktan kurtarma kastı ile hareket etmeleri, bir kısım tanıkların beyanlarının hayatın olağan akışına aykırılık içermesi, tanıkların beyanlarının birbirleri çelişmesi karşısında, talimat kanalı ile dinlenen tutanak tanığı ...'in Mahkeme huzurunda verdiği beyanların SGK yetkililerine verdiği beyanlar ile uyumlu olması karşısında ve yine dosyaya gelen kayıt ve belgeler değerlendirildiğinde, tutanak tanıklarının olayın gerçekleştiği anda SGK yetkililerine verdiği beyanların gerçek beyanlar olduğu sonucuna varılarak, davacı ile boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra fiili olarak birlikte yaşadıklarının ve davacının davalı Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanağın aksini aynı mahiyette bir belge ile ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair verilen Mahkeme kararı yerinde görülmekle; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; boşandığı eşiyle beraber yaşadığı tespit edilen davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 59 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.