Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7887 E. 2024/10087 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7887
Karar No
2024/10087
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/669 E., 2024/578 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/358 E., 2023/434 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 23.02.2021 tarihli Kurum işleminin iptalini, kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına, birikmiş aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Aile Mahkemesi kararı ile 2013 yılında boşanma kararı verildiğini, boşanma kararı ile birlikte davacının bekar olan kızı ile yaşadığını, eski eşiyle fiilen birlikte yaşamanın söz konusu olmadığını, mahalle muhtarının beyanı alınmadan sonuca gidildiğini, kolluk tutanağında muğlak ifadelerin bulunduğunu, müvekkili aleyhine herhangi bir delil bulunmadığı halde davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 30.09.2013 tarihinde eşinden boşandığı, boşandıktan sonra babasından dolayı ölüm aylığı almaya başladığı, Sosyal Güvenlik Kurumunun 25.08.2015 tarihli inceleme raporunda davacının boşandığı eşiyle beraber yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle davacının aldığı ölüm aylığının kesildiği, davacı adına yersiz ödemeden dolayı borç tahakkukunun yapıldığı, SGK denetmeni tarafından düzenlenen söz konusu raporda emniyet araştırması ve eski eş ile davacının ... kayıtlarından aynı hastanede tedavi gördüklerinin tespit edildiği, davacının eşi ...'ın bir süre İstanbul iline bağlı adreslerde kaydının bulunduğu, kolluk araştırması dahilinde İstanbul'daki kayıtlı adreslerde dava dışı kişilerin oturduğu ve tarafları tanımadıkları ve yine Silvan/Diyarbakır adresinde yapılan kolluk araştırması kapsamında davacı iddialarının kanıtlanamadığı, kolluk araştırma tutanağında birlikte yaşanıldığının tespit edildiği görülmekle ve 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, boşanma tarihinden sonra uzunca bir süre davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığı anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının usule ve mevzuata uygun olduğu değerlendirilmekle; davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; boşandığı eşiyle beraber yaşadığı tespit edilen davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 59 uncu maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7887, K. 2024/10087, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-7887-e-2024-10087-k-ec99c1cf205e