Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7976 E. 2024/10654 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7976
- Karar No
- 2024/10654
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/760 E., 2024/836 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2023/14 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 12.11.2020 tarihinde emeklilik işlemlerinin başlatılması için davalı Kuruma dilekçe sunulduğunu, davalı Kurumun vermiş olduğu cevapta müvekkilinin 60 yaşını doldurmadığından bahisle talep tahsis dilekçesinin işlemden kaldırıldığının belirtildiğini, tekrar inceleme yapılıp emekli maaşının ilk dilekçe tarihi olan 12.11.2020 tarihinden itibaren başlatılması talepli 30.12.2021 tarihli ikinci dilekçenin davalı Kuruma verildiğini, sunduğu dilekçeye istinaden tahsis işlemlerinin sonuçlandırılması için tahsis talep belgesinin eksiksiz doldurulup imzalanarak gönderilmesinin istendiğini, istenen tahsis talep formunun imzalanıp davalı Kuruma gönderildiğini, aradan uzun süre geçmesine rağmen Kurumca herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkili ...'in nüfusta iki ayrı kaydı bulunduğunu, bunlardan bir tanesinin Trabzon ili Araklı ilçesi Pervane köyü Cilt No:31, Hane No:95 de bulunan ... TC kimlik numaralı ... ve ... oğlu 15.04.1960 doğumlu kayıt, diğerinin ise Trabzon ili Araklı ilçesi Cilt no:31, Hane no:95 de bulunan ... TC Kimlik numaralı ... ve ... oğlu 01.01.1962 doğum tarihi olan kayıt olduğunu, müvekkilinin 15.04.1960 doğum tarihli baba adı ... olan kayıt üzerinden 11.09.1978 tarihinde Çanakkale ilinde işe başladığını, Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010 yılında açılan ve Mahkemenin 2010/23 Esas numarasında kayıtlı davada Mahkemece nüfusta iki kaydı bulunan ...'in aynı kişi olduğunun tespitine, ... TC kimlik numaralı ... ve ... oğlu 15.04.1960 doğum tarihli ...'in nüfustan silinmesine karar verildiğini, Mahkemenin aynı kararda müvekkilinin iptal edilmeyen kaydındaki ... ve ... olan ana baba adının ... ve ... şeklinde değiştirdiğini, yine Mahkemenin iptal etmediği kayıttaki 01.01.1962 olan doğum tarihinin gerçek doğum tarihi olan 15.04.1960 olarak değiştirdiğini belirterek yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalı Kurumun işleminin iptaline, müvekkilinin 12.11.2020 tarihinden itibaren emekliliğe hak ettiğinin tespiti ile bu tarihten itibaren emekli maaşlarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladıktan sonra mahkeme kararı ile yapılan yaş düzeltmelerinin emeklilik işlemlerinde geçerli kabul edilemediğini, sigortalı olunan tarihten önce yapılan yaş büyütmelerinin emeklilik açısından kabul edildiğini, sigortalı işe giriş tarihinden sonra yapılmış olan yaş düzeltme kararlarının ise emeklilik şartları bakımından dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacının ... TC. Kimlik numarası üzerinden başlatmış olduğu SGK giriş kayıtlarında doğum tarihi 01.01.1962 olarak gözükmekte olduğundan 60 yaş hesabında bu tarihin baz alınmasında kanuna aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının nüfusa mükerrer olarak kaydedilmesi nedeniyle Araklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/23 Esas sayılı 28.07.2011 tarihli kararı ile mükerrer kaydın iptal edildiği kararın 15.11.2022 tarihinde kesinleştiği, bu Mahkeme tarafından gerekçe olarak "davacı ...'in gerçek babasının ... gerçek annesinin ise ... olduğu, doğum tarihinin 1960 olduğu anlaşılmış, her ne kadar ...ile evli olarak gözüken ...'in nüfus kayıtlarının doğru olduğu anlaşılmışsa da ...'in nüfus kaydı iptal edildiğinden ...'in kaydı resmi işlemlerde karışıklığa sebep olacağından Mahkemece ...ile evli olarak gözüken ...'in kaydı iptal edilmiş ve ... ile evli olarak gözüken ...'in anne ve baba adı ve doğum tarihi gerçeğe uygun olarak düzeltilmesine karar verildiği" belirtilmiş, 06.03.1978 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinde davacının doğum tarihinin 15.04.1960, baba adının ... olarak yer aldığı, anlaşılmıştır davacının gerçek anlamda yaşının düzeltilmediği mükerrer kaydın iptal edildiği, davacının işe başladığı kayıtta da doğum yılının 1960 olan kaydın kullanıldığı dikkate alınarak davacının 15.04.1960 doğum tarihine göre 13.11.2020 tarihli tahsis dilekçesi tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını sağladığı kanaatine varılmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere Nüfus Müdürlüğündeki 01.01.1962 olan doğum tarihinin 15.04.1960 olarak düzeltildiğini, davacı tahsis talep tarihi itibariyle 60 yaş, 3600 gün prim şartını yerine getirmediği için tahsis talebinin reddedildiğini, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumunun 2018/38 sayılı genelgesi gereği davacının talebinin karşılanmasına yasal olarak imkan bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesine göre; “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra ... çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınacaktır.” sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladıktan sonra mahkeme kararı ile yapılan yaş düzeltmelerinin emeklilik işlemlerinde geçerli kabul edilemediğini, sonuç olarak sigortalı olunan tarihten önce yapılan yaş büyütmelerinin emeklilik açısından kabul edilmekte olduğunu, sigortalı işe giriş tarihinden sonra yapılmış olan yaş düzeltme kararlarının ise emeklilik şartları bakımından dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davacının ... TC. Kimlik numarası üzerinden başlatmış olduğu SGK. giriş kayıtlarında doğum tarihi 01.01.1962 tarihi olarak gözükmekte olduğundan 60 yaş hesabında bu tarihin baz alınmasında kanuna aykırı bir yön olmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve Kurum vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline yöneliktir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.