Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/4594 E. 2024/9261 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4594
Karar No
2024/9261
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1859 E., 2024/125 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Patnos 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/1026 E., 2023/702 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat, sürekli iş göremezlik oranı tespiti ve iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekili ve davalı SGK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın asıl dava yönünden kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davada , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL manevi 5.000,00 TL geçici iş göremezlik, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 27.12.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini ... açısından 128.904,45 TL olarak arttırmış; 19.06.2023 tarihli ikinci talep arttırım dilekçesi ile 1.175.333,67 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile beraber davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada, 14.2.2015 tarihli kazanın iş kazası olduğunun ve sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Bakanlığı vekili, Kurumun işçiyi sadece çalıştırdığını, kendisine husumet yönetilemeyeceğini, işçinin hasta olduğu gerekçesi ile hastaneye başvurduğunu, Kurumun meydana gelen olay sebebi ile kusuru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ..., davacının Toplum Yararına Çalışma Projesi kapsamında çalıştığını, Türkiye İş Kurumunun bu proje kapsamındaki çalışmalarda işveren sayılamayacağını, sorumluluğun Patnos İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Asıl dosya yönünden; Davalı ... Bakanlığına karşı açılan davanın kabulü ile a)6.536,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 122.267,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 128.904,45 TL'nin 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, geri kalan 118.904,45 TL'nin ıslah tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya ödenmesine, b)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000 TL'nin kaza tarihi olan 14.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı ... Müdürlüğüne açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine Birleşen dosya yönünden; davalı ... Bakanlığına ve davalı SGK'ya karşı açılan davanın kabulü ile, davacının davalı ... Bakanlığına bağlı iş yerinde 14.02.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %39,2 olduğunun tespitine, davalı ... Müdürlüğüne açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili, husumetin diğer davalıya yönetilmesi gerektiğini, dosyada iş kazasına ilişkin belge olmadığını, hesap bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, zenginleşme aracı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Davacı vekili, 25.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, sigortalının ya da hak sahiplerinin gerçek zararlarının hesaplanmasında hükme en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınmasının gerektiğini, manevi tazminat miktarının az olduğunu, maluliyet oranı yönünden hüküm-gerekçe çelişkisi bulunduğunu, belirsiz alacak davası açmalarına rağmen kısmi dava açmışlar gibi işlem yapıldığını ifade etmiştir. Davalı ...-Kur vekili, pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilen davada müvekkil Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ifade etmiştir. Davalı SGK vekili, müvekkil Kurumun asıl davanın konusu ile illiyetinin ve taraf sıfatının bulunmadığını, gerekçeli kararda iş göremezlik oranının iki farklı şekilde zikredildiğini, hükmün neticesi noktasında tereddüt bulunduğunu, ikame edilen birleşen davaya müvekkil Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine vekâlet ücretinin takdir edilemeyeceğini ifade etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 14.02.2015 günü, temizlik görevlisi olan davacının okulun tuvaletlerini temizlediği sırada ayağının kayıp düşmesi şeklinde gerçekleşen olayda, Kurumun İnceleme Raporu ile kazanın iş kazası olduğunun, Sosyal Güvenlik Kurumu kararı ile maluliyet oranının %39,2 olduğunun tespit edildiği, tarafların maluliyet oranına herhangi bir itirazlarının olmadığı, kusur ve hesaba ilişkin olarak bilirkişi raporlarının alındığı ,dosya kapsamında bulunan ve mahkemece hükme esas alınan ve davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde davacı kazazedenin %20 oranında müterafık kusuru yönündeki kabulün oluşa uygun olduğu, ortadan kaldırma öncesi mahkemece asıl dosyada verilen kararın davacı tarafça istinaf edilmemiş olması, birleşen dosyaya ilişkin ise davacı tarafın istinafı bulunmaması karşısında usuli kazanılmış haklar dikkate alındığında mahkemenin istinafa konu olan ilk kararında itibar edilen hesap raporundaki verilerin göz önünde bulundurulmasının yerinde olduğu, her ne kadar gerekçeli kararda maluliyet oranının %33 olduğu yazılmış ise de bunun açık maddi hataya dayandığı, davacının maluliyetinin hüküm kısmında belirtildiği üzere % 39,2 olduğunun açık olduğu, bu durumun infazda tereddüt uyandıracak nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı ... Bakanlığı vekillerinin tüm istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş; davalı ... ve davalı SGK vekillerinin istinaf talebi yönünden ise, davalı ... yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, yine asıl davanın 08.09.2015 tarihinde iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat talepli olarak açıldığı, davacı tarafın iş kazası tespiti ve maluliyet tespitine ilişkin birleşen davayı ise 25.12.2015 tarihinde açtığı, davacının 08.03.2016 tarihli talebi doğrultusunda olayın iş kazası olarak tespit edildiği, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 15.08.2016 tarihli Kurum sağlık raporu ile davacının %39,2 maluliyetin bulunduğunun belirlendiği, davacı taraf SGK'ya başvuru yapmadan iş bu davaları açtığı için dahili davalı SGK'nın dava açılmasına sebebiyet vermediği gözetilmeden bu davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı SGK vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile sadece vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılması suretiyle; "Asıl dosya yönünden; davalı ... Bakanlığına karşı açılan davanın kabulü ile a)6.536,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 122.267,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 128.904,45 TL'nin 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile, geri kalan 118.904,45 TL'nin ıslah tarihi olan 27.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya ödenmesine, b)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.000 TL'nin kaza tarihi olan 14.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... Bakanlığından alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davalı ... Müdürlüğüne açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Birleşen dosya yönünden; davalı ... Bakanlığına ve davalı SGK'ya karşı açılan davanın kabulü ile, davacının davalı ... Bakanlığına bağlı iş yerinde 14.02.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %39,2 olduğunun tespitine, davalı ... Müdürlüğüne açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine "karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet açısından reddi gerektiğini, sorumluluğun İş-Kur ya da ilgili firmalara ait olduğunu, %80 oranında kusur atfedilmesinin hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmadığını, davacının beyanları dışında olayın iş kazası olduğunu gösteren delilin dosya içerisinde bulunmadığını, hüküm altına alınması istenen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, hesap raporuna itirazının dikkate alınmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Asıl dava yönünden davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan tazminat tutarları Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin asıl davada hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Birleşen dosya bakımından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4594, K. 2024/9261, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-4594-e-2024-9261-k-7dacbac68235