Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/3764 E. 2024/9416 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3764
- Karar No
- 2024/9416
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1515 E., 2023/1875 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2023/348 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 08.03.1999- 10.10.2000 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, ancak davalı işveren tarafından sigorta bildirimlerinin yapılmadığını ve primlerinin yatırılmadığını belirterek, müvekkilinin davalı iş yerinde 08.03.1999-10.10.2000 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, bu nedenle davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının belirttiği dönemde davalı iş yerinde çalıştığına dair Kurum kayıtlarında herhangi bir kayıt bulunmadığını, SGK tarafından tutulan kayıtlar resmi belge niteliği taşıdığından, davacının çalışma iddiasını aynı değerde yazılı delille ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hizmet cetveline göre, dava konusu dönemde davalı iş yerinden veya başka bir iş yerinden bildirim yapılmadığı, davalı iş yeri tarafından, dava konusu döneme ilişkin, davacı adına, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığı, herhangi bir şekilde hizmet bildirimi ve ücretten prim kesintisi yapılmadığı, yönetmelikte belirtilen belgelerin ve müfettiş raporunun bulunmadığı, buna göre davanın hizmet tespit talep edilen yılın sonundan (01.01.2001) başlamak üzere 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davalı Kurumun söz konusu yoklama fişlerinde çalışanların kimler olduğunun tespitini yapmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 08.03.1999-10.10.2000 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.