Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14698 E. 2023/710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/14698
- Karar No
- 2023/710
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2082 E., 2022/2903 K. vekili Avukat ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 21.11.2017 HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/488 E., 2022/225 K. Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, "Davalı şirkete ait işyeri işçilerinden ... 'nın 06.04 2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma geldiği, 185.121,32 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı 7.851,31-TL iş göremezlik ödemesi, 3.672,90-TL sağlık masrafı olmak üzere toplam kurum zararının 196.645.53 TL olduğu, kaza olayı nedeniyle müvekkili Kurum Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişlerinden... tarafından düzenlenen 14.08.2017 tarih 104606/48İR/48 sayılı müfettiş raporu düzenlendiği, bu raporda ... 'nın 06.04.2015 tarihinde çalışırken geçirdiği iş kazası neticesinde yaralandığının tespit edildiği, kazanın meydana gelmesinde işveren şirketin tedbirsiz ve kusurlu davranışlarının sebep olduğu, işverenin tam kusurlu olduğunun denetmen raporu ile de sabit olduğu ve olayın incelenmesinde, iş verenin gerekli önlemleri almadığı, işçisine gözlük ekipmanı vermediği, çivi çakma işinde havalı tabanca kullanılmadığı ve iş verenin teknolojinin gerektirdiği bu cihazı temin etmediği gibi sebeplerle tam kusurlu olduğu, ilgili kanunlar gereğince sağlık raporu alınması gerektiği halde sağlık raporuna dayanmaksızın veya alınan raporlarda söz konusu işte çalışması tıbbi yönden elverişli olmadığı belirtildiği halde genel sağlık sigoralısını çalıştıran işverenlere, bu nedenle Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderlerinin tazmin ettirileceği, sağlık kurulu raporu ile belli bir işte çalışamayacağı belgelenen 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki kişilerin bu işte çalıştırılamayacağı, bu kişileri çalıştıran işverenlerin, genel sağlık sigortalısının aynı hastalık sebebiyle Kurumca yapılan masraflarını ödemekle yükümlü oldukları, tedavisinin sona erdiğine ve çalışılabilir durumda olduğuna dair Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından belge almaksızın başka işte çalışan genel sağlık sigortalısının aynı hastalığı sebebiyle yapılan tedavi masraflarının ise kendisinden alınacağı, iş kazası ile meslek hastalığı, işverenin kastı veya genel sağlık sigortalısının iş sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca yapılan sağlık hizmeti giderlerinin işverene tazmin ettirileceği, işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınacağı, genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere kastı veya suç sayılan bir hareketi veya ilgili kanunlarla verilmiş bir görevi yapmaması ya da ihmali nedeniyle Kurumun sağlık hizmeti sağlamasına veya bu kişilerin tedavi süresinin uzamasına sebep olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen üçüncü kişilere, Kurumun yaptığı sağlık hizmeti giderleri tazmin ettirilir hükmü uyarınca bu davayı açmak zorunda kaldıklarını ve açıklanan nedenlerle, belirsiz alacak davalarının kabulüne, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla kurum zararından şimdilik, 98.322,77 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde "Davacı SGK Başkanlığı tarafından müvekkili aleyhine açılan iş bu davaya öncelikle zamanaşımı itirazında bulundukları, olayın ve hakkın doğumunun üzerinden yasal süreler geçtikten sonra davanın açıldığı, açılan davanın süresinde olmadığı, olay sonrasında bu davanın açılması için gerekli sürelerin geçtiği ve bu nedenle zamanaşımı itirazlarının kabulüne karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de bu davaının belirsiz alacak davası olarak görülecek davalardan olmadığı ve taleplerin arttırılmasına muvafakat göstermedikleri, müvekkili şirket, yetkilileri ve çalışanlarının, yasa ve mevzuatın öngördüğü tüm tedbirleri ve güvenlik önlemlerini almış olmalarına rağmen kazayı, önleyemedikleri, müvekkiline ve şirket yetkililerine ve çalışanlarına yüklenilen ve/veya yüklenmek istenilen kusura ve kusur oranlarına, itiraz ettikleri, işçi ...'ya iş güvenliği ile ilgili eğitici seminerler aldırıldığı gibi önleyici tedbirlerin de alındığı, yapması gereken işlerin tek tek anlatıldığı ve bu konuda kendisine ve diğer işçilere ders ve eğitim verildiği, ...'nın yaptığı işte gerekli dikkat ve özeni göstermediği, ikaz tabelalarının her yerde asılı olduğu, olası bütün kazalara karşı işyerinde gerekli tedbirlerin alındığı, 06.04.2015 tarihinde meydana gelen kazanın, tamamen ... 'nın dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile işyeri talimatlarına aykırı hareket etmesi nedeniyle meydana geldiği, kazada başkaca hiç kimsenin kusuru ve kabahati bulunmadığı, ilgili işletme ile ilgili tüm sorumluluğun yönetici Veysel Işık'ta olduğu, yöneticiler ve diğer yetkili çalışanların çalışan işçileri değişik zamanlarda habersizce denetlediği ve kontrol ettiği, talimatlara uygun hareket edip etmediklerini takip ettiklerini, iş güvenliği eğitimi verilmeden işçi çalıştırılmasının söz konusu olmadığı, yaralanan ...'nın, yaralanmasının sonrasında, hemen hastaneye gitmediği, tedavisini geciktirdiği ve bu esnada da, gözünü devamlı şekilde ovalayarak, yaralanmasını kendi kusuru ile daha fazla fazlalaştırdığı, yaralanan ...'nın, kaza sonrası da, müvekkil şirkette çalışmaya devam ettiği ve halen çalıştığı, hiç bir hak kaybına uğramadığı ve özetle anlatılan tüm bu nedenlerle davanın reddini" talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; "davanın kabulü ile, 1-... sigortalısı ...'nın 06.04.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası neticeside sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle kurum tarafından sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değeri zararına karşılık 185.121,32 TL'nin tahsis onay tarihi olan 23.02.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, sağlık harcamaları ve geçici iş göremezlik ödenekleri zararına karşılık 11.524,21 TL'nin harcama tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nın kendi kusurlu davranışı ile kazaya sebebiyet verdiğini, davalının iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, Mahkemece alınan raporda tespit edilen kusur durumunun Denizli 1. İş Mahkemesi'nin 2019/241 esas sayılı dosyasında alınan rapordakiyle farklı ve çelişkili olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, olayda işçinin makine kapatıldıktan sonra devir düşürmek suretiyle dönmeye devam ettiğini biliyor olmasına rağmen kendi kusuru ve dikkatsizliği ile parmaklarının silindir arasına girmesine neden olduğunun ortada olduğunu, Asli ... 'nın ATK'ya sevkinin sağlanmadığını, dolayısıyla en son durumunun ne olduğunun, iş görmezlik durumunun oluşup oluşmadığının ve/veya devam edip etmediğinin tam anlamıyla değerlendirilmediğini, hesaplamada % 5 iskonto uygulanması gerekirken bilirkişi raporunda herhangi bir iskonto oranı uygulanmadığını, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 21 inci ve 76 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi ...