Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2849 E. 2024/10516 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2849
Karar No
2024/10516
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1840 E., 2024/111 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/300 E., 2023/206 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2006 yılında TSK’dan emekli olduğunu, 2009 yılına kadar güvenlik görevlisi olarak Gazi Üniversitesi Rektörlük binasında çalıştığını, davalının ihaleyi kaybetmesi üzerine davalıya ait merkez ofisinde çalışmasını sürdürdüğünü, güvenlik amiri sıfatıyla 2012 yılına kadar çalıştığını bu süre zarfında işten el çektirildiği ve bir daha işyerine kabul edilmediğini beyanla 2007-2012 tarihleri arasında davalı yanında çalıtığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiaları bakımından talebinin ve davasının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı iş yerinde 01.11.2007 - 19.10.2012 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabii olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişinin müvekkil şirket ile diğer şirketler arasında organik bağ bulunduğuna dair tespitinin gerçek dışı olduğunu, aynı holding içinde bulunan şirketlerin dahi ayrı birer tüzel kişilikleri bulunması nedeniyle, bu şirketlere de husumet yöneltilmesi gerektiğini, 5434 sayılı Kanuna dayalı olarak yaşlılık aylığı alanların SGDP'e tabi olarak çalışmalarının mümkün olmadığını, kesintili çalışma halinde hak düşürücü sürenin giriş çıkışlara göre belirlenmesi gerektiğini, davacının 01.11.2007-31.12.2008 ile 09.10.2009-31.10.2009 tarihleri dışında çalışmasının bulunmadığını, aynı işyerinden geçen çalışmalar yönünden de hak düşürücü sürenin işleyeceğini ileri sürmüştür. 2. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, eksik araştırma ile karar verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçelerini tekrarla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.11.2007 - 19.10.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2-Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3-Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3.Değerlendirme 1- İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 2007-2012 tarihleri arasında tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalışma iddiası hakkında mahkemece davacının bir dönem hizmetlerinin bildirildiği dava dışı STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesi ile bu şirketten yapılan bildirimler iptal edilmeden veya dışlanmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, ayrıca davalı şirket ile anılan dava dışı şirket arasındaki organik bağın ne şekilde kurulduğunun da izah edilmeksizin hüküm kurulmuş olması hatalı olup, verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 2- Davacının dava konusu dönem içerisinde dava dışı STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden hizmet bildirimi yapılan sürelerde bu defa yine dava dışı olan Karun Sosyal Hizm. Tem. İnş. Teks. Oto Servis San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından banka aracılığıyla davacıya ödeme yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti. ile Karun Sosyal Hizm. Tem. İnş. Teks. Oto Servis San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki ilişki de araştırılıp, tartışılması suretiyle net olarak ortaya konulmalı, davalı şirket ile dava dışı şirketler STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti. ile Karun Sosyal Hizm. Tem. İnş. Teks. Oto Servis San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında kanun ve uygulamadan ... organik ilişki netleştirilmeli, öte yandan uyuşmazlık konusu dönemde 01.01.2011 tarihinden 31.12.2011 tarihine kadar dava dışı STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti.'ne ait değişik işyerlerinden yapılan bildirimlerin iptalini talep edip etmediği davacıdan sorulmalı, iptalinin talep edilmesi halinde, davacının talebi doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, HMK'nın 124 üncü maddesi gereğince anılan dava dışı STK Güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Tic. Ltd. Şti.'ye usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek, davaya katılımı sağlanmalı, bu davalının göstereceği deliller toplanmalı, bu doğrultuda davacının hizmetlerinin hangi işverenler nezdinde hangi tarihler arasında geçtiği her türlü şüpheden uzak bir biçimde açıkça belirlenmeli, davacı adına bildirilen sürelerin dışlanması ve iptal edilecek süre varsa bunların da hükümde belirtilmesi suretiyle infaza elverişli bir karar verilmelidir. 3- Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/2849, K. 2024/10516, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-2849-e-2024-10516-k-1607dee53dc0