Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/2581 E. 2025/3145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2581
- Karar No
- 2025/3145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/592 E., 2023/725 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 18.06.2016 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle 1.000 TL sürekli iş göremezlik dönemi, 500 TL geçici iş göremezlik dönemi, 500 TL tedavi ve bakıcı gideri ile 500 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminat ile 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talep artırım dilekçesiyle geçici ve sürekli iş göremezlik dönemiyle ilgili maddi tazminat istemini 259.544,05 TL’ye, bakıcı giderinden kaynaklı tazminat istemini ise 3.294,00 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının 20.05.2015 tarihinden 26.12.2016 tarihine kadar İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde müvekkili nezdinde ve diğer davalı ... idaresinde kalıpçı olarak çalıştığını, 18.06.2016 tarihinde kendi özensiz ve dikkatsiz davranışları sebebiyle iş kazası geçirdiğini, davaya konu iş kazasının davacının ağır kusuru sebebiyle meydana geldiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat ve Eğitim Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen işin yapımının anahtar teslim şeklinde, kazalı işçinin sigortalı çalışanı olduğu ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye bırakıldığını, müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasında herhangi bir alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, davaya konu iş kazasının davacının ağır kusuru sebebiyle meydana geldiğini, davacının 20.05.2015 tarihinden 26.12.2016 tarihine kadar İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde diğer davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde kalıpçı olarak çalıştığını, 18.06.2016 tarihinde kendi özensiz ve dikkatsiz davranışları sebebiyle iş kazası geçirdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı öncesi verilen 11.02.2021 tarih 2021/180 Esas , 2021/359 Karar sayılı ilamı ile “1- Davacının açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulü ile 259,544,05TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; 2- Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Davacının, geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan iş ve kazanç kaybı, tedavi ve bakıcı giderleri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar alacağı taleplerinin reddine;” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; “Davalı ... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nIn 353/1-b/1. bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına davalı ... İnşaat ... A.Ş. vekili temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 28.06.2022 tarih 2021/4297 Esas 2022/9921 Karar sayılı kararıyla;" Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava harici ... İnşaat şirketi ile davalı ... İnşaat şirketleri tarafından oluşturulan Adi Ortaklığın inşa ettiği İstanbul Uluslararası Finans Merkezi inşaatının kaba inşaat işlerinin davalı alt işveren davalı ... İnşaat şirketine verildiği davacının bu şirket işçisi, inşaat kalıpçısı olarak çalışmaktayken olay günü inşaat iskelesinin sökümü işlemi sırasında vincin kaldırdığı iskele parçasının davacının üzerinde bulunduğu iskelenin dengesini bozması sonucu davacının yüksekten düşmesi neticesinde sürekli iş göremezliğe uğradığı anlaşılmıştır. SGK müfettişi tarafından hazırlanan raporda davalı asıl işveren ... İnşaat Şirketi %15, davalı alt işveren ... İnşaat Şirketi %15 kusurlu bulunmuşken, davacı sigortalının %70 oranında müterafik kusurunun bulunduğunun tespit edildiği, iş bu davada hükme esas alınan 07.02.2020 tarihli tek iş güvenliği uzmanınca düzenlenen raporda ise, davalı asıl işveren adi ortaklığın toplam %30 oranında kusurlu olduğu (bu kusurun %15’lik kısmının davalı ... İnşaat AŞ’ne %15’lik kısmının ise dava harici ... inşaat şirket ait olduğu), davalı alt işveren ... İnşaat Şirketinin %40 ve davacı sigortalının %30 oranında müterafik kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda davacının üzerinde bulunduğu iskelenin pimini çıkarması nedeniyle iş kazasının gerçekleştiği kabul edilerek ağır kusur davacıya verilmişken, hükme esas alınan kusur raporunda durum bu şekilde olmadığı kazazedenin bastığı platformun pimlerini sökmediği, oluşan çarpma neticesinde platformun takılı pimlerinin yerinde çıkması sonucu kazanın gerçekleştiğinin kabul edilerek, davacının davalı işverenlere göre az oranda kusurlu kabul edildiği anlaşılmıştır. O halde Mahkemece yapılacak iş, davaya konu iş kazasının gerçekleşme şeklini her türlü şüpheden uzak delillerle açıklığa kavuşturarak, davacının üzerinde bulunduğu iskelenin pimlerini kendisinin söküp sökmediği, vincin çarpması ile pimlerin yerinden çıkması ile kazanın gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmek, bu kapsamda SGK müfettişi raporuyla dosya kapsamında alınan rapor arasında mevcut çelişkinin giderilmesi açısından dosyanın alanında uzman A sınıf İş Güvenliği Uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, oluşa uygun kusur oranlarının tespitinin sağlanması, tespit edilecek bu kusur oranlarının davacı tarafın Mahkemece verilen ilk kararı da temyiz etmemiş olması nedeniyle temyiz eden davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakları gözeterek 18.09.2020 tarihli hesap raporuna uygulanmasının sağlanması (bu raporda esas alınan işlemiş/bilinen devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerinin de rapora yansıtılmaması suretiyle) temyiz eden davalı şirketin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarının belirlenmesi, öte yandan kararın tazminatlardan sorumlu olan diğer davalı ... İnşaat Şirketi tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle davacının bu davalı aleyhine elde ettiği usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir. 2- Kabule göre de davacının talep artırım dilekçesiyle arttırım talebinde bulunduğu maddi tazminat istemi içeriğinde, hükme esas alınan hesap raporuna göre geçici iş göremezlik dönemi zararının da bulunmasına karşın, Mahkemece verilen kararda bu kısmın hüküm altına alınmakla beraber 3 no.lu hüküm bendinde geçici iş göremezlik nedeniyle uğradığı iş ve kazanç kaybının reddine karar verilmesi çelişki yaratır mahiyette olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı ... İnşaat ve Eğitim Hiz. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır." gerekçeleriyle bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,"...06.12.2022 tarihli celsede davacı vekilinin bozma ilamanı direnilmesini, davalı vekili ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiş ve Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup dosya yeniden incelenerek Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti 27.02.2023 tarihinde raporunu ibraz etmiştir. Raporda özetle; olayın iş kazası olduğu, A-Dava dışı asıl işveren müessese ... İnşaat-... İnşaat İş Ortaklığı (...), alt işveren müessese ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketii’nin %70(yüzdeyetmiş) oranında kusurlu olduğu, (Ancak bu kusurun %30-Y.Otuzunun dava dışı asıl işveren müessese ... İnşaat-... İnşaat İş Ortaklığına (... İnşaat ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketine)-Herbiri %15-Y.Onbeş'er oranında- ait olduğu, %40-Y.Kırkının alt işveren müessese ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olduğu), Kazalı ...'in %30(yüzdeotuz) oranında kusurlu olduğu, tespitlenmiştir. Böylece bozma öncesi- sonrası tarafların iddia ve savunmaları, alınan kusur maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları ve bozma kararı içeriğine göre tarafların usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak aşağıdaki gibi hüküm kurumak görekmiştir..." gerekçesiyle "A-Davacının davasının maddi tazminat yönüyle kabulü ile 1-259.544,05 TL net maddi tazminatın olay tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, B-Davacının manevi tazminat yönüyle davasının kısmen kabulü ile 2-50.000,00 TL net manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; son asgari ücretin hesapta gözetilmesinin kamu düzeninden olduğunu yeniden hesap raporu aldırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminatın az takdir edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren sıfatı olmadığını “Betonarme .... İnşaat İşleri Yapımı Sözleşmesinde", anahtar teslim olarak diğer davalı şirkete verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının inşaat kalıp ustası olarak çalıştığını, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ile kişisel koruyucu donanımların eksiksiz olarak davacıya verildiği halde davacının emniyet kemerini takmadığını, tanık Siyami beyanına göre de platformdaki vidaların yerleştirilmesi görevinin işçilere ait olduğu, davacıya kazanın meydana geldiği gün baret ve kemer verildiğini, vidanın işçiler tarafından usulüne uygun olarak platforma konulmuş olması halinde kazanın meydana gelmeyeceğini, beyan ettiği, dikkate alındığında davacının ağır kusurlu olduğunu, davacının davaya konu bu kazadan önce memleketinde geçirmiş olduğu bir kazanın bulunduğu dikkate alınarak bu kazanın sürekli iş göremezlik oranına etkisinin belirlenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55 ve 417. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun hükümleri. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı aleyhine hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarının İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden;
Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Somut olayda, davacı vekilince bozma ilamı öncesi İlk Derece Mahkemesince hükmolunan manevi tazminata ilişkin temyiz isteminde bulunulmadığı, Mahkemece bozma ilamı sonrası tesis edilen temyize konu kararında manevi tazminat yönünden hükmün aynen 50.000,00 TL üzerinden tesis edildiği anlaşılmakla ilk kararı temyiz etmeyen davacının manevi tazminata yönelik ileri sürülen temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. C) Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile REDDİNE, Taraf vekillerinin davacı yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.