Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/174 E. 2024/10861 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/174
- Karar No
- 2024/10861
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1777 E., 2023/2216 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/276 E., 2023/223 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle duruşma yapılmak üzere tayin olunan 12.11.2024 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davalı ... adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Davalı ... Yönetimi Tesis ve Tem. Hiz. A.Ş. adına gelen olmadığı görüldükten, gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’ın eşi, diğer davalıların babası ... ’ın 15.05.2016 tarihinde davalı işyerinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek her bir davacı için maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Bina Yönetemi Tesis ve Tem. Hiz. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, olayın iş kazası olmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; davacıların murisi ...’ın davalılara ait işyerinde 15.05.2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu, 15.05.2015 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları ..., ..., ... ’ın kaldığı, çocuklar ve eş için maddi ve manevi tazminat talebi bulunduğu, murisin vefatıyla sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde işveren davalı ...’nin %20, davalı ... Bina Yönetimi Tesis ve Temizlik Hiz A.Ş.’nin %40 oranında kusurlu olduğu, bünyesel faktörün %40 oranında etkisinin bulunduğu, davacıların murisi ölen ...’ ın kusurunun bulunmadığı destekten yoksun kalma talebinde bulunan davacıların toplam maddi tazminat miktarının, davacı ...’ın 778.335,28 TL, davacı ...’ın 5.721,42 TL, davacı ...’ın 731,26 TL olduğu, kaza tarihi olan 15/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği, davacı ...’ın maddi tazminat talebinin reddi gerektiği kanaatine varılarak davacı ... lehine 778.335,28 TL, çocuk Eylem lehine 5.721,42 TL, çocuk ... lehine 731,26 TL maddi tazminatlara, çocuk ..., destekten çıktığından maddi isteminin reddine, davacıların her biri lehine 40.000 TL’şer manevi tazminatlara kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili ... istinaf dilekçesinde özetle; asıl işveren sfatı olmadığını işin anahtar teslim olarak verildiğini, İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında her türlü önlemin alındığını, periyodik eğitimlerin geçerliliğinin bu kategoride 3 yıl olduğunu, ... işçiye iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin 8 saatlik eğitimin 16-17.02.2015 tarihinde verildiğini, olayda bünyesel faktörünün tam olarak etkisinin olduğunu kaçınılmazlığın dikkate alınması gerektiğini, TRH 2010 tablosunun dikkate alınması ve manevi tazminatların fazla takdir edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalılar arasında düzenlenen 04.02.2014 tarihli Temizlik Hizmetleri sözleşmesi gereğince davalı ... Yönetiminin diğer davalı şirketten temizlik hizmeti aldığı, davacıların murisi olan sigortalının bu iş kapsamında temizlik personeli olarak çalışırken 15.05.2015 tarihinde işyerinde kalp krizi geçirerek vefat ettiği, 04.02.2014 tarihli Temizlik Hizmetleri sözleşmesinin 15/10 maddesinde, yüklenici tarafından görevlendirilen personeli denetlemek, kontrol etmek, yönlendirmek ve işveren ile yüklenici arasındaki koordinasyonu sağlamak üzere işveren tarafından bir yetkili tayin edileceğinin belirtildiği, sözleşme içeriği, tanık beyanları ve dosya kapsamı gözetildiğinde, davalı ...'nin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi gereğince asıl işveren konumunda olduğu, hükme esas alınan ve alanında uzman iki A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve bir kalp hastalıkları uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlenen kusur raporunda, davalı asıl işveren ... %20 (yüzde yirmi) oranında, davalı işveren ... Bina Yönetimi Tesis ve Temizlik Hiz. A.Ş. %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu bulunmuş, bünyesel faktörün %40(yüzde kırk) oranında etkisinin bulunduğu, Mütevaffa işçi “...”ın kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup hükme dayanak alınan iş bu kusur raporu, olay tarihinde yürürlükte olan 6331 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı bünyesel faktörlerin olaya etkisi gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptadığından kusur raporundaki değerlendirmelerin oluşa, dosya kapsamına ve iş güvenliği mevzuatına uygun olduğu, hükme esas alınan aktüerya raporunda, maddi tazminatı hesabında, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin uygulaması gereği TRH 2010 tablosunun esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikler nazara alındığında hesabın yerinde olduğu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu anlaşılmakla; davalı ... tarafından istinaf edilen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... sigortalı için işveren sıfatı olmadığını, kusur oran ve aidiyetinin hatalı belirlendiğini ve iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemin alındığını, davacının işe giriş sağlık raporunda kalp hastalığı bulunduğuna dair beyanının bulunmadığı, yaptığı işin fazla efor sarf edilmesini gerektirmediğini, sigortalının yaşam sitilinin belirlenmeden kusur atfının yerinde olmadığını, SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda kusur atfedilmemiş olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir." Tazminatı alacağından sorumluluk ve tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme a) Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümlerinin tamamına ve davacılardan ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, anılan hükümlerin bağımsız birer dava olarak değerlendirildiğinde, hükmedilen miktarların kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. b) Davalı ... vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyeti ile hesap raporunda benimsenen ilkelerin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına göre temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, anılan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin manevi tazminat hükümleri ile davacılardan ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının 6100 sayılı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddi ile bu hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının ilgiliden tahsiline 4. Dairemizde icra edilen duruşmada davacı kendini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 28.000 TL vekalet ücretinin davalı ... Yönetiminden tahsili ile davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.