Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/1620 E. 2024/3073 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1620
- Karar No
- 2024/3073
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1825 E., 2023/2282 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/474 E., 2021/430 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Tekstil- ... ünvanlı işyerinde 15.12.1998 ile 2005 yılları arasında, aynı kişiye ait ... İnşaat Tekstil Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti’ de 2005 ile 07.10.2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, yılın 12 ayı sürekli çalıştığı halde dönem dönem giriş çıkış yapılarak hizmetlerinin eksik gösterildiğini, tanık beyanları ve fotoğraflar ile bunun ispatlanacağını, davalı şirket hakkında Üsküdar 3. İş Mahkemesinde dava açılmış ise de davanın müvekkili tarafından takip edilmemesi halinde haklarının verileceği konusunda ikna edilmesi sebebi ile davanın takipsiz bırakıldığını, verilen sözün yerine getirilmediğini beyanla 15.12.1998-07.10.2009 tarihleri arasında geçen kesintisiz hizmetlerin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmetin geçtiği iddia edilen işyerlerinin kanun kapsamına girip girmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı şirket kayıtlarının incelenmesini, davalı işverene hizmet akdi ile bağlı olarak fiilen çalıştığının, çalışmanın niteliği ile ödenen ücretin somut kanıtlarla ispat edilmesi gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi sadece tanık beyanlarına göre karar verilmemesini, tanık beyanlarının değerlendirilmesi sırasında işyerinde yürütülen işin niteliği, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının sosyal yardım fonlarından destek görebilmek amacı ile herhangi bir işte çalıştığının tevsik edilmesi bakımından sosyal yardım fonlarından yardım alıp almadığının araştırılması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket ve dahili davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı yanın 1.162.502.34.24 sicil no.lu ... İnşaat Tekstil Dış Sanayi Ticaret Ltd. Şti. iş yerinde 24.05.2007 ila 16.02.2009 tarihleri arasında dönemin prime esas asgari kazanç miktarı üzerinden hizmeti bulunduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında hizmetin kesintiye uğradığına dair delil bulunmadığını, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; davacının sosyal yardım fonlarından yardım alıp almadığının araştırılmadığını ve Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.12.2006 tarihi itibariyle davacının çalışmasına ara verdiği, davanın 01.04.2014 tarihinde açıldığı nazara alındığında, ara verilen dönem öncesine tekabül eden çalışma iddiasının 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı, davacının davalı şirketin kanun kapsamına alındığı 24.05.2007 tarihi itibari ile yeniden çalışmaya başladığı ve 16.02.2009 tarihli işten çıkışına binaen kendisine 180 günlük işsizlik maaşı ödendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtildiği şekilde davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı değerlendirilerek davacının ve davalı Kurumun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.12.1998-07.10.2009 tarihleri arasında davalı ve dahili davalıya ait işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3. Değerlendirme 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-İnceleme konusu eldeki davada, davacı taraf 15.12.1998 ile 2005 yılları arasında gerçek kişi işveren yanında, 2005 ile 07.10.2009 tarihleri arasında ise aynı kişiye ait ... İnşaat Tekstil Sanayi Dış Ticaret Ltd. Şti’de çalıştığının tespitini istemiş; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. 3. Somut olayda, davacının 13.07.2006-31.12.2006 tarihleri arasında gerçek kişi işveren ... adına tescilli 1059119 sicil numaralı işyerinde, 24.05.2007-16.02.2009 tarihleri arasında ise davalı ... İnşaat Tekstil Dış Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye ait .... sicil numaralı iş yerinde sigortalı hizmetlerinin bildirildiği anlaşılmış olup, Mahkemenin, davacının ... yanında hizmetinin sona erdiği 31.12.2006 tarihinden, yeniden davalı şirkette çalışmaya başladığı 25.04.2007 tarihine kadar olan sürede kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunduğu, buna göre davacının çalışmasının 31.12.2006 tarihi itibariyle kesintiye uğradığı, kesintiye uğrayan dönem öncesine tekabül eden çalışma iddiasının ise hak düşürücü süreye uğradığı yönündeki değerlendirmesi eksik incelemeye dayanmaktadır. 4. Bu kapsamda 31.12.2006-24.05.2007 tarihleri arasındaki dönemde işyerinin halen faal olduğu ve önceki bildirimli çalışma niteliğindeki çalışmanın varlığı karşısında anılan dönemde davacının kendi nam ve hesabına çalışmasından bahsedilemez. Dolayısıyla bu dönem yönünden davalı gerçek kişi işverene ait işyerinde geçen çalışmanın varlığı değerlendirilmeli, bu işyerinden davacı adına verilen 13.07.2006 tarihli İşe Giriş Bildirgesi ile başlayan hizmet akdi kapsamındaki çalışmanın varlığı nedeniyle 13.07.2006'dan sonraki dönem yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğinden 13.07.2006 - 24.05.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden de gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.