Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11845 E. 2026/5123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11845
- Karar No
- 2026/5123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1234 E., 2024/1121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/482 E., 2023/240 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece SGM'nin 05.01.20 12... 301 sayılı yazısı ile davacıya uygulanan 5 puanlık prim desteği ve 4447 sayılı Kanun'un Geçici 10. maddesinde öngörülen desteklerden 1 yıl süreyle yararlanmasının durdurulmasına ilişkin kararının kaldırılması için İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2013/972 Esas sayılı dosyası ile yürütmeyi durdurma talepli dava açtıkları, davanın görev yönünden reddedildiği, iş yerinde yapılan denetimde Kuruma geç bildirilmiş olarak görünen .. 'in 30.12.2010 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmediğinin tespit edildiği, adı geçen sigortalının 30.10.2012 tarihinde işe başladığını beyan ettiği halde söz konusu sigortalının işe girişinin 15.01.2011 tarihi itibariyle yapıldığının iddia edildiği, bu nedenle 5 puanlık prim desteğinden ve 5510 sayılı Kanundaki prim ve 4447 sayılı Kanundaki desteklerden 1 yıl boyunca men yazılarının tebliğinden itibaren men kararının kaldırılması için talepte bulunulduğu, taleplerinin Kurum tarafından reddedildiği, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla ... Göğercin isimli sigortalının Kuruma bildirilmediği gerekçesiyle tesis edilen 5 puanlık prim desteğinden ve 4447 sayılı Kanunun Geçici 10. maddesinde öngörülen desteklerden 1 yıl süreyle yararlandırılmasının durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; süresi içinde açılmayan davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, idari para cezalarına ilişkin davaların 30 gün içinde İdare Mahkemesinde, idari para cezası dışındaki bütün davaların 15 gün içinde iş mahkemelerinde açılmasının zorunlu olduğu, komisyon kararının davacıya tebliğ edilmesi sonrası 15 gün içinde iş mahkemesine dava açılması gerekirken süre geçtikten sonra davanın açıldığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, denetmen raporuna istinaden davacı tarafından sigortalı çalıştırılan kişilerin bildirilmediği tespit edildiğinden iş yerinin prim desteği ve teşvik indiriminin durdurulduğu, 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı şirkete ait iş yerinde düzenlenen 07.04.2011 tarihli tespit tutanağında sigortalı ...'in 30.12.2010 tarihinde iş yerinde çalışmaya başladığının tutanak altına alındığı, Kurum denetmen raporu ile sigortalının işe giriş bildirgesinin bu tarihte verilmemiş olduğunun tespit edilmesi üzerine, şirket hakkında 5510 sayılı Kanunda öngörülen 5 puanlık prim desteği ve 4447 sayılı Kanunun 10. maddesinde öngörülen desteklerden 1 yıl süreyle yararlanmasına ilişkin teşvik aktivasyonlarının iptal edildiği, davacı tarafça yapılan itirazın Komisyon tarafından reddedildiği, her ne kadar dosyaya sunulan iş belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının çalışmaya başladığı tarih 15.01.2011 olarak yazılmış ise de, bu sözleşmenin sonradan düzenlenebilir nitelikte olduğu, iş yerinde düzenlenen tespit tutanağının işyeri yetkilisi tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, davacı tarafça Kurum tarafından uygulanan idari para cezasının iptaline ilişkin açılan İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2013/971 Esas, 2014/752 Karar sayılı dosyasında, Kurum işleminin dayanağı olan işyeri durum tespit tutanağında sigortalı ... ..'in işe giriş tarihinin 30.12.2010 olarak beyan edilip tutanağın imza altına alındığı, tutanağın işyeri yetkilisi tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, aksinin hukuken geçerli belgi ve belgelerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...’in fiilen 15.01.2011 tarihinde işe başladığı, buna ilişkin imzalı iş sözleşmesi, işe giriş bildirgesi ve istifa dilekçesinin dosyada mevcut olduğu, denetim tutanağında yer alan 30.12.2010 tarihinin çalışanın maddi hatasından kaynaklandığı ve bizzat çalışan tarafından mahkemede tutanağı okumadan imzaladığı şeklinde beyan edildiği, İdare Mahkemesi kararını ve denetmen tutanağını aksi ispat edilemez kesin delil sayarak Mahkemenin hüküm kurmasının hatalı olduğu, 5510 sayılı Kanun 59. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca denetim raporlarının aksinin her türlü delille (tanık dahil) ispatlanabileceği, aynı gün yapılan diğer denetimde tüm çalışanların sigortalı olduğu tespit edilmişken, 103 çalışanı olan bir hastanenin tek bir vezne çalışanını kayıt dışı istihdam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 26 uyarınca tek taraflı beyana dayalı hizmet kazandırılamayacağı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.