Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11456 E. 2024/13749 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11456
- Karar No
- 2024/13749
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2505 E., 2023/2809 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/282 E., 2020/270 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkete ait Özel ... Hastanesinde 01.01.2003- 01.03.2015 tarihleri arasında kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, sigorta girişinin gecikmeli olarak 01.10.2003 tarihinde yapıldığını, bu sebeple sigortaya bildirilmemiş 9 ay 1 gün hizmeti bulunduğunu, 01.01.2003-01.10.2003 tarihleri arasında aylık 7.000 TL net ücretle çalıştığını, 01.10.2003-01.03.2015 tarihleri arasında ise 2003 yılında 7.000 TL, 2004 yılında 10.000 TL, 2005 yılında 11.000 TL, 2006 yılında 11.000 TL, 2007 yılında 13.000 TL, 2008 yılında 10.179 TL, 2009 yılında 10.000 TL, 2010 yılında 8.836 TL, 2011 yılında 10.000 TL, 2012 yılında 10.000 TL, 2013 yılında 8.500 TL, 01.01.2014-30.09.2014 tarihleri arasında 8.000 TL, 01.10.2014-31.12.2014 tarihleri arasında ve 2015 yılında 9.500 TL net ücretle çalıştığını belirterek bildirim yapılmayan 01.01.2003- 01.10.2003 tarihleri arasında hizmetin tespiti ile tüm çalışma süresi yönünden sigorta primine esas kazancın tespitini talep etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı şirket vekili, davacının kendi imzasını ve beyanını taşıyan 30.09.2003 tarihli işe giriş bildirgesinden de anlaşıldığı gibi 01.10.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, bildirimlerin eksiksiz yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, fiili çalışmanın yöntemince ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Davacının 01.03.2003 - 01.03.2015 tarihlei arasında davalı işyeri bünyesinde fiili ve eylemli olarak kesintisiz şekilde; A-Kuruma bildirimi yapılmayan 01.01.2003- 30.09.2003 tarih aralığında 01.01.2003-31.03.2003 tarihlerinde 90 gün ve günlük brüt eski Türk Lirası üzerinden 54.597.215 YTL ücretle 01.04.2003-30.06.2003 tarihlerinde 90 gün ve günlük brüt eski Türk Lirası üzerinden 65.516.660 YTL 01.07.2003-30.09.2003 tarihlerinde 90 gün ve günlük brüt eski Türk Lirası üzerinden 76.335.970 YTL prime esas kazançla çalıştığının B-Bildirimi yapılan 01.10.2003- 01.03.2015 tarihleri arasında ise Tarih Gerçek Ücret (Tavan Asgari Ücret) Tahakkuk Eden Ücret Fark Sigorta Gün Sayısı 01.10.2003-31.12.2003 76.335.970 15.267.194 61.068.776 90 01.01.2004-30.06.2004 91.605.000 18.321.000 73.284.000 180 01.07.2004-31.12.2004 96.232.500 18.321.000 77.911.500 180 01.01.2005-31.12.2005 105,89 20,50 85,39 360 01.01.2006-31.12.2006 115,05 22,00 93,05 360 01.01.2007-31.01.2007 121,88 22,00 99,88 30 01.02.2007-30.06.2007 121,88 46,52 75,36 150 01.07.2007-31.07.2007 126,75 46,96 79,79 30 01.08.2007-31.12.2007 126,75 49,46 77,29 150 01.01.2008-30.06.2008 131,82 46,52 85,30 180 01.07.2008-31.07.2008 131,82 47,70 84,12 30 01.08.2008-31.12.2008 131,82 49,46 82,36 150 01.01.2009-30.06.2009 144,30 46,53 97,77 180 01.07.2009-31.07.2009 150,15 46,53 103,62 30 01.08.2009-31.08.2009 150,15 48,48 101,67 30 01.01.2009-30.09.2009 150,15 49,46 100,69 30 01.10.2009-31.12.2009 150,15 59,34 90,81 90 01.01.2010-30.042010 157,95 55,89 102,06 120 01.05.2010-30.06.2010 157,95 90,00 67,95 60 01.07.2010-30.09.2010 164,78 90,00 74,78 90 01.10.2010-31.12.2010 164,78 63,33 101,45 90 01.01.2011-30.06.2011 172,58 63,33 109,25 180 01.01.2011-31.08.2011 181,35 63,33 118,02 60 01.09.2011-31.12.2011 181,35 66,67 114,68 120 01.01.2012-30.04.2012 192,08 66,67 125,41 120 01.05.2012-30.06.2012 192,08 60,00 132,08 60 01.07.2012-31.12.2012 203,78 60,00 143,78 180 01.01.2013-30.06.2013 212,03 60,00 152,03 180 01.07.2013-31.12.2013 221,33 60,00 161,33 180 01.01.2014-30.06.2014 232,05 60,00 172,05 180 01.07.2014-31.12.2014 245,70 60,00 185,70 180 01.01.2015-01.03.2015 260,33 60,00 200,33 61 gün ve pirime esas kazançlarla çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... masası vekili, husumetin iflas idaresine yöneltilmediğini, dava dilekçesinin iflas idaresine tebliğ edilmediğini, sadece bilirkişi raporunun tebliğ edildiğini, aslı gibidir şeklinde tasdik edilmemiş fotokopi evrakların delil olarak kullanılamayacağını, davacının, 10.02.2003-02.07.2003 tarihleri arasında 1089335 sicil numaralı Aile Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinden bildiriminin bulunduğunu, prime esas kazançlarının genelde asgari ücretin üzerinde olmakla birlikte yıllara göre değişiklik arzettiğini, dava dilekçesi ıslah edilmeden 30.04.2018 tarihli dilekçe ile davanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini, davanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşüm süresinde açılmadığını, dava açılmadan önce Kuruma başvuru gerektiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, Kurum davalı olduğundan lehine vekalet ücreti verilmesi, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddelerinde düzenlenen hizmet tespiti davasında ispat yönteminin ne şekilde olması gerektiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığından, kamu düzenine ilişkin bu tür davalarda taraflar her türlü delile dayanabileceği gibi Mahkemece kendiliğinden araştırma ilkesine göre delil toplanabilir ve inceleme yapılabilir. Bu tür davalarda, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığı yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Hizmet tespitine yönelik davalarda davacı işçinin çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve Kuruma davalı işveren tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Davanın niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık, ücretin ispatında bu denli serbestlik söz konusu değildir. Ücretin ispatında Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 E., 2005/413 K.; 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 E. 2010/523 K.; 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 E., 2011/649 K.; 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 E. 2013/850 K. ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 288. maddesinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 200) yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HUMK’nun 288. (HMK m.200) maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmak kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle ispatı mümkündür. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için veya bu miktar üzerinde olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür (1086 sayılı HUMK m. 292 (HMK m. 202). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.04.2018 gün ve 2015/21-1658 E. 2018/946 K. sayılı emsal kararı da bu yöndedir. Önemle belirtilmelidir ki bu tür davalarda senetle kanıtlama zorunluluğu yönünden yıllık brüt ücret tutarının esas alınması gerekmekte olup öngörülen parasal sınırları aşmayan ücret alma iddialarında, dönemsel sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirimleri yapılan sigortalıların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ilgili meslek örgütlerinden ücret araştırması yapılmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. 3.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 04.10.1963 doğumlu davacı ...'nın hizmet cetvelinde, talebine konu dönem içerisinde, 10.02.2003-02.07.2003 tarihleri arasında 1089335.34 sicil numaralı Aile Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. unvanlı dava dışı işyerinden sigorta bildiriminin bulunduğu, 01.10.2003-09.03.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 01.01.2003, 18.10.2005, 29.08.2013, 30.05.2014 tarihli davacı ile davalı işverenlik arasındaki iş sözleşmelerinin mevcut olduğu ancak 01.01.2003 tarihli sözleşmede davalının imzasının olmadığı, banka kayıtlarınındaki maaş ödemeleri ile dönem bordrolarındaki maaş ödemelerinin uyumlu olduğu, anlaşılmakla, Mahkemece öncelikle davacı yanın beyanı alınmak suretiyle dava dışı iş yerinden talebine konu dönemde yapılan sigortalı bildirimlerin gerçek ve fiili çalışmaya yönelik olup olmadığı, iptalini talep edip etmediği sorulmalı, iptalinin talep edilmesi halinde, davacının talebi doğrultusunda verilecek hükmün bu işverenin hak alanını ilgilendirdiği anlaşıldığından, HMK'nın 124. maddesi gereğince anılan dava dışı işverenliğe usulüne uygun bir biçimde husumet yöneltilerek, davaya katılımı sağlanmalı gösterecekleri deliller toplanmalı, aksi halde her 2 işverenlik bünyesinde ne şekilde çalıştığı, kısmi zamanlı bir çalışma olup olmadığı sorulmalı, davalı ile dava dışı işveren arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmalı, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde yeteri kadar bordro tanığı dinlenilmek suretiyle, bu konuda yeterli ve gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.