Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/11220 E. 2025/6685 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11220
Karar No
2025/6685
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1205 E., 2024/1389 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/30 E., 2023/257 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum, ek karar fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer aynı talepli davacılarla birlikte bir fasıla çalıştıklarını davalı şirket bünyesinde inşaat ekibi olarak grup halinde yer aldıklarını müvekkilleri ... , ... , ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... ’in ... firmasında çalıştıkları dönemde sigortalarının eksik ve hiç yatırılmadığını ayrı ayrı hizmet tespiti davası açtıklarını, müvekkillerinin kendi içlerinde kaynak, hali ekibi, mozaik, kalıp, demir v.b. işleri paylaşıp çalıştıklarını, davalı firmanın 1988 yılında kurulduğunu otel belediye villa konut ve müteahhitlik işlemleri gibi Kurum ve kuruluşların inşaat yapım işlerini üstlenerek veya kendi vasfına yaptığı inşaatlarda davacıların inşaat ekibini kuruluşundan itibaren çalıştırdığını, müvekkilinin 1989 yılından itibaren davalı bünyesinde çalıştığını çalışma dönemi içerisinde yaşı küçük görünen müvekkillerinin yerine denetimde sorun yaşanmaması için dışarıdan kişilerin sigortalı gösterildiğini, ekte CD içerisinde davacının ... firmasının inşaatlarında birlikte çekilen fotoğraflarının bulunduğunu fotoğrafların içinde şirket ortakları ile birlikte çekilenlerin olduğunu müvekkillerinin davalı şirketin kuruluşu olan 1989 tarihinden itibaren şirketin tüm inşaatlarında ekip olarak çalıştıklarını, müvekkillerinin genel olarak sigortasının yapılmamasının bir nedenin de teşviklerden yararlanmak olduğunu çalışan sayısının sınırlandığını, bu sebeple müvekkilinin davalı işyerinde 1989-2010 tarihleri arasında çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihini tespiti ile bu sürelerde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde davacının dava konusu yapılan dönemlerde dava dışı bir kısım işyerlerinde kesintili çalışmaları görülmekte olup, davalı işyerinde çalışmasına rastlanmadığını, çalışma iddiaları Kurum kayıtlarına eş değer belgeler yanında bordro tanıklarının görgü ve bilgiye dayalı ifadeleri ile sübuta ermesi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini ayrı ayrı itiraz ettiklerini davacının çalıştığı sürenin Kuruma bildirilen süre olduğunu ayrıca davacı tarafça dava dosyasına sunulan kağıtları da kesinlikle kabul etmediklerini sunulan kağıtlarda müvekkil şirketi temsilen herhangi bir imza bulunmadığını sunulan kağıtlar ile resimlerin yazılı belge mahiyetinde bulunmadığını müvekkilinin inşaat sektöründe alt yüklenici olarak faaliyet gösterdiğini tüm işleri resmi nitelikte olduğunu dönemsel yaptığı işlerde çalışanların tüm çalışmalarının günü gününe sigortalı olarak bildirildiğini aksi halde üst yüklenicinin kontrol teşkilatı tarafından durumun tespit edileceğini cezai şart tahakkuk ettirileceğini, davacının ihtilaflı döneme ait tüm sigorta kayıtlarının celbini talep ettiklerini davacının başka işlerde çalışmasının bulunup bulunmadığını isteğe bağlı sigortalılık Bağ-Kur, Tarım Bağ-Kur sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ettiklerini müvekkilinin Türkmenistan'da ve Azerbaycan'da inşaat veya taahhüt işi almadığını ve davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile Davacının davalı işyerinde Kuruma bildirilen süreler dışında 01.06.1989 - 26.12.1991, 01.01.1992 - 30.03.1992, 01.10.1993 - 10.08.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler dışında 4605 gün hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine; 09.07.2024 tarihli kararla da fer'i müdahil Kurum vekilinin 08.07.2024 tarihli temyiz başvurusu süresinde olmadığından HMK'nın 366/1 maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 346/1 maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın ve ek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 7036 sayılı Kanun'un 7/3 fıkrası yollamasıyla uygulanan 6100 sayılı Kanun'un 361. maddesi uyarınca istinaf kararlarına karşı temyiz başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekiline 19.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, karar 2 haftalık yasal süre geçtikten sonra 08.07.2024 tarihinde temyiz edilmiş olup fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 09.07.2024 tarihli ek kararının yerinde olduğu anlaşıldığından, fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan temyiz talebinin reddine dair (ek) kararın onanması gerekmiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden ise Uyuşmazlık, hizmet tespiti talebine ilişkindir. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 4. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 5. Eldeki davada, davacı inşaat işi yapan davalı işyerinde 1989-2010 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitini talep etmiş olup çalışmalarının dönemler halinde bildirildiği, bildirimsiz kalan sürelerde de sürekli çalıştığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı; Mahkemece davacının 01.06.1989 - 26.12.1991, 01.01.1992 - 30.03.1992, 01.10.1993 - 10.08.2005 tarihleri arasında 3 dönem halinde kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilmiş ise de verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 6. Davalı işverenin değişik tarih ve adreslerde inşaat işi aldığı, bu inşaat faaliyetlerinin belirli dönemlerde yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde davacının bu süreler dışında hangi dönemlerde hangi iş yerlerinde çalıştığı dönem dönem sorulup tespit edilerek, ne şekilde, kimlerle çalıştığı ortaya konulmalı, inşaat işlerinin genellikle süreklilik arz etmediği ve bu işyerinden yapılan bildirimlerin de buna uygun olarak kısmi yapıldığı dikkate alınarak, bildirilmeyen dönemlerde davalı şirketin iş alıp almadığı, hangi dönemde hangi işleri aldığı araştırılmalı, davacının bildirilmeyen ara dönemlerde çalışıp çalışmadığına ilişkin olarak bordro tanıkları tespit edilerek ayrıntılı beyanları alınmalı, davacının bildiriminin neden yapılmadığı araştırılmalı ve çalışmaları tereddütsüz şekilde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz talebinin süresinde olmadığından reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/11220, K. 2025/6685, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-11220-e-2025-6685-k-6a28afc9cd60