Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9407 E. 2024/11454 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9407
- Karar No
- 2024/11454
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/854 E., 2023/870 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2023/67 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 27.07.2010 çalışmaya başladığını, 01.06.2011 tarihinde iş kazası geçirdiğini, anılan tarihteki brüt ücreti 865 TL olup sigorta kayıtları ile de sabit olduğunu ücretinin Garanti Bankası Sirkeci Şubesindeki hesaba yatırıldığını, kaza neticesinde sağ el baş parmağının koptuğunu, olay sonrası ameliyat olmuş olup kısmen malul kaldığını, olayın meydana gelmesinde iş verenin kusurlu olduğunu maluliyet oranı konusunda %21 oranında malul kaldığının tespit edildiğini belirterek maddi ve manevi tazminat alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yersiz olup kazanın oluşumuna dair olarak davalı şirket işyerinde tüm tedbirleri almış olup davacının iş kazası olan 01.06.2011 tarihinde neredeyse 10 yıl geçtikten sonra dava açmasının kötü niyetli olduğunu, davacının o tarihten bu yana davalı şirkette de çalışmaya devam ettiğini, kazanın oluşmasına davacının kendisinin sebep olduğunu, makineye eliyle müdahale etmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, bu itibarla davalı şirketin olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, iş yerinde gerekli iş güvenliği ve çalışma eğitimleri verilmiş olup bu yönden de şirketin sorumluluğunun olmadığını, yine davacının tüm tedavi ve ameliyat giderleri müvekkil şirket tarafından karşılanmış olup zamanaşımı itirazlarının da mevcut olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu kaza olayının meydana gelmesinde davalı işverenin % 70, davacı işçinin % 30 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza nedeniyle % 20,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı kabulünden hareketle maddi tazminat miktarının 513.836,27 TL olduğu belirlenmiş, dolayısıyla maddi tazminat davasının bu miktar üzerinden kabulüne, olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının manevi tazminat isteminin ise yine tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi, tarafların kusur nispet, maluliyet oranı, yine davacı üzerinde meydana getirdiği elem ve üzüntü göz önüne alınarak takdiren 60.000 TL üzerinden kabulüne, olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, fazlaya dair talebinin reddine karar vermek gerekmiştir gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah zamanaşımı taleplerinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Mahkeme kararlarında salt ceza hukukuna özgü olan yarı oranında uzama kuralı uygulamadan taksirle yaralamanın cezasını TCK mad 66/1-E maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu belirttiğini, Yargıtay kararları nazara alındığında davacının ıslah ile artırdığı tutarın zamanaşımına uğradığının sabit olduğunu, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınması gerektiğini, *manevi zararı olduğunu iddia eden davacının davalı şirkette tam 10 yıl çalıştığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 01.06.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle %20,2 maluliyet oranı üzerinden devam edilen yargılamada davacı yararına Mahkemece hükmedilen 60..000 TL manevi tazminatın fazla olduğu, davacının söz konusu olay nedeniyle duyduğu manevi ızdırap ve sürekli malul kalması, tedavi aşamasında yaşadığı bedensel acılar, ruhsal sıkıntılar ve tarafların kusur durumları, olayın oluş şekli, maluliyet oranı(%20,2), olay tarihinden bu yana işleyecek faiz oranları ve tarafların ekonomik durumları dikkate alındığında 30.000 TL manevi tazminata karar verilmesinin hak ve nesafete daha uygun olacağı, dolayısıyla Mahkeme kararının manevi tazminat miktarı yönüyle hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf itirazının yerinde olduğu..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında; "2-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 3-Davacının davasının maddi tazminat yönünden kabulü ile 513.836,27 TL tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle manevi tazminatın az takdir edildiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince dava dilekçesinde 100.00,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı yararına 60.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle bu kez davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.