Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9159 E. 2023/12445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9159
- Karar No
- 2023/12445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/114 E., 2023/208 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılma ve Kuruma fazladan ödenen tutarın iadesi davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 4734 sayılı Kamu İhale mevzuatı kapsamında Köyceğiz Devlet Hastanesi ile 01.01.2010-31.12.2011 dönemi için “12 kişilik genel temizlik hizmet alımı” işi ihalesini aldığını ve sözleşmenin imzalandığını, işin 4 9605 01 01 1122725 048 05 09 sicil numaralı işyeri ile yerine getirildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 81/ı fıkrasına eklenen 15.05.2008 tarih ve 5763 sayılı Kanun gereği Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunmayan özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalılar için ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranının işveren hissesinin 5 puanlık kısmının Hazine tarafından karşılanmasına ilişkin teşvik uygulandığını, ayrıca muaccel sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme zammı borçları bulunmakla birlikte sözkonusu borç çeşitli kanunlar gereği yapılandırılmış veya 6183 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca tecil ve taksitlendirilmiş olması ve yapılandırma değerlendirme işlemlerinin devam ediyor olması kaydıyla sözkonusu indirimden yararlanabileceğinin öngörüldüğünü, müvekkilinin Hazine teşvikinden yararlanmak için yasanın aradığı tüm şartlara sahip olmakla birlikte bu yasal imkanı fark etmeyerek 2010/Ocak-Mayıs-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık, 2011/Ocak-Şubat dönemlerine ait Hazine teşvik payı oranındaki prim tutarı olan 4.010,98 TL'yi davalı Kuruma yanlış ve haksız yere ödediğini, sigorta primlerini ödeme yükümlülüğünün ihale makamına değil işi yerine getiren şirkete ait olması nedeniyle Hazinenin teşvikinden de şirketin yararlanması gerektiğini, bu konuda onanmış kararlar bulunduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 89/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık sürenin geçmemesi nedeniyle yanlış veya yersiz alınan primlerin yasal faizi ile birlikte geri verilmesi gerektiğini, bu nedenle 22.04.2013 tarihinde Kurumun tahakkuk ve tahsilat servisine ihtar gönderildiğini, Kurumun ihtara cevap vermediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı Kuruma yanlış ve yersiz ödenen 2010/Ocak-Mayıs-Eylül-Ekim-Kasım-Aralık, 2011/Ocak-Şubat dönemlerine istinaden ödenen %5 prim toplamı 4.010,98 TL prim alacağının, yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren kanuni faizi ile birlikte davalı Kurumdan geri alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, bozmadan önceki kararında: "...Mahkememizce Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin yukarıda özetlenen bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada bozma ilamında işaret edilen ihale sözleşmesi, teknik şartname ve diğer ihale bedelleri ile tahakkuk ve hakediş ve ödeme belgeleri getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin 2 nci fıkrası kapsamına giren kurul ve kuruluşları arasında bulunan Köyceğiz Devlet Hastenesi ile yapmış olduğu temizlik hizmeti sözleşmesine konu, 6111 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 81/1 (ı) maddesinde yapılan değişiklik ile bu kurumların teşvik kapsamından çırakılma tarihi olan 01.03.2014 tarihinden önceki döneme ait olmakla ve teşvikten yararlanma hakkı bulunmakla birlikte bu dönemlerle ilgili olarak kamu ihale genel tebliğine aykırı şekilde Muğla Valiliği, Muğla salık kurumları 1 nolu döner sermaye saymanlığınca davacıya hakedişler ödenirken %5 teşvik tutarları kesilmeden hakediş ödemelerinin yapılmış olması dolayısıyla davacının %5 lik teşvik tutarlarından dolaylı yolla yararlanmış bulunması nedeniyle davalı SGK'dan teşvik alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." dair karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin, son bozma ilamında özetle "... 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerinden faydalandırılma ve fazla ödenen tutarın iadesi istemi ile 27.12.2013 tarihinde açılmış eldeki davada, mahkemece verilen karar ile davanın reddine hükmedilmişse de, yargılama aşamasında 01.04.2018 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 17 nci maddesi yürürlüğe girmiş, olup, bu maddenin ilk fıkrasında aynen: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” hükmü ve ikinci fıkrasında ise; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.” şeklinde belirtilmiş hükümleri mevcut olup, bu yeni madde hükümleri ile tüm teşvik unsurlarından faydalandırılma veya fazla ödemelerin iadesi veya değiştirme istemleri hakkındaki uyuşmazlıklarda ek 17 nci maddede yer alan hükümlerin irdelenmesi gerektiği açıktır. Değinilen Ek 17 nci maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanun'un 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.” hükümleri mevcuttur. Ek 17 nci maddenin yürürlüğe girmesi ile birlikte “5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun ile birlikte anılan ilgili kanunların teşvik veya destek hükümlerinde yer alan yararlanma şartlarının mahkemelerce irdelenmesi gerekmekle birlikte, değiştirme veya oluşabilecek fark prim tutarlarının iadesi istemleri hakkında yapılacak değerlendirmede; aynı maddenin ikinci veya üçüncü fıkrasındaki hükümlerin de uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş olup, karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamamakta ve ancak Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girmektedir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33 üncü maddesi hükümlerine göre, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olan mahkemelerin ve giderek Yargıtayın iptal kararı ile yok hükmünde olan ve böylece yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkilerinin bulunmadığının kabulü doğal olup, bu yönde bir uygulama yapılmasına imkânı yoktur. Belirtilmelidir ki, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını teşkil ederler. Buna göre; usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği takdirde artık usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre karar verilir. Şu halde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine dair karar verilmiş ise de, Kurumca yapılan bütün teşvikleri bünyesinde topladığı anlaşılan Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile maddenin 4 üncü fıkrasındaki hükmün iptali ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanakların irdelenmesi ile beraber, teşvik hükümlerinden faydalandırılma ve faydalandırılma sonrasında fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından, Ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, davalı Kurumun da bu madde kapsamında resen veya davacı şirketin başvuru üzerine, işlem yapıp yapmadığı hususu ile teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, "... Davacı ile imzalanmış olan 2010–2011 yıllarına ilişkin hizmet alım sözleşmesi, "Köyceğiz Devlet Hastanesi 2010 ve 2011 Mali Yılı Hastane Genel Temizlik Hizmeti" işine ilişkin olup ihale sonrası 28.12.2009 tarihinde taraflar arasında 4735 sayılı Yasa'ya göre hizmet alım sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının hizmet alımı sözleşmesi imzaladığı idare olan Köyceğiz Devlet Hastanesi, Genel Bütçeye dahil olan Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık işletmesi olup, imzalamamış olan sözleşmenin 12 nci maddesine göre, sözleşme konusu işlerle ilgili hakedişler Muğla Valiliği Muğla Sağlık Kurumları 1 No'lu Döner Sermaye Saymanlığınca yapılmıştır. Buna göre, sözleşmenin tarafı olan idare 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında sayılan kurum ve kuruluşlar arasında bulunmakta olup, davacı tarafından 4734 sayılı Kanun'a göre, ihale suretiyle imzalanan sözleşmeye göre yürütülen genel temizlik işi nedeniyle, davacının 01.03.2011 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun'un 81/1 (ı) maddesinde yer alan %5'lik prim teşviki uygulamasından yararlanma hakkı bulunmakta, 01.03.2011 tarihinden sonra ise bulunmamaktadır. Talep dönemi ise mart 2011 öncesi dönemler için olmakla ve daha önce teşvik priminden yararlanmadığı, iade yapılmadığı ve mahsuba konu ödemenin olmadığı, prim, idari para cezası gecikme cezası gibi borcu da bulunmadığı, sigortasız işçi çalıştırdığına dair de bir iddia ve belgenin olmadığı anlaşılmakla, prim teşvikinden yararlanmanın yasal şartların oluştuğu kabul edilmiş, bu kapsamda 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de yapılan hesaplamaya kısmen itibar edildiği, %5 teşvik matrahının değil prime esas kazancın %5'i oranında teşvik prim ödemesi yapılması gerektiği bu halde de rapor içeriğinden de belirlendiği üzere davacı şirketin 2010/1-5-9-10-11-12, 2011/1-2 dönemleri için hazineden alınması gereken toplam 80.219,60 TL prime esas kazancın bulunduğu, %5 oranının ise dava dilekçesindeki talep gibi 4.010,98 TL olduğu tespit edilmiş, davanın kabulüne, davacının 1122725.048 sicil sayılı işyeri için 2010/1-5-9-10-11-12, 2011/1-2 dönemleri için %5 teşvik indiriminden yararlandırılması gerektiğinin tespitine, 4.010,98 TL'nin Kurum'a yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren iadenin yapılacağı ay başına kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinde yer alan teşvikten faydalandırılma ve Kuruma fazladan ödenen tutarın iadesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.