Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/90 E. 2023/538 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/90
Karar No
2023/538
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2943 E., 2022/2208 K. vekili Avukat ... 2-... DAHİLİ DAVALI : ... DAVA TARİHİ : 18.09.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2015/240 E., 2019/85 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının SGK'dan emekli aylığı almakta iken davalı kurumun 31.08.2015 tarihli yazısı ile davacının 01.07.2008 - 06,10.2008 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptal edildiği gerekçesi ile emekli aylığının kesildiğini, davacının hizmet döküm cetvelinde belirtilen tarihlerde ... ve ...'un işyerlerinde ayrı ayrı çalıştığının görüldüğünü, davacının belirtilen tarihlerde bu kişilerin işyerinde çalışmadığını ve bu kişileri tanımadığını, davacının belirtilen tarihlerde diğer davalı ...'nin tüpçülük üzerine faaliyet gösteren iş yerinde çalıştığını, ancak ...’nin muhasebeciliğini yapan ...'nun davacı ve diğer davalı ...'nin bilgisi ve izni olmadan SGK'dan almış olduğu şifrelerle elektronik ortamda gerçeğe aykırı bildirimde bulunmasından dolayı bu durumla karşılaşıldığını, konuya ilişkin olarak ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi nin 2015/114 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, söz konusu işlem ile davacının emekliliğinin iptal edildiğini, 43.358,59 TL borç bildiriminin gönderildiğini, ...'nin SGK'ya vermiş olduğu dilekçe ile davacının belirtilen tarihlerde kendi yanında çalıştığını kabul ettiğini, davalı kurumun 31.08.2015 tarihli, primlerin ve dolayısıyla emekli aylığının iptali yolundaki işleminin iptali ile davacının 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasında davalı ...’nin yanında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve davacının emekli aylığının tekrar bağlanmasına, kesilen emekli aylığının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., davacının 01.07.2008-06.10.2008 tarihleri arasında tüpçülük üzerine faaliyet gösterdiği işyerinde yanında işçi sıfatıyla çalıştığını, sigorta primlerinin muhasebe vasıtasıyla ödenip kuruma bildirim yapıldığını, dava dışı muhasebeci ...'nun kasti olarak haber dahi vermeden yaptığı işlemler sonucu yanında çalışan davacının emekliliğinin iptaline sebep olduğunu, hakkında açılan davanın kusursuz olması sebebi ile reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, ... tarafından Bimer'e yazılan şikayet neticesinde; muhasebecisi ... hakkında SGK tarafından yapılan denetimde kurum denetmenlerinden ... tarafından düzenlenen 28.08.2013 ve 20.09.2013 tarihli raporlarda; Defterdarlıkça düzenlenen yoklama tutanaklarının incelenmesinde ...'in 24.04.2006 tarihi itibariyle Yerel Gazete faaliyetine başladığı, 25.02.2008 tarihinde işyerinden ayrıldığı, ... Mahallesi 126. Cad. No:8 ... adresinde ... adına herhangi bir inşaat ruhsatı bulunmadığı gibi adı geçen adreste ... adına düzenlenmiş inşaat ruhsatı olduğu, işyerinin hukuken var olmadığı hususlarının belirlendiğini, bunun üzerine sahte sigortalılık durumu oluştuğundan davacının söz konusu işyerinde sigortalılıklarının iptal edildiğini, sonuç itibariyle emekliliğinin iptal edildiğini, sonrasında kurumca muhasebeci ... ve davacının da aralarında bulunduğu sahte sigortalı gösterilen kişilerden şikayetçi olunduğunu, haklarında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/114 Esas sayılı dosyası ile kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık suçundan dava açıldığını, 5510 sayılı yasanın 4/1/a, 7 ve 92. maddeleri gereğince işçi ve işveren arasında hizmet akdi tesisi olmamış ise veya hizmet akdi tesis olmakla birlikte muvazaa taşıması veya fiilen çalışmaya başlanmaması hallerinde yapılan sigortalılık bildirimlerinin yok hükmünde olduğunu, bu nedenle davacının sigortalılıklarının iptalinin hukuken yerinde olduğunu, kurum denetmenlerince yapılan denetim sonucu ortaya konulan raporun aksinin ancak eşdeğer belge ile kanıtlanabileceğini, iptali talep edilen kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2015/240 E. 2019/85 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ve davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ve 2019/1104 Esas, 2019/1511 Karar sayılı kararıyla; Davacının yaşlılık aylığı bağlanırken dikkate alınan hizmetlerinin fiili ve gerçek olmadığı davacınında kabulündedir. Bu itibarla aylık kesmeye ilişkin kurum işlemi yerindedir. Davacının ortağı olduğu işyerinden ayrılıp o işyerinde işçi olarak çalışması inandırıcı olmaktan uzak olduğu gibi dosya kapsamına, özellikle tanıklar ...,...'nin beyanına nazaran kanıtlanamamıştır. Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esasdan reddine, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine karar verildi. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 05.04.2021 tarihli ve 2020/3509 E. 2021/4671 K. sayılı ilamında;Somut dosyada; Mahkemece, ... adına kayıtlı ve 07.10.2008 itibariyle anılan davalı adına kapsama alınan iş yerinin 2008/10.ay bordro tanığı olarak dinlenen Kazım'ın ifadeleri de dikkate alınarak ve aynı zamanda vergi kayıtları da gözetilmek suretiyle ortaklık adına ne zaman kapsama alındığı belirlenmeli, tanık Kazım'ın ifadesine göre bu ortaklığın 2013 yılına kadar devam edip etmediği hususu araştırılmalı, ayrıca tüpgaz bayiliği işletmesinin ...,... olmak üzere iki ayrı şubede faaliyet gösterdiği yönündeki beyanlar dikkate alınarak anılan şubelerin bulunup bulunmadığı, varsa bu şubelerin hangisinin davacı hangisinin davalı ... tarafından işletildiği hem kurumdan hem de mahallinden araştırma yapılmak suretiyle belirlenmeli,bu tespitlerin sonucuna göre davaya konu bildirimlerin 5510 sayılı yasanın 53. Maddesinde belirtilen bildirimler niteliğinde olup olmadığı, bu kapsamda geçerli sayılıp sayılamayacağı irdelenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir yönünden bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamı doğrultusunda ... Defterdarlığı, ... Belediye Başkanlığı, SGK İl Müdürlüğü, ... İl Emniyet Müdürlüğü, Davraz Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkereler yazılarak bozma ilamı doğrultusunda araştırmalar yapılmış, yine bozma ilamı doğrultusunda tanıklar ... ve ...'ın beyanları alınmış, bozma ilamı öncesi ve sonrası toplanan deliller ve davalının tanık beyanlarından uyuşmazlık konusu dönemde davacı ile davalılardan ... arasında işçi - işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının işyerinin ortağı olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, bilirkişi raporları, kurum tutanakları, tanık ve taraf beyanları, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/243 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; müvekkilinin sigortalılığının iptal edildiği tarihlerde davalı ...’nin işyerinde çalıştığının sabit olduğunu, çalıştığı döneme ilişkin olarak sigortalılığın hangi iş yerinden gösterildiğinin bilinmesinin müvekkilinden beklenebilecek bir durum olmadığını, bu işlerle ilgilenmesi için her işletmenin muhasebecisinin bulunduğu ve muhasebeci tarafından yapılan işlemlerin işçi tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığını, taraflarınca husumet yöneltilen davalı dahi müvekkilinin kendi iş yerinde çalıştığını kabul ettiğini, davalarını yasal belge ve beyanlarla delillendirdiklerini, mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının sigortalılığının ve emekli aylığının iptali yönündeki kurum işleminin iptali ile 01.07.2008 - 06.10.2008 tarihleri arasında davalı nezdinde sigortalı çalıştığının tespiti, emekli aylığının yeniden bağlanması, kesilen emekli aylığının yasal faizi ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 79 uncu, geçici 81 inci maddesidir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada; davacının 01.10.1983 - 20.04.1998 ve 01.04.2008 - 29.02.2012 tarihleri arasında 4/1-a kapsamında, 21.04.1998-31.12.2007 tarihleri arasında 4/1-b kapsamında sigortalı olduğu, 01.09.2012 tarihinden itibaren 506 sayılı yasanın geçici 81/B-D maddesi gereğince davacıya aylık bağlandığı, 01.04.2008 - 30.04.2008 tarihleri arasında ..., 01.07.2008 - 06.10.2008 tarihleri arasında ... nezdinde geçen çalışmaları nedeniyle kuruma bildirilen sigortalılık sürelerinin fiili çalışmaya dayanmadığının kurum müfettiş raporları ile tespit edilmesi nedeniyle iptal edildiği ve emeklilik şartlarını sağlamadığından bağlandığı tarihten itibaren aylığının da iptal edildiği, davacıya 01.09.2012 - 22.08.2015 dönemine ilişkin yersiz ödeme çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ... ve ... nezdinde çalışmadığını belirterek, sigortalılık süresinin ve emekli aylığının iptali yönündeki kurum işleminin iptali ile 01.07.2008 - 06.10.2008 tarihleri arasında davalı ... nezdinde sigortalı çalıştığının tespitini ve emekli aylığının yeniden bağlanmasını talep etmektedir. Vergi dairesi kayıtlarına göre Davacı 21.04.1998 - 31.12.2007 döneminde davalı ...'nin ortaklığının ortağı olarak ... Cad. No. 86/B adresinde tüpgaz perakende ticari faaliyetinde bulunmuş olup, bu çalışmasından dolayı da aynı dönemde 4/1-b sigortalılığı bulunmaktadır. Aynı iş yeri daha sonra davalı ... adına 07.10.2008 tarihinde kanun kapsamına alınmış ve iş yerinden 2008/10 dönemde ... sigortalı olarak bildirilmiştir. Dosyada tanık olarak dinlenen ...; davacı ile babası olan davalı ...'nin 1997 yılından 2013 yılına kadar ortak olarak tüp bayisi işlettiklerini, bir süre sonra iki şube halinde çalıtıklarını, bu şubelerden birisinin ... Mahallesinde diğerinin ... Mahallesinde olduğunu, belirttiği tarihler arasındaki ortaklığın kesintisiz devam ettiğini, davacının tüpçülük dışında bir işle uğraşmadığını beyan etmiştir. Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden; 22.04.1998 tarihli yoklama fişi ile davacı ve davalı ...'nin birlikte ... adresinde tüpgaz ticari faaliyetine başladıklarının, 05.01.2008 tarihli yoklama fişi ile de aynı adresdeki işlerini 31.12.2007 tarihinde terk ettiklerinin, davacının herhangi bir işinin ve gelirinin olmadığının, davalı ...'nin sıvıgaz perakende satış işine münferiden devam ettiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı ... 05.01.2008 tarihli yoklama fişinde davacıyı ve ...'yi 05.01.2008 tarihinden itibaren çalıştırmaya başladığını beyan etmiş, 22.09.2009 tarihli yoklama fişiyle ...'nin iş yerini ... No:2/B ... adresine naklettiği tespit edilmiştir.Davalı ...'ye ait vergi levhasında 01.01.2008 tarihinde işe başladığı belirtilmektedir. Davacının 21.04.1998-31.12.2007 döneminde ortak olarak vergi mükellefiyeti bulunmakta olup, ferdi vergi mükellefiyeti yoktur. Ayrıca davacı diğer şube ... şubesinin ... Mahallesi 124. ... adresinde bulunup oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, 2010-2017 yılları arasında faaliyette olduğunu beyan etmiş ise de bu şube ile ilgili araştırma yapılmadığı, ilgili bilgi ve belgelerin istenilmediği görülmektedir. Mahkemece gelen vergi kayıtları ve yoklama fişlerine göre; davalı ... adına vergi kaydı 01.01.2008 tarihinde başlamış olduğu dikkate alınarak davalı ... nezdindeki çalışma olgusu araştırılmalı, ücret ödemelerinin ne şekilde olduğu irdelenmeli, şube iş yerinin kayıtları celp edilmeli, elde edilecek sonuç irdelenmek suretiyle karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/90, K. 2023/538, T. 23.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-90-e-2023-538-k-b7c44161ea06