Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8846 E. 2023/11614 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8846
- Karar No
- 2023/11614
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/947 E., 2021/1102 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2020/102 K. Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 (ı) ve geçici 68 inci maddesinde yer alan teşvikten yersiz faydalandırılma nedeniyle teşviklerin iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Başkanlığının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil mahkememize verdiği 04.01.2018 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından müvekkil... Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği'ne Rehberlik ve Teştiş Kurulu Başkanlığının raporuna istinaden ... isimli kişinin sigortasız çalıştırıldığı gerekçesi ile 15.08.2016 tarihli işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin, 2016/08 ayına ait aylık hizmet prim belgesinin kuruma verilmesine ilişkin olarak gönderilen 02.11.2017 tarihli ve 5534776 sayılı yazının tebliğ edildiğini, aynı yazı ile kurumun 2016/4 sayılı Genelgesinin 2.3.3. maddesi gereğinde 2016/01-12 aylarında) yılında yararlandırılan teşvik tutarlarının ve yine kurumun 2017/18 sayılı Genelgesinin 3 üncü maddesi uyarınca 2016/09 dönemine ait indirimlerin borç çıkarıldığının bildirildiğini müvekkil derneğe 6.572,00 TL ve 1.646,00 TL tutarında idari para cezasının kesildiğini, yapılan itirazlarında reddine karar verildiği, ancak idari para kesilmesine gerekçe gösterilen ... Dayı'nın Dernek Yönetim Kurulunun 11.03.2016 tarihli kararı ile denek üyeliği bulunan bir kişi olduğunu, dernekte hizmet akdiyle sürekli çalışmasının söz konusu olmadığını, dernekte gönüllülük esasına dayalı, üyeliğinde kaynaklı olan ve derneğin faaliyetlerine yardımcı olmak amaçlı olduğunu, tüm bu nedenlerle ... Dayı'nın sigortalı çalışmasının olmadığının tespiti ile davalı kurumun sigortalı işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi, 2016/08 ayına ilişkin Asıl/Ek Aylık prim bildirge ve hizmet belgelerinin verilmesi, teşvik ve tahakkuku ile buna bağlı işlemlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının aylığında eksik hesaplanmış bir miktar olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tanık beyanları hep birlikte ele alınmış, her ne kadar kurum denetmeni tarafından tutulan tutanakların (tutulan rapor değil) aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğu kabul edilse dahi, dahili davalı olarak eklenen ... Dayı ile davacı arasında 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacaklarını öngördüğü, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin de, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağını hüküm altına aldığı, her iki kanun maddesinin amacının hizmet akdine dayalı, fiili olarak gerçekleşen ve eylemli çalışmayla oluşmuş sigortalılık olduğu, 506 sayılı Kanun'un 2 nci ve 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için bir veya birkaç işveren tarafından hizmet akdine göre çalıştırılmasının gerektiğin, sigortalılığın oluşumu için gerekli iş akdinin unsurlarının ise zaman, bağımlılık ve ücret olduğu, bu unsurlar gereği, işçinin belli bir zaman dilimi içeresinde hizmete hazır biçimde işverenin emrinde iş görme edimini yerine getirmesi ve görülen iş karşılığı ücret alması durumunda iş akdinin unsurlarının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu bakımdan sigortalılığın oluşumu için de işçi ile işveren arasında iş akdine dayalı işçi-işveren ilişkisinin bulunmasının şart olduğu ancak dosya kapsamında davacı ile bu davalı arasında bu ilişkinin kurulamadı anlaşılmış, kaldı ki dahili davalı olarak eklenen ... Dayı'nın davacı derneğin üyesi olduğu, derneğin işlettiği yurdun yapılan Protokol ile yemeklerini başka yurttan temin ettiği, kaldı ki kurumun çalıştığını tespit ettiği gün başka bir çalışanın olduğu, bunun da iş kazası geçirdiği, bu şekilde bu gün içi öğrencisi olmayan bir yurtta birden fazla çalışan olmasınında hayatın olağan akışını aykırı olduğu, aksine dahili davalı olarak eklenen ... Dayı'nın çalışmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmiş bu şekilde dava konusu idare işlemlerinin hukuka uygun olmadığı, bunun devamı niteliğinde olan ve yargılamamıza konu SGK işleminin de dayanaksız kaldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.." IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davalı Kurum vekili, davacı hakkında, kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirtmiş, aksi yöndeki mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda; her ne kadar Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 22.08.2017 tarih ve 93205/9/İR/8 sayılı İnceleme Raporunda, davalı ...'nın 15.08.2016 tarihinde davacıya ait işyerinde hizmet akti ile çalıştığı sonucuna varılmış ise de; anılan rapor kapsamında ifadeleri bulunan ve mahkemece de tanık olarak dinlenen ... ve ... ile davalı ...'nın beyanları; dinlenilen diğer tanıkların beyanları, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ilk derece mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı derneğe üye olan davalı ...'nın, 15.08.2016 tarihinde hizmet akti ilişkisine dayalı olarak çalışması bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç olarak; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacı hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici 68 inci maddesi hükümlerine göre yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, buna göre davanın reddine dair karar verilmesi gerektiğini, ne var ki, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca yapılan tespit nedeniyle 5510 sayılı Kanunun geçici 68 inci maddesi hükümlerine göre yapılan işlem ile yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun geçici 68 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.