Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9791 E. 2023/10130 K.

Konu: İş Kazası Olmadığının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/9791
Karar No
2023/10130
Karar Tarihi
Konu
İş Kazası Olmadığının Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2418 E., 2023/836 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2021/291 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ..., ... ve ...'ün murisi ...'ün 30.11.2017 tarihinde davacı ...'a ait Abdi Köy Kdz. ... adresindeki evin çatı yapımında çalıştığı esnada geçirdiği kaza sonucu vefat ettiğini, müteveffa ...'ün murisleri tarafından davacı ile dava dışı Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli Kdz. ... 1. İş Mahkemesinin 2019/142 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ... tarafından yapılan tahkikatta olayın iş kazası olarak nitelendirildiğini, davalıların murisinin vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, zira davacının emekli olup, kahvehane işlettiğini, müteveffanın ise kalıp, çatı, tuğla ustası olarak yevmiye usulü inşaatlarda çalıştığını, davacının evinin çatısını yaptırmak için bu işin ustası olan müteveffa ve arkadaşı ... ile anlaşarak evinin çatısının yapılması işini bu kişilere verdiğini, davacının sadece söz konusu çatının yapımı için gerekli malzemeleri aldığını, işin yürütümünü tamamen müteveffa ve arkadaşına bıraktığını, davacı ile müteveffa arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, davalıların murisinin vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazanın meydana geldiği işin kazalılar ... ve ...'in günlük ücret mukabili, malzemesi işverene ait olmak üzere çatı inşaatında çalışılması olduğunu, işin tamamının anahtar teslim suretiyle yapıldığına dair beyan ve belge olmadığından istisna akdi olarak değerlendirilemeyeceğini, bu sebeplerle ... ve ...'in işverene bağlı olarak hizmet akdi ile çalıştıkları ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü ve 11 inci maddeleri gereği meydana gelen olayın iş kazası olduğunun açık olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ın Jandarmada alınan 29.11.2017 tarihli ifadesinde, ... ve ... ile ayrı ayrı günlük 100,00 TL yevmiye üzerine anlaştıklarını, bu şahıslara sigorta yapma konusunun akıllarına gelmediğini beyan ettiğini, yine davacının, Kdz. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/234-2020/488 E.K. sayılı dosyasında 18.07.2017 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde, aynı şekilde günlük 100,00 TL'ye inşaatında çalışması konusunda müteveffa ... ile anlaştığını beyan ettiği, davacı asilin beyanlarına göre iş akdinin tüm unsurlarının oluştuğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile müteveffa ... arasında iş akdinin bulunmadığı, davacının müteveffaya emir ve talimat vermediği, işin yapılmasına nezaret etmediği, aralarında bağımlılık ilişkisinin söz konusu olmadığı, müteveffanın usta olması nedeniyle işin yürütümünü, şeklini ve zamanını kendisinin belirlediği, işine diğerlerini karıştırmadığı, çatının yenilenmesi işini üstlenmek suretiyle bir eser meydana getirmeyi taahhüt ettiği kanaatine ulaşılarak, müteveffa ...'ün ölümüyle sonuçlanan kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında davanın kabulü şeklinde açık bir ibare olmadığını, kararda davalı olarak tüzel kişiliği olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu ... İl Müdürlüğünün gösterilmesinin hatalı olduğunu, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, olayın meydana geldiği davacıya ait özel bina çatı inşaatı ünvanlı işyeri açısından işverenlik, sigortalılık ilişkisi ve tahkikat raporu gereği idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini, davacının Kurum aleyhine ... İdare Mahkemesi nezdinde 2021/421 E. sayılı dosya ile açtığı idari işlemin iptali konulu dava neticelenmeden bu davada karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, Kurum işveren olmadığı için ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm tanık beyanları ile ve Kurum resmi kayıt ve belgeleriyle meydana gelen olayın iş kazası olduğunun sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalılar ..., ... ve ... Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ün vergi kaydı olmadığını, bu sebeple götürü işi alması ve eser sözleşmesi yapmasının mümkün olmadığını, müteveffa ile birlikte çalışan ...'in ücretlerini günlük olarak davacı ...'ın ödediğini, inşaatta kullanılan malzemelerin de yine ... tarafından alındığını, müteveffa'nın işveren ...'ın isteği doğrultusunda ve belirlediği koşullarda çalışırken, kendi becerisine göre hareket ederek, işin yapılması için serbest hareket etmesinin, işverene bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafın, iddialarını destekler mahiyette somut delil sunamadığını, arada eser sözleşmesi olduğuna dair yazılı bir belge ibraz edemediğini, ayrıca davacı ...'ın mahkeme huzurunda verdiği beyanda sigorta yapma konusunun akıllarına gelmediğini belirttiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı ile müteveffa arasında iş sözleşmesi olduğu ve yine bu sebeple meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun açık olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacı ile müteveffa ... ve ... arasında yapılan şifahi sözleşmenin işçilik teminine yönelik olduğu, zira işin yapımında malzemenin işveren olan davacı tarafından sağlanacak ve çalışılan gün için ücret ödenecek olduğu, işin bitimi için bir tarihin öngörülmediği, müteveffa kazalının hukuki ve ekonomik açıdan bağımsız olmadığının anlaşıldığı, öte yandan müteveffanın işveren sıfatını taşıyacak bağımsız bir organizasyona da sahip olmadığı, zira müteahhit olmadığı gibi esnaf kaydının da bulunmadığı, buna karşılık davacı, inşaat işini bölümlere ayırıp yapılması gereken her bir işi de başkaca kişilere vermekle inşaat işinin yapımını üstlenmiş olup ruhsatsız ve kanun kapsamına alınmadığı sabit olan ve bölümler halinde inşa edildiği anlaşılan bina iş yeri işin başında tescil edilse idi, yaptıran davacı adına tescil edileceği, buna göre işin anahtar teslim verildiği ve müteveffanın eser sahibi olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, netice itibariyle uyuşmazlıkta davacının işveren, dava konusu olayın iş kazası olduğunun sabit olduğu gerekçeleriyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacı ile müteveffa ... arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacı ile müteveffa arasında işçi-işveren ilişkisi değil, iş sahibi işi yerine getiren ilişkisinin mevcut olduğunu, müteveffanın piyasada ve köylerde inşaat, çatı işi yapan, iş bulunca ve yevmiye usulü çalışan bir kişi olduğunu, buna rağmen istinaf mahkemesince hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/9791, K. 2023/10130, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-9791-e-2023-10130-k-beb6f4daa4b3