Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8315 E. 2024/10057 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8315
- Karar No
- 2024/10057
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2142 E., 2023/754 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/412 E., 2021/417 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ... ve ...'in esastan reddine diğer davacı ... yönünden kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin eşi, davalıya ait işyerinde iş kazasına kadar işçi olarak çalışmış, Antalya ili, Kepez İlçesi Ulus Mah. ... ... Caddesi Emirçam Apt. No:37/9 numaralı adresin balkonunda korkuluk kaynağı yaparken murisin düşmesi neticesinde iş kazası gerçekleşmiştir. Muris her ne kadar Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesine kaldırılmış ise de tedavisi devam ederken 15.01.2019 tarihinde vefat ettiğini, davacı ... Aldemir murisinin vefatı ile sonuçların olayda, SGK tarafından iş kazası olarak tespit edilmiş. HMK 107 nci maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasâl faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, davacılar ..., ... ve ... derin bir elem ve üzüntü yaşadıklarından dolayı 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 1.000,00 TL cenaze, defin giderleri kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf açmış olduğu davada müvekkilin evinde yapılmakta olan krom korkuluk işinde diğer davalılar ... ve ...'ün çalışanı olarak iş yapmakta iken iş kazası geçirerek vefat ettiğini, meydana gelen bu ölümlü iş kazası nedeniyle davacılar ne kusur ne de kusursuz sorumluluğu bulunan müvekkile de işbu haksız davayı yönelterek maddi - manevi tazminat talebinde bulunmadığını, yöneltilen davada davacının hasım gösterilmesi mümkün olmayıp husumet iddiasını kabul etmediklerini ve öncelikle bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davalı ...'nin evinde gerçekleşecek olan tadilatla ilgili olarak şüpheli ... ile anlaşma sağlamış ve ... de SSK'lı çalışanı olan müteveffayı bu işte görevlendirdiğini, işin kim tarafından ve nasıl yapılacağı hususlarında iş sahibi olan ...'nin bilgi sahibi olmayıp; çalıştırılacak işçiyi de ...'nin seçmediğini, müvekkil direk ...'e iş gördürmediğini yani ...'in ...'nin çalışanı olmadığını, diğer davalılar ... ve ...'ün de ...'nin çalışanı olmadığını, ...'nin Serbest Olarak Ticari Faaliyet Gösteren bu kişileri Hukuken Denetleme ve Gözetleme Yükümlülüğü Bulunmadığını, denetlemesinin de mümkün olmadığını davanın reddini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 1-Destekten yoksun kalma tazminatı isteğinin kabulü ile Eş ... bakımından 291.553,98 TL, mirasçı ... bakımından 1.174,53 TL, mirasçı ... bakımından 34.444,26 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2-Cenaze ve defin giderleri talebinin kabulü ile; 3.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 22.12.2018 tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Manevi tazminatı isteğinin kısmen kabulü ile Eş ... bakımından 300.000,00 TL, mirasçı ... bakımından 2.000,00 TL, Mirasçı ... bakımından 40.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 22.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davalılardan ... bakımından tüm talepler ve davanın reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'nin hem maddi tazminat hem de manevi tazminat yönünden diğer davalılar ile birlikte işbu kazadan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Mahkemece manevi tazminat takdir edilirken hatalı değerlendirme yapıldığını ve özellikle küçük çocuklar yönünden düşük miktarda manevi tazminata takdir edilmiş olduğunu ve davanın tümden kabulünün gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Davalılardan ... ile diğer davalılar arasında "... sözleşmesi" mevcut olup davalılardan ... evinin korkuluklarının tadilat ve değiştirilmesi işini diğer davalılara vermiştir. Ölen davacılar murisi davalılar Serap ve Rıfat'ın işçisidir. İlk Derece Mahkemesinin davalılardan ... yönünden ret kararı ve gerekçesi doğru olup davacıların bu yöne ilişkin istinafları yerinde değildir. ..Somut olayda; iş kazası tarihi, ölen davacılar murisinin kusur oranı, manevi tazminatın özelliği ve paranın satın alma gücü gözönüne alındığında davacılardan ölen murisin çocuklarından ... için hüküm altına alınan 40.000,00 TL manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygundur. Davacı ...'nın manevi tazminat miktarına yönelik istinafı yerinde değildir. Ancak ölenin diğer çocuğu davacı ... için manevi tazminat miktarının dosya kapsamına aykırı olarak 2.000,00 TL olarak belirlenmesi doğru olmamıştır. Davacı ...'ın bu yöne ilişkin istinafı kısmen yerinde olmakla, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... için manevi tazminatın diğer çocuk gibi 40.000,00 TL olarak belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek davacılar ... ve ...'in istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı ...'in istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Destek tazminatı alacağından sorumluluk ve tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci ve 114 ünca maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleri " Asıl - alt işverenlik" yönünden 4857 sayılı Kanun'un 2/7 ve 5510 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile Alt İşverenlik Yönetmeliği maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme A) Davacılar vekilinin manevi tazminat hükümlerinin davalılar ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, manevi tazminat hükmlerinin, birbirlerinden ve maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, miktarlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davacılar vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B)Davacılar vekilinin davalı ...'ye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tüm temyiz itirazlarının reddiyle ...'ye yönelik hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Davacılar vekilinin, manevi tazminat hükümlerinin davalılar ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, Davacılar vekilinin davalı ...'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.