Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7444 E. 2024/11306 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7444
- Karar No
- 2024/11306
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/471 E., 2023/780 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/105 E., 2022/495 K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ...'ın ve diğer müvekkillerinin babası olan ...'ın 22.07.2011 günü meydana gelen iş kazası niteliğinde trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, davalılardan ...'ın kazayı yapan ... plaka sayılı traktörün sürücüsü ve aynı zamanda diğer davalı ...'in işçisi olduğunu, davalı ... 'in sürücü ...'in ve kazada vefat eden ...'ın işvereni ve aynı zamanda diğer davalı ... Belediyesi'nin taşeronu olduğunu, davalı ... Belediyesi'nin kazayı yapan ... plaka sayılı traktörün araç maliki ve diğer davalı ...'in iş sahibi ve muris ...'ın üst işvereni olduğunu, davalı ...Ş'nin kazayı yapan ... plaka sayılı traktörün zorunlu trafik mali sorumluluk sigorta şirketi olduğunu, ... 'ın 22/07/2011 günü meydana gelen ölümlü iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacılardan ... için 10,000 TL, ... için 10,000 TL ve ... için 10.000 TL olmak üzere 30.000,00 TL maddi tazminatın, ayrıca davacılardan ... için 70.000 TL, ... ... için 70.000 TL, ... için 70.000 TL ve ... için 60.000 TL olmak üzere toplam 270.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bursa 4. İş mahkemesinin 2017/473 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak açmış olduğu dava da; müvekkillerin murisi ...'ın iş kazası nedeni ile vefat ettiğini, müvekkillerinin manevi olarak büyük çökümtüde olduğunu, bu kapsamda her mirasçısı için maddi manevi tazminatın mahkememizin 2011/723 Esas sayılı dosyası ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bursa 4.iş mahkemesinin 2019/91 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak açmış olduğu dava ile, müvekkillerin murisi ...'ın iş kazası nedeni ile vefat ettiğini, müvekkillerinin manevi olarak büyük çökümtüde olduğunu, bu kapsamda her mirasçısı için maddi manevi tazminatın mahkememizin 2011/723 Esas sayılı dosyası ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekilinin yine Bursa 17. İş Mahkemesinin 2022/209 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak açmış olduğu dava ile, 2022 yılı olduğu için 2022 yılı asgari ücret verilerine göre yeni hesaplama yapıldığını, bilirkişinin yaptığı hesaplamalar çerçevesinde söz konusu dava, ıslah ve daha önceki ek davadaki talep ettikleri toplam tutara ilaveten, müvekkillerinden ... için 158.000,00-TL'nin kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... savunması; davalı vekili, müvekkili idarenin dava konusu edilen iş kazasında kusuru bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, 22.07.2011 günü Armutlu'da iki sokağın kesiştiği bir kavşakta, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki traktör ve ona bağlı açık römork, sağ tarafa doğru yaptığı manevra sonucu traktöre bağlı sağ arka tekerleğin bordür taşına çarparak sol tarafa yan yatıp sürüklenmeye başlaması sonucu römork üzerinde yolculuk yapmakta olan ... ...'ın yere düşerek başını karayoluna çarparak hayatını kaybettiğini, Bursa 2.İş Mahkemesinin 2011/723 Esas sayılı dosyasında kusur ve hesap raporlarının alındığını, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkili idare ile olayın meydana gelmesinde herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... savunması; davalılar vekili, husumet itirazında bulunduklarını, Armutlu Belediyesi ile taşeronluk sözleşmesini yapanın ... olduğunu, davacının murisinin müvekkilini ...'in işçisi olmadığını, olay nedeni ile Gemlik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/290 Esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığını ve kazada sürücü ...'ın tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, müvekkili ...'ın kaza sırasında kullandığı ... palaka sayılı traktör ile tali yoldan, asfalt ana yola çıkmak istediğini, soluna va sağına bakarak, trafiğin emniyetli olduğunu görerek, sağa dönmek istediğini, direksiyonunu kırdığını, traktör arkasında bulunan iki tekerlekli römorkun sağ tekerliğinin sağda bulunan yaya kaldırımını asfalttan ayıran köşe taşının yaya kaldırımından yaklaşık 15-20 cm yüksek olması nedeni ile, köşe taşına çarptığını ve römorkun yere doğru yattığını, bu esnada römork içinde bulunan ...'ın yere fırladığını ve sonrasında vefat ettiğini, mahallinde keşif yapılmasını, istenen manevi tazminatların çok fahiş olduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... savunması; davalı vekili, deliller taraflarına tebliğ edilmeden söz konusu kaza sebebi ile, müvekkili şirketin sorumlu olup olmadığının tespit edilemediğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan ... plakalı aracın poliçedeki araç olduğunun tespiti halinde bu aracın müvekkili şirket nezdinde ekte sunulan poliçe ile sigortalı olduğunu teyit ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davacı tarafın öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacının davasını ispati halinde, müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; “ 1- İlk açılan 2011/723 Esas sayılı dava ve 2017/473 Esas sayılı ek dava ile ilgili olarak; I) Davalılar Armutlu Belediyesi, ..., ..., ... ve Ak Sigorta A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile - Davacı ... için 5.282,66 TL, - Davacı ... için 10.000,00 TL, - Davacı ... için 142.368,41 TL maddi tazminatın; Davalılar Armutlu Belediyesi ..., ..., ... ve Ak Sigorta A.Ş.'den (Ak Sigorta A.Ş. poliçe limiti dahilinde sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla) davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.09.2011 tarihinden, diğer davalılar yönünden murisin ölüm tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, II) - Davacı ... için 20.000 TL, - Davacı ... için 20.000 TL, - Davacı ... için 20.000 TL, - Davacı ... için 40.000 TL manevi tazminatın, Davalılar Armutlu Belediyesi, ..., ..., ...'den murisin ölüm tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, III) Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2- Birleştirilen Bursa 4. İş Mahkemesinin 2019/91 Esas sayılı dava ile ilgili; Maddi tazminata ilişkin ek davanın kabulü ile - 60.000 TL maddi tazminatın davalılar Armutlu Belediyesi, ..., ... ve Ak Sigorta AŞ'den (Ak Sigorta A.Ş. poliçe limiti dahilinde sorumlu olması ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalı ... yönünden dava tarihi olan 30.09.2011 tarihinden, diğer davalılar yönünden murisin ölüm tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 3- Birleştirilen Bursa 17. İş Mahkemesi'nin 2022/309 Esas sayılı dava ile ilgili; Maddi tazminata ilişkin ek davanın kabulü ile - 158.000,00 TL maddi tazminatın davalılar Armutlu Belediyesi, ... ve ...'den murisin ölüm tarihi olan 22.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,…'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....Somut olayda, davalı ... ve diğer davalı ... arasında Tavşantepe Sahil Düzenlemesi 2. Kısım ve İlçenin Muhtelif Yollarına Parke Taşı Döşenmesi İşçiliğine ilişkin işlerinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacıların murisinin bu sözleşme kapsamında çalışmakta iken kazalandığı anlaşılmıştır. Davalı ...‘nın kendi asıl işlerini ihale ile bir şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin(taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Davalı ... Başkanlığının asıl işveren sıfatıyla ve hükme esas alınan kusur raporu içeriğine iş kazasından kaynaklanan tazminat alacaklarından sorumlu tutulması dosya kapsamına uygundur. Hükme esas alınan 20.09.2022 tarihli kusura ilişkin heyet raporu ve ek hesap raporu dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu değerlendirilmiştir. Müteveffanın geçirdiği kaza 22.07.2011 tarihlidir. Müteveffanın olayda %10 oranında kusurlu olduğu ortadadır. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında yerel mahkemenin manevi tazminat miktarlarına yönelik hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Buna ilişkin istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Kaza tarihinde geçerli olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/2 nci maddesine göre eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa artık o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükmü mevcuttur. Ceza Kanunun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alındığından 765 Sayılı TCK'nın 455 ve 5237 sayılı TCK'nın 85 inci maddesi ve aynı Kanun'un 66 ncı maddesi uyarınca 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı somut dosyadan anlaşılmıştır. Hal böyle olunca 22.07.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazası için birleşen en son davanın 06.09.2022 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemez. Davalının zamanaşımı ile ilgili istinafı yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, HMK 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı ayrıca kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin olay ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun reddine dair..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi temyiz başvurusunda bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Belediyenin ihale makamı olduğunu, anahtar teslim iş verildiğini, idarenin personelinin söz konusu yol yapım işinde görev almadığını, yol yapım işinin anahtar teslim olarak ...'e verildiğini, işin tamamının yükleniciye bırakıldığı ve buna uygun olarak yer teslimi yapıldığını, idare ile ... arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde idarenin kusurlu olmadığını, zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 22.07.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat nedeniyle müteveffanın yakınları tarafından maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili istemlerine ilişkindir. 2. Değerlendirme A) Davalı ... vekilinin hükmedilen tüm manevi tazminat ve davacılar ... ... ile ... ... yönünden maddi tazminat temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davalı ... Belediyesi vekilinin hükmedilen tüm manevi tazminat ve davacılar ... ... ile ... ... yönünden yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B)Davacı ... yönünden hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetleri ile asıl işveren- alt işveren tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalı ... Belediyesi vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin hükmedilen tüm manevi tazminat ve davacılar ... ... ile ... ... yönünden maddi tazminat temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin davacı ... yönünden hükmedilen maddi tazminat miktarına yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.