İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/343 E. 2024/948 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/343
Karar No
2024/948
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/343 Esas KARAR NO:2024/948 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ :12/06/2015 KARAR TARİHİ:27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---tarihinde davalı ---- sevk ve idaresindeki -----plakalı aracın önce ------ plakalı araca, sonrasında -----plakalı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ------ plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yaralandığını, kaza sonrası hastaneye kaldırıldığını ve ameliyata alındığını, elleri ve bacaklarının felç geçirdiğini, çarpmanın etkisi ile diyaframı ve ciğerlerinin de zarar gördüğünü, kaza sebebiyle soruşturma dosyası açıldığını, savcılık dosyasında alınan adli tıp raporu ile müvekkilinin aldığı yaraların yaşamını tehlikeye sokan ve hayat fonksiyonlarını ORTA (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığı ve yaptırılan kusur incelemesinde de davalı ---- asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, diğer davalı--------- sorumluluklarının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan kusursuz sorumluluk ve ferdi kaza sigortası kapsamında sorumluluk hali olduğunu, müvekkilinin anne ve babası ile birlikte yaşadığını ve anne babasının herhangi bir gelirleri bulunmadığını, müvekkili ile kız kardeşinin evin tüm giderlerini ve anne babasının bakımlarını üstlendiklerini, müvekkilinin bundan sonraki yaşamını tek başına idame ettirebilmesinin mümkün olmadığını, kaza nedeniyle vücut bütünlüğü ve psikolojisinde kayıplar meydana geldiğini belirterek ileride artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL ------ başlığında teminat altına alınmış “kişinin sürekli sakatlığı", “tedavi masrafları” ve “gündelik tazminat” bedellerinin müvekkilinin kati heyet raporları düzenlendiğinde sakatlık oranı ve derecesi üzerinden uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ile davalı------- kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 6100 sayılı Yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre geçici ve daimi iş göremezlik, malullük, efor ve iş gücü kaybı, iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi ve kazanç kaybı, -------tarafından karşılanmayacak bakıcı gideri ve (protez bedelleri, tedavi bakım ve rehabilitasyon giderleri, elektrikli karyola, tekerlekli iskemle, havalı yatak, havalı minder, alt bezi, sonda bedeli, belgeli tedavi giderleri ve benzeri gibi maddi zararların uzman bilirkişi marifetiyle hesaplandığında artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (Sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olması kaydı ile dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı--------vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkiline dava konusu zarar ile ilgili herhangi bir müracaat ve başvuru bulunmadığını, kazaya karışan ---- plaka sayılı aracın müvekkiline ------- sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve poliçede yazılı azami teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini,------- davacının maluliyeti yönünden rapor alınması gerekeceğini, bakıcı - tedavi giderlerine ilişkin müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını, aynı şekilde manevi tazminat yönünden de müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin kazaya karışan --- aracın -------- tanzim ettiğini, müvekkilinin davacının taleplerinden sorumlu olmadığını, dosyada kusur ve maluliyet yönünden rapor alınması gerektiğini, dava konusu kazanın ferdi kaza sigortası genel şartlarına haiz olup olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının -------- gelir elde edip etmediğinin araştırılması ve gelir bağlanmamış ise davacıya dava açması için süre verilerek bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava öncesinde müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, müvekkilinin bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı --------vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, olay anında düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında verilen kusur raporunda davalı ---------tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin kamu kurumu olup husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin yolcular ile arasında taşıma ilişkisi bulunmadığını, belli güzergahlarda indi bindi yapılarak seyahat imkanı sağladığını, davacı tedavi giderlerini istediğinden --- da davaya dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca araç sürücüsü ----davanın ihbarını istediklerini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ----vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazaya karışan ------- sigorta poliçesini düzenlediğini, dava konusu olayda sigortalısının kusuru ve davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketleri nezdinde tedavi gideri kalemi şeklinde bir teminat kalmadığını, bu nedenle davacının bakıcı gideri talebinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından doğan maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı 09/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında kazaya karışan araçlardan --------- yolcu olduğunu, kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını ileri sürerek geçici - sürekli işgöremezlik tazminatı yanısıra tedavi giderleri, efor ve iş gücü kaybı, iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi, kazanç kaybı, ---- karşılamadığı bakıcı gideri ve protez bakım rehabilitasyon ------- belgeli tedavi giderleri karşılığı şimdilik 1.000,00 TL ile ferdi kaza sigortası poliçesi ile teminat altına alınan, kişinin sürekli sakatlığı, tedavi masrafları ve gündelik masrafı karşılığı şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılar ------ tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davasını HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açmıştır. Sunduğu 03/01/2022 tarihli dilekçe ile de davalı -------- yönünden maddi manevi tazminat dava haklarını saklı tuttuklarını, dava dilekçesinde 1.000,00 TL olarak açtıkları davayı alınan bilirkişi raporu ile maddi zararlarının karşılığı 3.846.724,74 TL olarak tespit edildiğinden dava değerini bu tutara arttırdıklarını kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ----- müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istediklerini bildirmiştir. Mahkememizce yürütülen yargılama neticesinde -------Dosya kapsamında yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile davacının 09/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle %100 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı ve bu nedenle hayat boyu bakıcıya ihtiyaç duyacak duruma geldiği, davacının olay sırasında---- plakalı otobüste yolcu olarak seyahat ettiği, bu aracın davalı ---- ait olup olay sırasında----------- tarafından kullanıldığı, kazaya karışan ---- plakalı aracın ise davalı ----tarafından kullanıldığı ve aracın davalı---- ait olduğu, yine kazaya karışan --- aracın malik ve sürücüsünün ise dava dışı ----- gerek ceza mahkemesinde alınan raporlar gerekse mahkememizce alınan kusur raporu ve ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile saptanan maddi olgular karşısında dava dışı ----- davacının içinde bulunduğu otobüsün şoförünün kusursuz oldukları, aynı şekilde davacıya yüklenebilecek bir kusurun da olmadığı, bu durumda davalılar ---- plakalı aracın ---- düzenleyen ----- oluşan zarardan sorumlu olmadığı, haklarında açılan davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargılama sırasında --- plakalı aracın ----poliçesini düzenleyen davalı ----plakalı aracın ferdi koltuk kaza sigorta poliçesini düzenleyen davalı----- tarafından davacıya bir kısım ödeme yapılmış olup bu davalıların vekilleri ve davacı vekili tarafından dosyaya ibraname ve makbuzlar sunularak davanın bu davalılar yönünden konusuz kaldığı beyan edildiğinden ve yargılama gideri, vekalet ücreti talepleri de karşılıklı olarak bulunmadığından her iki sigorta şirketine yönelik olarak konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalılardan----kazanın meydana gelmesinde 1.derecede ve %100 kusurlu olup, kullandığı --- plakalı aracın işleteni ve----- poliçesini düzenleyen sigorta şirketi birlikte sorumludur. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere ZMMS poliçesini düzenleyen ------ yargılama sırasında ödeme yapmış ve alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından ödenen tutar güncellenmek suretiyle maluliyet tazminatı tutarından düşülmüştür. Düşümü yapılan miktar poliçe limitinin üzerinde olmakla birlikte davacı tarafça itiraz edilmediğinden -------plakalı araç sürücüsü ve işleteninin kalan bakiye zarar tutarı olan 716.767,58 TL'den müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Aynı şekilde bakıcı gideri yönünden belirlenen 1.794.276,59 TL'nin de kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacının fazla talebi reddedilerek ; 1-Davalılar ---- yönelik davaların esastan reddine, 2-Davalılardan ------yönünden açılan davanın konusu kalmadığından bu davalılara yönelik esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalılar ---- yönünden açılan davanın arttırılan hali ile kısmen kabulüne, 716.767,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.794.276,59 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.511.044,17 TL'nin davalılar ---- kaza tarihi olan ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazla talebin reddine, ," karar verilmiştir.Mahkememizin ----- sayılı kararı davacı vekili ve İhbar olunan ------tarafından istinaf edilmekle, -------Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamında mahkemece kusura ilişkin aldırılan 02/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı ----1.derecede ve tam kusurlu olduğu, otobüsün sürücüsü ---- kusursuz olduğu belirtilmiştir.Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı ----dosyada davalı ---- olayın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, sanıklar ----ise kusursuz kabul edilerek, ----- taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten cezalandırılmasına, diğer iki sanığın ise beraatine karar verildiği, kararın --- denetiminden geçerek 17/02/2020 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü gözükmekte ise de davacının------ yolcu olarak bulunması nedeni ile taşıma ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığının değerlendirilmemiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle mahkemece ceza dosyası aslı getirtilerek otobüsün araç içi kamera görüntüleri ve tanık anlatımları değerlendirilerek----- taşıma ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünden bilirkişiden rapor alınarak dosya kapsamı çerçevesinde karar verilmesi gerekmektedir.-----Mahkemece, tazminat hesabında dikkate alınacak ücretinin tanık beyanı ile ispat edilmesi mümkün olmadığı nedenle tanıkların dinlenmemesinde, davacının ---- kaydına göre yapılan kazancı üzerinden tazminat hesabı yapılmasında, ihbar olunan --- hakkında açılmış bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmamış ve vekalet ücreti verilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, ihbar olunan -----vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." kararı ile mahkememiz kararı belirtilen gerekçelerle kaldırılmıştır.Dosya mahkememize gelmekle yeniden esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuş, ------ sayılı dosyası fiziken dosyamız içine alınmış, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda araç içi kamera kayıtlarında inceleme yapıldığı görülmüştür.---- plakalı otobüsün karıştığı --- tarihli trafik kazasına ilişkin araç içi kamera kayıtlarının gönderilmesi istenmiş , ancak zaman aşımı nedeniyle kamera görüntülerinin temin edilemediği gelen cevaptan anlaşılmıştır.Mahkememiz kararının kaldırılmasına ilişkin ---- kararı uyarınca davacının kazaya karışan -----otobüste yolcu olarak bulunması nedeniyle taşıma ilişkisinden kaynaklı olarak otobüs şoförü, maliki ve sigorta şirketlerinin sorumluluğunun olup olmadığının tespiti için , ceza dosyası kapsamındaki otobüs içi ve dışı kamera kayıtları incelenerek rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 25/12/2023 tarihli raporda bilirkişilerin ---- esas sayılı dosyasında mevcut kazaya karışan---- dış güvenlik ve iç güvenlik kamerası kayılarını inceleyen ----- tarihli bilirkişi raporunda; hem dış kamera görüntüleri ve hemde iç kamera görüntülerinin tamamen siyah anlaşılmayan görüntüler olduğunun görüldüğünü, ancak dış kamera görüntülerini açıklayan kısa yazılar olup, bu anlaşılmayan görüntülerin üzerindeki yazılardan, yolun üç şeritli ve bu üç şeritli yolun her şeridinde de araçların seyrettiği, sağ şeritte seyreden ------------ otomobilin ------- sinyasiz orta şeride direksiyon kırdığı, otobüsün ------ otomobile çarptığını, otomobil dönerek bariyerlere çarptığını, otomobilin tekrar otobüse çarptığını, vs görüntüler olduğunun belirtildiğini, bu görüntülerin trafik ekiplerinin çizdiği kroki ile de örtüştüğünü, otobüsün iç kamera görüntülerini açıklayan kısa yazılar olduğunu, bu anlaşılmayan görüntülerin üzerindeki yazılarda beyaz otomobil ------ otobüse çarptığı anda koyu renk giyimli bayan şahsın orta kısma savrulduğu, koyu renk giyimli bayan şahsın yere düşmesi, sürüklemesi ve orta kısım koltuk demirlerine çarpması, bir erkek şahsın bayan şahsın üzerine düşme anı görüntülendiğinin belirtildiğini, bu görüntülere göre davacı----otomobilin otobüse sert bir şekilde çarpması anında otobüsün gerisine doğru savrulduğu, yere düştüğü ve sürüklenerek orta kısımdaki koltuk demirlere çarptığı ve bu darbede bu bayanın üzerine erkek bir şahsın düştüğünün anlaşıldığını, --- maliki olduğu ----plaka nolu otomobil sürücüsü -----, olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğunu, olayın cereyan tarzına ve tespitlere göre,----plaka nolu otobüs sürücüsü ---- kusursuz olduğunu, davacı -----, yolcu olarak bulunduğu --------- nolu otobüste, yolda seyreden ve hatalı doğrultu değiştiren sürücünün aracı ile otobüse çarpması ile otobüsün sarsılması sonucu otobüs içine düşmesi olayında, alabileceği bir tedbir olmadığından kusursuz olduğunu, davalı ----sigortalı olduğu ve davalı--- tarafından----- düzenlendiğini, davalı -------- düzenlediği ferdi kaza sigortası poliçesi yönünden yaptığı ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş olup taraflar arasında sulh olunduğu gözetildiğinde başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ----kaza sırasında sürücüsü ve davalı ---sigortalı olduğu ---- aracın davalı ---- tarafından ---- dönemi için, ----- sigortalandığını, uyuşmazlık konusu kaza ----- tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihi itibariyle ----- nolu poliçe yürürlükte olduğundan tazminat şartları sağlandığı takdirde davalı şirketin ---------- teminatı sunma yükümlülüğünün mevcut olduğunu,---- plaka nolu otobüs sürücüsü ---- kusursuz olması nedeniyle davalı ----- işbu kaza yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ------- plakalı aracın kaza tarihindeki maliki olduğundan, TTK 914, KTK 85. Maddesi ve ilgili mevzuata göre, davacıların uğradığı maddi zarardan tehlike sorumluluğu gereği sorumlu olacağını, davalı----- kusursuz/tehlike sorumluluğunun nedensellik bağının kesilmesi ile ortadan kalkabileceğini, Mahkemenin nedensellik bağının kesildiği kanaatine varması halinde, davalı-----sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirttikleri anlaşılmış, raporda davalı-----sorumluluğuna dair kanaat beyan edilmediği, olayın oluş şekli itibariyle nedensellik bağının kesilip kesilmediğinin belirlenmediği anlaşıldığından rapora yönelik itirazların karşılanması bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan ---- tarihli ek raporda bilirkişiler ---- nolu plakalı araç malikinin---- ve araç sürücüsünün de davalı ------- olduğunu, yolcuların sağlıklı, rahat ve güvenli bir yolculuk yapmalarını sağlayacak önlemleri almakla ve onları gidecekleri yere sağ ve sağlıklı olarak ulaştırmakla yükümlü olan taşımacının, kalkış noktasından varış noktasına kadar taşıt içinde veya duraklama yerlerinde yolcuların uğrayacakları her türlü zararlardan sorumlu olduğunu, (6762/TTK. m.806 ve 6102 TTK.m.914;-------taşımacı ile yolcu arasındaki ilişki taşıma sözleşmesine dayanmakta ise de, işletme ve yol tehlikeleri kamu düzenini gerekli kıldığından, tarafların sözleşme koşullarını özgürce kararlaştırmalarının olanaksız olduğunu,6102 sayılı TTK.854.maddesine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111. maddesine ve 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu 20. maddesine göre Sorumluluğun kaldırılmasına veya daraltılmasına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğunu, sorumluluktan kurtulabilme koşullarının da son derece sınırlı tutulduğunu, ayrıca yolcunun, taşımacının ve yardımcılarının kusurunu kanıtlamak zorunda olmayıp, kanıt yükü taşımacının üzerinde olduğunu, 6102 sayılı TTK.914.maddesi 2.fıkrasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86. maddesi 1. fıkrasına ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 18. maddesi 2. fıkrasına göre taşımacının, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabileceğini, taşımacının, sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklanan sorumluluğunun, öğretide “kusur sorumluluğu” olarak nitelendirildiğini, bu sorumluluğun sürücünün kusurundan bağımsız olduğunu, örneğin bir otobüs kazasında sürücünün kusuru bulunmasa bile, taşımacı, yolculuğun güvenli geçmesi için her türlü önlemleri almamış ise ya da yolcusunu koruyup kollamada gerekli özeni göstermemişse,6102 sayılı TTK.914.maddesine ve Karayolu Taşıma Kanunu 17 ve 18. maddelerine göre kusurlu sayıldığını, taşımacının taşıdığı kişi ve eşya ile ilgili gerekli önlemleri alması ve özen göstermesi genel bir hukuk kuralı olup taşımacının, taşıdığı yolcuların güvenliğini sağlamak için taşıtına bindirdiği kişileri ve yüklediği eşyaları denetimden geçirmekle de yükümlü olduğunu, otobüsün yola çıkılmadan önce her türlü teknik denetiminin yapılmamış olması, periyodik bakımının savsaklanması, bütün bunların sonucu fren boşalması, rot çıkması, lastik patlaması, bijon kesmesi, direksiyon kilitlenmesi ve benzeri durumların kazaya neden olmasının taşımacının kusuru olduğunu, ----- tazminattan indirim nedeni kabul edilmemiş olup, tazminatın tam kusura göre ödenmesinin kabul edildiğini, taşımacının kusurunun, sürücü veya yardımcılarının kusurundan büsbütün ayrı ve farklı oluşu nedeniyle ayrı bir yöntemle ve “objektif işletme kusuru” kriterlerine göre araştırılması ve değerlendirilmesi gerektiğini,6102 sayılı TTK.914/2, Karayolu Taşıma K. 18/2. ve Karayolları Trafik K. 86/1. maddelerinde açıklanan sorumluluk hükümlerine bakılarak, taşımacının ve motorlu araç işletenin sorumluluğunun hem “tehlike sorumluluğu” ve hem de “kusur sorumluluğu” olduğunun söylenebileceğini, bu iki sorumluluk türünün “ağırlaştırılmış nesnel sorumluluk” kavramında bir araya geldiğini, böyle olunca da taşımacı, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiş olsa bile, eğer taşımacının sorumluluğunu gerektiren nedensellik bağı “zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuruyla ya da öngörülemeyen nedenden (mücbir sebepten) dolayı kesilmemişse” taşımacının “ağırlaştırılmış nesnel sorumluluk” ilkesi uyarınca zararı ödemek zorunda kalacağını, taşımacının kendisi ve istihdam ettiği müstahdahdemlerinin tehlike ve kusur sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğunu, ancak Mahkeme tarafından, kusurlu olduğu tespit olunan sürücü ---- ağır kusuru olduğuna karar verilmesi halinde----tehlike ve kusur sorumluluk halinin ortadan kalkacağını ifade etmişlerdir.Davacı vekili tarafından sunulan 17/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile "....İstinaf kaldırma kararı sonrası alınan kusur bilirkişi kök ve ek raporu ile diğer davalılardan ------- taşımacı sorumluluğu belirlenmiş olduğundan bu davalıya ve sigorta şirketine karşı ISLAH talebinde bulunuyoruz. Belirsizlik alacak davasında; davacı, davasında bir kez talep artırım bir kez de ıslah yapabilmektedir. 02/11/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda asgari ücret üzerinden yapılan zarar hesaplaması sonucu 716.767,58 TL iş göremezlik tazminatı ve 1.794.276,59 TL bakıcı gideri olmak üzere ceman 2.511.044,17- TL tazminat hesaplanmıştır. Dava dilekçemizi 2.511.044,17- TL üzerinden ıslah ediyoruz, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile dava dilekçemiz ile 1.000,00 TL üzerinden açtığımız davamızı davalılardan --------- (poliçe ve limit sorumluluğu ile sınırlı olması kaydı ile) yönünden ıslah ettiğimiz haliyle ceman 2.511.044,17- TL alacağımızın kaza tarihi olan 09/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen ( sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu olması kaydı ile) tahsiline karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunulmuştur. Davalı--------vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı zaman aşımı itirazı ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK 855 maddesi (1) Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar hükmünü düzenlemiş aynı maddenin son fıkrasında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı hükümlerinin saklı olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda kaza 09/03/2015 tarihinde meydana gelmiş dava 12/06/2015 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı vekili tarafından 03/01/2022 tarihli talep arttırım dilekçesi sunulmuş sonrasında zaman aşımı itirazına da konu edilen 17/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ibraz edilmiştir. Bu hali ile yasada kabul edilen zaman aşımı süreleri dolmadığından davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir.Davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile ---- ait aracın --- düzenleyen davalı----- talepte bulunulmuş ise de poliçede ------taşıma ilişkisinden kaynaklı sorumluluğunun teminat altına alınmadığı,---- plaka nolu otobüs sürücüsü ----- kusursuz olması nedeniyle davalı -------işbu kaza yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, hakkındaki davacı taraf istinaf sebeplerinin de reddedildiği anlaşılmıştır. ------ mahkememiz kararının kaldırılması sonucu yapılan yargılama neticesinde davalı ------ taşıma ilişkisi kapsamındaki sorumluluğunun tespiti bakımından deliller toplanarak bilirkişi heyetinden raporlar alınmış, otobüs sürücüsünün olayda kusurunun bulunmadığı yine araç içinde yolcu olarak seyahat eden davacıya da yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, olayın davalı ----- kusurlu eylemi neticesi meydana geldiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK.914 maddesinde taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiş olup maddenin 2. Fıkrasında ise taşımacının sorumluluktan kurtulma halleri belirlenmiştir. Buna göre taşımacının yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmiş olsa bile, eğer taşımacının sorumluluğunu gerektiren nedensellik bağı “zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuruyla ya da öngörülemeyen nedenden (mücbir sebepten) dolayı kesilmemişse” taşımacı zararı ödemek zorundadır. Somut olayda kazanın meydana gelmesinde otobüs sürücüsü ve davacının kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, diğer araç sürücüsünün tam kusuru ile kazanın meydana geldiği saptanmıştır. Ancak davalı ----- atfedilen kusur TTK 914/2 maddesinde öngörülen nitelikte nedensellik bağını kesecek derecede bir kusur olarak görülmediğinden davalı ------ sorumluluk halinin ortadan kalkmayacağı oluşan zarardan sorumlu olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizce daha önce davalılar -----yönünden verilen kararlar kesinleştiğinden tekrar karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalılar ------------ yönünden davanın ıslah edilen hali ile kabulüne, 716.767,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.794.276,59 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.511.044,17 TL nin bu davalılardan kaza tarihi olan 09/03/2015 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Karar harcı 171.529,42 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 27,70 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan toplam 21.709,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 149.792,67 TL harcın davalılar -------- tahsili ile hazine adına irad kaydına, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 21.736,75 TL harcın davalılar ---------- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 31,80 TL ilk masraf, 3.224,05 TL tebligat ve müzekkere gideri,6.250,00 TL bilirkişi ücreti, 1.849,00 TL Adli Tıp fatura bedelleri olmak üzere toplam 11.354.85 TL yargılama giderinden davadaki haklılık oranına göre (%65) belirlenen 7.380,65TL' den davacının talebi uyarınca davalı ----- tahsil edilen 850,00 TL'nin de mahsubuyla bakiye 6.530,65 TL'nin davalılar ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6- Davalılar----- tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 7- Davalı ----- tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 336.214,85 TL vekalet ücretinden davacının talebi uyarınca davalı -------tahsil edilen 32.030,00 TL. vekalet ücretinin mahsubu ile bakiye 304.184,85 TL.nin (davalılar ---------yönünden mahkememizin önceki kararı ile belirlenen tazminat tutarı kesinleştiğinden bu davalılara yönelik istinaf başvuruları reddedildiğinden daha önceki kararda hükmedilen 76.993,79 TL vekalet ücreti ile sınırlı olarak sorumlu olmaları kaydıyla ) davalılar ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davalı --------- kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 79.548,81 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,(bu davalıya ilişkin olarak mahkememizce daha önce verilen karar istinaf aşamasında rakamsal olarak kesinleştiğinden önceki hükümde yer alan vekalet ücreti iş bu karara aynen aktarılmakla yetinilmiştir.) 10- İhbar olunan taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 11-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,MK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/343, K. 2024/948, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-343-e-2024-948-k-add55c714aa7