Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7440 E. 2024/12638 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7440
- Karar No
- 2024/12638
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 18. İş Mahkemesi 2021/315E. - 2021/532K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/1024 E., 2021/1118 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının 24.05.2013 tarihinden 28.02.2014 tarihine kadar davalı şirketi ait gemide güverte lostraması olarak aylık net 1.400,00 USD ücret ile çalıştığını, 20.01.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralandığını, kendisinde oluşan yaralanmaya bağlı olarak maluliyet oluştuğunu, maddi tazminat ve 60.000,00-TL manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasını belirsiz alacak davası ile talep etmiştir. Birleşen İstanbul 18. İş Mahkemesinin 2021/315 Esas sayılı dosyasında aynı taleplerle davacı manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemesince 11.10.2021 tarih 2021/532 Karar sayılı karar ile birleştirme kararı verilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili aslı ve birleşen dava cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında müvekkili şirketin kusurlu olmadığını, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..A-Asıl dava yönünden açılan davanın kabulüne, 1-19.507,47 USD net maddi tazminatın, kaza tarihi olan 20.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, .. B-Birleşen dava yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 1-6.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemlerin reddine.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....Dava konusu iş kazasının oluş biçimine, tarafların üzerine düşen yükümlülüklere, kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren belirleyici faktörlere ve etken nedenlere, yapılan tahkikat, dinlenen tanık beyanları, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen tarafların kusur oranının dosya kapsamına uygun olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 95. maddesi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesi, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun birbirini teyit eden tespitleri doğrultusunda belirlenen maluliyet oranına davalı itirazının yerinde olmadığı, maluliyet oranı, kusur raporu, değişen Yargıtay içtihadı nedeni ile TRH 2010 tablosu esas alınarak 20.09.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen maddi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun belirlendiği, manevi tazminat miktarının, maluliyet oranına ve taraflara izafe edilen kusur durumlarına uygun olarak İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya kapsamına uygun takdir edildiği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, istinaf kanun yolu başvuru talebinin esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, olayın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra alınan Adli Tıp raporu ile maluliyet belirlenmesinin hatalı olduğunu, geçen süreçte davacının başka bir şekilde yaralanmış olabileceğini, maluliyet oranının hatalı tespit edildiğini, meydana gelen iş kazasında müvekkilinin kusurunun hatalı tespit edildiğini, müvekkile atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, bilirkişi tarafından yapılan yaşam süresi değerlendirmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, PMF1931 tablosunun kullanılmasının gerektiğini, pasif dönem zararının hatalı belirlendiğini, maddi zararın USD cinsinden yapılmasının hatalı olduğunu, zarar hesaplamasının USD üzerinden yapılmasının seneler içindeki kur değişimi nedeni ile sebepsiz zenginleşme niteliğinde olacağını, manevi tazminatın miktarının fazla belirlendiği beyanı ile temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında müvekkilinin kusurunun olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının az olduğu beyanları ile temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Taraf vekillerinin manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, taraf vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Taraf vekillerinin maddi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Taraf vekillerinin manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekili ve davalı vekilinin maddi tazminat miktarına yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Temyiz yoluna başvurma harcı ve aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına, 4.Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıdan alınmasına, 5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.