Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6805 E. 2023/7917 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6805
Karar No
2023/7917
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/429 E., 2023/103 K. DAHİLİ DAVALILAR : 1-... Mimarlık İnşaat Taahhüt San.ve Tic. Ltd. Şti. 2-S... Gıda Mak. Dan. ve ...Dizayn Mont. San. ve Tic. Ltd. Şti. 3-Yapıtürk Tasarım Mimari Müh. Nak. İnş. San. Ltd. Şti. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum ve davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz ş...ı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 03.03.1999 - 22.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kendi nezdinde çalışmadığını, davalı diğer şirketlerde çalıştığını, davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2016/600 E. 2017/46 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum ve davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 28.06.2016 tarihli, 2015/20150 Esas, 2016/10783 Karar sayılı ilamında; davacıya ait 15.03.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin Sütmo Pres Ltd. Şti. tarafından verildiği, 15.03.1999 - 05.04.2002 tarihleri arasında Sütmo Pres Ltd. Şti., 13.02.2002 - 30.04.2006 tarihleri arasında ... Mimarlık İnş Taah-Osman Seymen, 01.05.2006 - 13.03.2008 Yapı Türk (eski Usyap) unvanlı işyerlerinden bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece, usul ekonomisi gözetilerek, HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumetin ihbar olunan işverenlere yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, davaya iştiraklerinin sağlanması gerektiği ve kurumun davalı olması gerektiği yönünde karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum ve davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 17.10.2018 tarihli, 2017/2300 Esas, 2018/8188 Karar sayılı ilamında; 03.03.1999 - 15.03.1999 tarihleri arasında talep edilen 12 günlük süre yönünden red kararı verilmemesinin, 14.03.2008 - 15.04.2013 tarihleri arasındaki davacının çalışmaları...Türk Kimya San. Ltd. Şti.'nden bildirilmiş olduğu halde bu sürenin tespiti yönünde hüküm kurulmasının, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3 üncü maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 maddesinde düzenlendiği üzere davaya konu taleplerden her biri hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza elverişli hüküm kurulması gerekli olup, mahkemece 15.03.1999 - 15.04.2013 tarihleri arasında fark prime esas kazanç miktarı belirlenerek bilirkişi raporu örneğinin davacının yıllar itibari ile fark prime esas kazanç miktarının tespiti bakımından karara eklenmesi şeklinde karar verilmesinin isabetli olmadığı, ayrıca prime esas kazanç yönünden kurulan hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu belirtilerek; Mahkemece davalı işyerlerine ait bordroların istenilmesi, bordroların imzalı olması halinde imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde beyanının alınması, imzayı kabul etmemesi halinde imza incelemesi yaptırılması, talep edilen dönemle ilgili ücretlerin yatırıldığı banka kayıtlarının celp edilmesi, toplanan deliller değerlendirilerek ve ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunmaması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceği göz önüne alınarak ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği yönünde karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ücretlerinin 01.03.2000 - 28.02.2002 tarihleri arasında iş bankası aracılığıyla, 01.02.2007 tarihinden dava tarihine kadar ise Yapı Kredi Bankası aracılığıyla yapıldığı, davacının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzu, ticari defter kayıtları ve ücret bordroları bulunmadığı, bankadan ödeme yapıldığı anlaşılan dönemler yönünden davacının elden ödeme iddiasının bulunmadığı, bankadan ödeme yapılan dönemler yönünden prime esas kazancın bu ödemelerin miktarı dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği, 4857 sayılı İş Kanun'un 22 nci maddesinde; çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin ancak durumun işçiye yazılı olarak bildirilmek suretiyle yapılabileceğinin, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliğin işçiyi bağlayamayacağının; 62 nci maddede ise işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılmayacağının düzenlendiği, dosyada davacının ücretinin azaltıldığı yada yeniden belirlendiğini gösteren davacının da imzasını içerir bir vesika bulunmadığı, davacıya 01.03.2000 - 28.02.2002 döneminde ödemelerin bankadan yapıldığı görülmekle bu dönemi takiben gerçekleşen hizmetten dolayı yapılacak ücret ödemelerinin de bu dönemdeki ücretten aşağı olamayacağının kabulünün gerektiği, davacının 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemi çalışmasına ilişkin prime esas kazanç tespitinin de ödemelerin bankadan yapıldığı bir önceki dönem ücretlerine göre tespit edilmesinin eldeki uyuşmazlığa uygun düşeceği, bu esaslara göre tanzim edilmiş 25.01.2023 tarihli bilirkişi raporundaki prime esas kazanç tespitlerinin mahkememizce de benimsendiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davacının 15.03.1999 - 13.03.2008 tarihleri arasında dahili davalı firmalar; S... Gıda Mak. Dan. ve ...Dizayn Mont. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... Mimarlık İnşaat Taahhüt San.ve Tic. Ltd. Şti., Yapıtürk Tasarım Mimari Müh. Nak. İnş. San. Ltd. Şti. tarafından bildirilen çalışmalarının davalı...Türk Kimya Sanayi Ltd. Şti. nezdinde geçtiğinin, davacının gerçek işvereninin davalı...Türk Kimya San Tic. Ltd. Şti. olduğunun tespitine, kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, 03.03.1999 - 15.03.1999 tarihleri arası için talep edilen hizmet tespiti talebinin ispatlanamadığından reddine, davacının 14.03.2008 - 22.04.2013 tarihleri arasındaki çalışmaları davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. tarafından bildirilmiş olmakla hizmet tespiti talebi yönünden bu dönem için hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. nezdindeki çalışmalarına yönelik sigorta primine esas kazanç talebi yönünden; 01.03.2000-01.03.2013 döneminde prime esas kazancın tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığı, davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. vekili eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönlerinden mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 03.03.1999-22.04.2013 tarihleri arasında çalıştığının ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7,8,9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 77, 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu davada; davacı, 15.03.1999 - 13.03.2008 tarihleri arasında davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti.'nde çalıştığı halde dahili davalı diğer firmalardan sigortalı gösterildiği, işe 03.03.1999 tarihinde başladığı halde bildirimlerinin 15.03.1999 tarihinde yapıldığını ve 12 gün sigortalılığının gösterilmediğini, 03.03.1999 - 13.03.2008 tarihleri arasında gerçek işvereninin...Türk Kimya San. Ltd. Şti. olduğunun tespiti ile 03.03.1999 tarihinden dava tarihi olan 22.04.2013 tarihine kadar gerçek prime esas kazancının tespitini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak 03.03.1999 - 15.03.1999 tarihleri arasına ilişkin talebin ispatlanamadığından reddine, 15.03.1999 - 13.03.2008 tarihleri arasında diğer davalılar nezdinde bildirilen çalışmaların davalı...Türk Kimya San. Ltd. Şti. nezdinde geçtiğinin tespitine, 01.03.2000 - 31.03.2013 dönemine ilişkin prime esas kazancın tespitine karar verilmiştir. Somut davada 01.03.2000 - 28.02.2002 ve 01.02.2007 - 22.04.2013 tarihleri arasındaki ücretler banka aracılığıyla ödendiğinden bu dönemler yönünden banka ödemelerinin esas alındığı, 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemi çalışmasına ilişkin prime esas kazanç tespitinin de ödemelerin bankadan yapıldığı bir önceki dönem ücretlerine göre tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 nci ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği 202 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Mahkemece, 01.03.2000 - 28.02.2002 ve 01.02.2007 - 22.04.2013 dönemleri yönünden banka ödemelerinin esas alınması yerinde ise de 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemi yönünden, ödemelerin bankaya yapıldığı önceki dönemdeki ücretlere göre değerlendirme yapılması isabetli değildir. Bu nedenle 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemine ilişkin banka kayıtları araştırılmalı, banka kayıtlarının bulunmaması halinde ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil arandığı ve şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceği gözetilmeli, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 11.09.2023 gününde karar verildi. (M) KARŞI OY GERKEÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, hizmet süresi içinde başlangıç ve bitiş dönemlerinde banka kayıtlarındaki ödemeye göre prime esas kazancın belirlenmesine rağmen ara dönemde banka kayıtlarının ibraz edilmemesi nedeni ile yazılı delil aranıp aranmayacağı, bu kapsamda prime esas kazancın önceki dönme ödenen prime esas kazançtan düşük tespit edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. 2. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda "davacıya ücretlerinin 01.03.2000 - 28.02.2002 tarihleri arasında iş bankası aracılığıyla, 01.02.2007 tarihinden dava tarihine kadar ise Yapı Kredi Bankası aracılığıyla yapıldığı, davacının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzu, ticari defter kayıtları ve ücret bordroları bulunmadığı, bankadan ödeme yapıldığı anlaşılan dönemler yönünden davacının elden ödeme iddiasının bulunmadığı, bankadan ödeme yapılan dönemler yönünden prime esas kazancın bu ödemelerin miktarı dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiği, 4857 sayılı İş Kanun'un 22 nci maddesinde; çalışma koşullarında esaslı bir değişikliğin ancak durumun işçiye yazılı olarak bildirilmek suretiyle yapılabileceğinin, bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişikliğin işçiyi bağlayamayacağının; 62 nci maddede ise işçi ücretlerinden her ne şekilde olursa olsun eksiltme yapılmayacağının düzenlendiği, dosyada davacının ücretinin azaltıldığı yada yeniden belirlendiğini gösteren davacının da imzasını içerir bir vesika bulunmadığı, davacıya 01.03.2000 - 28.02.2002 döneminde ödemelerin bankadan yapıldığı görülmekle bu dönemi takiben gerçekleşen hizmetten dolayı yapılacak ücret ödemelerinin de bu dönemdeki ücretten aşağı olamayacağının kabulünün gerektiği, davacının 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemi çalışmasına ilişkin prime esas kazanç tespitinin de ödemelerin bankadan yapıldığı bir önceki dönem ücretlerine göre tespit edilmesinin eldeki uyuşmazlığa uygun düşeceği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 3. Kararın davalılar tarafından temyizi üzerine, banka kayıtlarının gönderildiği ilk ve son dönem için prime esas kazancın tespiti kabul edilmekle birlikte çoğunluk görüşü ile 6100 sayılı HMK.'un senetle ispat kuralı gerekçe gösterilerek "Mahkemece, 01.03.2000 - 28.02.2002 ve 01.02.2007 - 22.04.2013 dönemleri yönünden banka ödemelerinin esas alınması yerinde ise de 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemi yönünden, ödemelerin bankaya yapıldığı önceki dönemdeki ücretlere göre değerlendirme yapılmasının isabetli olmadığı, bu nedenle 28.02.2002 - 31.01.2007 dönemine ilişkin banka kayıtlarının araştırılması, banka kayıtlarının bulunmaması halinde ücretin ispatı konusunda yukarıda bahsedildiği üzere yazılı delil aranması ve şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunması halinde tanıkla da ispatın mümkün olabileceğinin gözetilmesi, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi" gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere; Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri(vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır. 3. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve : 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir. 4. Somut uyuşmazlıkta vasıflı olan davacının işe girdiğinden bu yana asgari ücretin çok üzerinde aldığı, prime esas kazancın 01.03.2000 - 28.02.2002 ve 01.02.2007 - 22.04.2013 dönemleri yönünden banka ödemelerinin esas alındığı, banka kayıtlarının sunulmadığı dönemde ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun emredici hükümleri olan 22 ve 62 inci maddeleri değerlendirilerek ücretin düşürülemeyeceği gerekçesi ile banka kayıtları sunulamayan dönem için bankaya bildirilen öncesi son ücret esas alınarak prime esas kazancın tespitinin yapıldığı, bu değerlendirmenin yerinde olduğu, bu nedenle bozmanın isabetli olmadığı düşüncesindeyim. 5. Zira prim alacağı kamu alacağıdır. Resen araştırma ilkesi geçerli olup senetle ispat kuralının uygulandığı dava değildir. İşveren ücretin düşürüldüğünü kanıtlayamamıştır. Kaldı ki banka kayıtlarının sunulmamasından dolayı da davacı sigortalı cezalandırılamaz. Kararın onanması gerekir.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6805, K. 2023/7917, T. 11.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6805-e-2023-7917-k-3aedf094cc7f