Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6450 E. 2024/11061 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6450
- Karar No
- 2024/11061
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3237 E., 2022/3903 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/431 E., 2022/414 K. SAYISI : 2021/555 E., 2022/180 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda,; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıların iş veren ve yüklenici olduğu Isparta Ulu cami inşaatında, günlük 90,00 TL net ücretle usta olarak 11 günden beri alçı sıva işlerinde çalışmakta iken, 14.02.2015 tarihinde iş güvenliğine uygun olarak kurulmamış iskeledeki 5x10 cm kalınlığındaki tek taşıyıcı ahşap dilmenin kırılması sonucu iskeleden aşağı düşerek bel omurları kırılacak, sol el bileği kırılacak şekilde yaralandığını ve belinden sakat kaldığını, davacıya bu yaralanması nedeniyle bel omurlarına 2 adet plaka ve 8 adet çivi çakılarak kalıcı olarak sabitlendiğini ve davacının mesleğini yapamaz ... geldiğini, davacının çalışmalarının davalı yüklenici firma tarafından sigortaya başta bildirilmediğini ancak kazadan sonra sigortaya cezalı olarak bildirimde bulunduğunu, davacının raporlu olmasına rağmen geçen süre içinde raporunun bitmesi beklenmeden işten çıkışının verildiğini, işveren ... nezdinde yapılmaya çalışılan araştırma sonucunda yüklenicinin ... olduğunu, diğer davalı (muhtemelen kardeşi) ...'nin işi yüklenici adına yetkili olan , takip eden ve kazanın meydana gelmesinde sorumluluğu olan kişi olduğunu, davalı ...'nin iş veren sıfatı ile bu kazanın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunduğunu, kaza mahallinde kullanılmak üzere iş veren tarfından hiç bir koruyucu malzeme, emniyet kemeri, kask, gözlük vs. koruyucu malzemelerin verilmediğini, emniyet kemeri gibi malzemenin kullanılabileceği hiçbir ortamın yaratılmadığını, hiçbir uyarı levhasının asılmadığını, denetleme yapılmadığını, davalı ...nin sureti sunulan 0001-0910-00531687 poliçe nolu All Risk Sigortası poliçesindeki şartlar nedeniyle poliçe limiti dahilinde meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu beyanla meydana gelen iş kazası nedeniyle fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 127.101,16 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminata davalılar aleyhine müştereken ve müteselsilen hükmedilmesini, kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının davalıların işveren ve yüklenici olduğu Isparta Ulu Cami inşaatında günlük 90,00 TL net ücretle çalışmakta iken 14.02.2015 tarihinde iş güvenliğine uygun kurulmamış iskeledeki 5x10 kalınlığındaki tek taşıyıcı ahşap dilmenin kırılması sonucu iskeleden aşağı düşerek bel omurları ve sol el bileği kırılacak şekilde yaralandığını ve belinden sakat kaldığını, yaralanma sebebiyle bel omurlarında 2 adet plaka 8 adet çivi çakılı olduğunu, davacının mesleğini yapamaz ... geldiğini, dava konusu olay nedeniyle davacının 6 ay boyunca raporlu olduğunu, davacının çalışamaz ... geldiğinden kalan ömründe üzüntü ve sıkıntı içinde kaldığını, davalı yüklenicinin davacının çalışmalarını ve işe başlamasını sigortaya başta bildirmediğini, kazadan sonra sigortaya bildirimde bulunduğunu, davacının raporlu olmasına rağmen geçen süre içinde raporun bitmesi beklenmeden işten çıkışının verildiğini, işveren ... nezdinde yapılmaya çalışılan araştırma sonucunda yüklenicinin ... olduğunu, diğer davalı ...'nin ise yüklenici adına yetkili olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sorumlu olan kişilerin kardeş olduğunu, davalı ...'nin 13.02.2015 tarihli savcılık hazırlık ifadesinde şirket olup olmadığı belli olmayan Mas İnşaat isimli firmanın sahibi olduğunu, Ulu Cami inşaatının ihalesini aldığını söylediğini, ancak yüklenici işletmenin davalı mimar ... olduğunun ceza dosyasına getirtilen iş sözleşmesinden anlaşıldığını, dava konusu olayla alakalı Isparta İş Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyasının olduğunu, dosyanın halen derdest olduğunu, Isparta İş Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan 12.11.2019 tarihinde düzenlenen ek bilirkişi raporu sonrası 5.000,00 TL olan maddi alacak talebini 127.101,16 TL'ye ıslah ettiklerini, araya giren salgın nedeniyle ertelemelerin girmesi sonucunda mahkemenin tekrar bilirkişi raporu talep etmesi üzerine 30/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda bu bedelin 204.103,10 TL olarak hesaplandığını, ilk başta ıslah taleplerine konu yaptıkları bilirkişi raporu ve son verilen rapor arasında 77.001,94 TL fark oluşması nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, meydana gelen davaya konu iş kazası nedeniyle davalılar aleyhine müştereken ve müteselsilen fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile 77.001,94 TL maddi tazminat olarak açılan bu davanın Isparta İş Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek davalarının kabulünü talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Asıl dava 2015/431 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, söz konusu iskelenin, çalışanların bizzat kendileri tarafından kurulduğunu, davalı müvekkilinin üstlendiği işin gereği olarak tarihi, yapıların içinde ahşap iskele kurma zorunluluğu bulunduğunu, ihale şartnamesinde de iskelenin ahşap malzeme ile olacağının yazılı olduğunu, işverenin üzerine düşen tüm uyarıları yaptığını, davacı dışında çalışan diğer 3 kişinin iş güvenliği eğitimi olduğunu, davacının henüz yeni çalışmaya başladığı için davacıya iş güvenliği eğitimi verilmediğini, çalışan işçilerin baret ve emniyet kemeri kullandıklarını, bunun için sürekli uyarıların yapıldığını, diğer işçilerin kurallara uygun çalışırken davacının talimatlara uymayarak kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının sigortasının yapıldığını ve bundan kaynaklı herhangi bir maddi zararı olmadığını, sigortasız çalıştığına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, davacının, Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/32 Esas sayılı dosyasının 12.10.2015 tarihli duruşmasında “..Maddi zararım yoktur” yönünde beyanda bulunduğunu, davacıya verilen emniyet kemerinin hem metal hem de ahşap iskelede kullanılabilecek nitelikte bir kemer olduğunu, davalı müvekkilinin işine özen gösterdiğini, herhangi bir kaza yaşanmaması için gerekli tüm tedbirleri titizlikle yerine getirdiğini, iş kazalarına karşı sigorta yapıldığını, işçilere iş güvenliği eğitimi verildiğini, söz konusu kazanın işçinin kendi özensizliği nedeniyle meydana gelmesi sebebiyle tazminat talebinde bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Asıl dava 2015/431 Esas sayılı dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davalının işveren sıfatı ile sorumluluğunun bulunmadığını, davacının davalıya ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, söz konusu iskelenin çalışanların bizzat kendileri tarafından kurulduğunu, davalının üstlendiği işin gereği olarak yapıların içinde ahşap iskele kurma zorunluluğunun bulunduğunu, işverenin üzerine düşen tüm uyarıları yaptığını, davacı dışında çalışan diğer 3 kişinin iş güvenliği eğitiminin olduğunu, davacının işe henüz başlaması nedeniyle iş güvenliği eğitimi verilemediğini, işçilerin baret ve emniyet kemeri kullandığını, işçilere bu yönde sürekli uyarıların yapıldığını, diğer işçilerin kurallara uygun çalışırken davacının talimatlara uymayarak kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının sigortasının yapıldığını, sigortasız çalıştığına ilişkin iddialarının yersiz olduğunu, davacının, Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/32 Esas sayılı dosyasının 12.10.2015 tarihli duruşmasında “..Maddi zararım yoktur” yönünde beyanda bulunduğunu, davacıya verilen emniyet kemerinin hem metal hem de ahşap iskelede kullanılabilecek nitelikte bir kemer olduğunu, davalı müvekkilinin işine özen gösterdiğini, herhangi bir kaza yaşanmaması için gerekli tüm tedbirleri titizlikle yerine getirdiğini, iş kazalarına karşı sigorta yapıldığını, işçilere iş güvenliği eğitimi verildiğini, söz konusu kazanın işçinin kendi özensizliği nedeniyle meydana gelmesi sebebiyle tazminat talebinde bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava 2015/431 Esas sayılı dosyada davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davaya konu kazanın 14.02.2015 tarihinde meydana geldiğini, söz konusu kazaya ilişkin Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün davalı şirket nezdinde 25.07.2014-12.07.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davalı şirkette sigortalı bulunan müdürlük binasında gerçekleşen (cami inşaatı) kaza neticesinde davacı tarafından istenen maddi- manevi tazminatın İnşaat All Risks Sigorta Poliçesinde teminat dışında kalan bir hal olduğunu, davalı şirketin söz konusu maddi ve manevi tazminattan dolayı sorumluluğunun olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava 2015/431 Esas sayılı dosyada davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, açılan maddi ve manevi tazminat davasında davalı idarenin herhangi bir sorumluluğunun ve ilgisinin olmadığını, Allrisk Sigorta Poliçesinin 9 uncu maddesine göre işin devamı süresinde meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı ... ve mal kaybından ve 3. şahıslara verilecek her türlü zarardan yüklenicinin doğrudan sorumlu olacağının, yüklenicinin bu gibi mesuliyetlerden idareyi ve idare personelini sorumlu tutamayacağının ve bu hususun yüklenici firma tarafından kabul edilmiş sayılacağının yazılı olduğunu, davalı idarenin açılan davada sorumluluğunun olmadığını beyanla davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava 2021/555 Esas sayılı dosyada davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın haksız ve yersiz olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde işveren olarak Vakıflar Genel Müdürlüğünün iş bu davaya dahil edilmesi gerektiğini, aksi halde husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacının davalı ... yönünden dava açabilmesi için öncelikle davalıya yüklenilen kusurun olmasının gerektiğini, davalının kusur oranı hakkında verilmiş bir hükmün bulunmadığını, diğer davalı ...'nin tek taraflı yapmış olduğu anlaşma ile hizmet akdinin gerçekleştiğini, davalı ...'ın Sosyal Güvenlik Kurumunun ihbarı üzerine haberdar olduğunu, diğer davalı ...'nin tek sorumlu olduğunu, Isparta İş Mahkemesinin 2015/431 Esas sayılı dosyası kapsamında davalıya herhangi bir bilirkişi raporunun ulaşmadığını, Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/322 Esas sayılı dosyasının incelenmesini talep ettiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişi tarafından hazırlanan inceleme raporunu kabul etmediklerini, söz konusu raporda davalının kusur oranının %80 olduğunun kabul edildiğini, davalının dava konusu iş kazasında bir kusurunun bulunmadığını, davacının daha önceden benzer kazalar yaşadığını, rahatsızlığının bulunduğunu, davacının tıbbi geçmişinin incelenmesinin gerektiğini, sigortalının kaza sonrası çalışmadığı yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, bu nedenle raporda belirlenen meslekte kazanma günü kaybı oranını kabul etmediklerini beyanda davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ...'ın %42,5 (Yüzde Kırkikibuçuk) oranında kusurlu bulunduğu, davalı ...'nin %42,5 (Yüzde Kırkikibuçuk) oranında kusurlu bulunduğu, kazalı ...'ün %15 (Yüzde Onbeş) oranında kusurlu bulunduğu , davacının kaza nedeniyle %42,2 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı, davalı ... Müdürlüğünün üst işveren sıfatı nedeniyle tazminatlardan sorumlu tutulduğu, davalı ... şirketi yönünden ise poliçenin iş kazası nedeniyle tazminat taleplerini kapsamadığı gerekçesiyle sorumluluğu bulunmadığı kabulünden hareketle "1-Asıl dosya yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, -127.101,16 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, -50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve Vakıflar Genel Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davalı Alianz Sigorta Aş yönünden açılan davanın reddine, 2-Birleşen dosya yönünden davanın kabulüne, -77.001,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Isparta merkez Ulu Cami'nin onarım ve restarasyon işi ihalesinin 03.07.2014 tarihinde yapılarak MAS İnşaat şirketine verildiğini, 25.07.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, olay nedeniyle müvekkili idareye kusur affedilemeyeceğini, müvekkil idarenin de sorumlu tutulmasına ilişkin mahkeme kararının yerinde olmadığını, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iskelenin çalışanlarca kurulduğunu, ihale şartnamesinde iskelenin ahşap olması gerektiği hususu belirtildiğini, davacının işe yeni başlaması nedeniyle iş güvenliği eğitiminin verilemediğini, davacının baret ve emniyet kemeri kullanma konusunda talimatlara uymadığını, ceza dosyasında maddi zararı olmadığına ilişkin beyan verdiğini, eksik araştırmayla karar verildiğini, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.