Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5924 E. 2024/9295 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5924
Karar No
2024/9295
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/810 E., 2023/152 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/552 E., 2021/353 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 20.06.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket bünyesinde elektrik bakımcısı olarak istihdam edildiğini, ağır sanayi alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin personeline uyması gereken kurallar ve çalışma alanları ile ilgili oluşabilecek riskleri ve bunların kaynaklarının neler olabileceği hususunda sürekli eğitimler verildiğini, olay günü elektrik bakımcısının davacıdan şarjlı matkabı LV binasından alıp kendisine getirmesini istediğini, davacının matkabı getirip elektrik bakımcısına vermek yerine işin biran önce bitmesi için matkapla kendi çalıştığını ve olayın bu şekilde meydana geldiğini, kazanın oluşumuna ilişkin olarak müvekkili şirkete atfedilecek bir kusurun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile HMK 26.taleple bağlılık ilkesi gereği net 492.607,87 TL maddi tazminat ile net 35.000,00 TL manevi tazminatın 20.06.2012 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine (manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine) karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin olayda hiçbir kusuru olmamasına rağmen, sonraki rapora istinaden %10 oranında kusur isnat edildiğini, Mahkemece de buna göre karar verildiğini, Mahkeme kararının öncelikle bu yönüyle incelenerek bozulması gerektiğini, hesap incelemeleriyle tayin edilen maddi tazminat tutarının hatalı olduğunu, çok genç yaşında müvekkilinin vücudunun büyük oranda yandığını, davacının hem uzun süre tedavi gördüğünü, hem de çok yoğun fiziksel acılar çektiğini, ömür boyu kalacak izlerle dolu olan vücudunu gördükçe bozulan kendi psikolojisi zaten düzelmediği halde, halen daha vücudunu görünce korkan küçük çocuklarının psikolojisi ile de ilgilenmek zorunda kaldığını, müvekkilinin çektiği ve ömür boyu katlanmak zorunda kalacağı bu acılara rağmen 40.000 TL olan manevi tazminat talebinde indirime gidilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla, davanın tam kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ağır sanayi alanında faaliyet gösteren müvekkili şirketin, personeline uyulması gereken kurallar ve çalışma alanları ile ilgili oluşabilecek riskleri ve bunların kaynaklarının neler olabileceği hususunda sürekli eğitimler verdiğini, bunun yanı sıra iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yazılı dokümanlar dağıttığını ve çalışma sahalarında uyarı levhaları yer aldığını, davacıya 05.01.2012 tarihinde iş güvenliği ve çevre bilinci eğitimi verilmiş olup davacının elektrik bakım ustabaşına bağlı olarak çalıştığını, olay günü davacının kendisinden istenen şarjlı matkabı getirip elektrik bakımcısına vermek yerine, işin bir an önce bitmesi için şarjlı matkap ile kendisinin çalışmaya başladığını, olayın bu şekilde meydana geldiğini, davacının gerekli özen ve dikkati göstermemesi, aceleci ve güvensiz davranması ve amirlerinin talimatlarına uymaması nedeniyle iş bu kazanın gerçekleştiğini, karara dayanak bilirkişi raporunda iddia edildiği üzere, davacıya eğitim verilmeksizin son derece kritik olan bu işin amirleri tarafından yaptırılmasının söz konusu olamayacağını, yine aynı rapor uyarınca müvekkili şirkete %90 kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu iş kazasının yaşandığı tarihte davacının, olay günü şarjlı matkap ile elektrik panosunda çalışmaya başladığı sırada meydana gelen patlama sonucu yaralandığı, Çanakkale Sosyal Güvelik İl Müdürlüğü'nün 31.08.2018 tarihli cevabi yazısına ekli kurum Sağlık Kurulunun 06.02.2017 tarihli kararına göre davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %33 olarak tespit edildiğinin görüldüğü, kusur durumunun tespiti için alınan ilk bilirkişi raporunda davacıya %10, davalı işverene %90 kusur atfı yapıldığı, bilirkişi raporuna yapılan davalı itirazları dikkate alınarak dosyanın üçlü bilirkişi heyetine tevdii edildiği, A sınıfı iş güvenliği uzmanı üçlü heyet raporunda %100 davalı işverene kusur atfı yapıldığı, ilk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki bulunduğundan bahisle bu kez dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir heyete tevdi edildiği, son raporda da davacıya %10 davalıya %90 kusur atfı yapıldığı, olayın meydana geliş şekli ve dinlenen tanık beyanları, davacının elektrik alanında eğitim görmüş biri olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davacı işçiye %10, davalı işverene %90 kusur atfı yönünde yapılan kusur tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, Mahkemece alınan ve davacının karşılanmamış zararını belirleyen hesap bilirkişisi raporunda yaş, bakiye ömür, ücret, işlemiş kazanç dönemi geliri, iskontolu kazanç dönemi geliri, maluliyet oranı ve kusur durumları gibi tazminat unsurları gözönüne alınmış, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ve ödenen geçici iş görmezlik ödeneğinin işveren kusuruna isabet eden miktarının da raporda düşülerek maddi tazminat belirlendiği, raporun doğru tespitler içermesi sebebiyle raporun hatalı olduğu yönündeki davalı taraf itirazlarına iştirak edilmediği, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, davacının yaşı, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi ile hak ve nesafet kuralları, az da olsa davacı işçinin müterafik kusuru yanında olayın işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmamasından kaynaklanmasına nazaran gelişen hukuktaki yaklaşıma uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık fonksiyonu da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı İçdaş Elektrik Enerjisi Üretim ve Yatırım A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5924, K. 2024/9295, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5924-e-2024-9295-k-4fb700d5ae9b