Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4162 E. 2023/4096 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4162
- Karar No
- 2023/4096
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti İstemi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/224 E., 2023/297 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/143 E., 2022/378 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı apartmanda (01.01.1990-06.11.2015) tarihleri arasında kesintisiz kapıcı olarak çalıştığını, 06.11.2013 tarihinden sonraki hizmetlerinin SGK'ya bildirilmediğini, 2001 yılına kadar maaşının ödendiğini, 2001 yılından itibaren ise işten çıkarılacağı tehdidiyle hiçbir ücret ödenmeden kapıcı dairesinde oturma karşılığında çalıştırıldığını belirterek müvekkilinin 01.01.1990 ile 06.11.2015 tarihleri arasında davalı apartmanda çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Uçsar Apartamanı Yönetimi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 29.06.2001 sonrası hiçbir hizmetinin olmadığını, müvekkili apartmanda 1990 ile 2001 yılları arasında kapıcılık görevi yaptığını, kalacak yeri olmadığı için kapıcı dairesinde oturduğunu, 12.05.2001 tarihinde Kat malikleri kurulu kararı gereğince iş akdinin feshedildiğini, SGK müfettişi tarafından düzenlenen 15.12.2015 tarihli raporda, davacının emekli olduğu 2013/11 tarihinden sonra ayrıldığının tutanağa geçildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Davacının davalıya ait 35194 sicil nolu davalı Uçsar Apartmanı iş yerinde kuruma bildirimi bulunmayan, 01.01.1991-31.08.1993, 01.09.2002-31.12.2002, 01.10.2009-30.04.2011, tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06.11.2015 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Feri Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.01.1990-06.11.2013 tarihleri arasında davalı apartman iş yerinden giriş çıkış kaydı olmadan ve bazı dönem ve yıllarda hiç bildirimi yapılmadan sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının 01.12.2013 tarihi itibariyle emekli olduğu, 35194 sicil numaralı..... adresinde kapıcılık işi mahiyetinde bulunan iş yerinin Uçsar Apartmanı adına 01.05.1969-30.11.2013 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu, Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezine davalı apartman yönetimi tarafından verilen 31.05.2011 tarihli dilekçede internet üzerinden verilmesi zorunlu olan 2009/10 uncu aydan 2011 Nisan ayı dahil belgelerin şifre olmaması nedeniyle verilemediğinin, bu nedenle elden hazırlanarak verildiğinin belirtildiği, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.07.2014 tarihli İnceleme Raporunda raporun konusunun ek belgenin işleme alınması ve işverenin adının Uçsar Apartman Yöneticiliği olduğunun belirtildiği, adına asıl prim hizmet belgesi düzenlenen ...'in Uçsar apartman yöneticiliğine ait iş yerinden 01.01.1990 yılından 2013 yılı Kasım ayına kadar sigortalı bildirimlerinin olduğunun, bildirilmediği ayların da olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, ...'in ifadesinde aynen “kendisinin Uçsar Apartmanı yöneticiliğinde 01.01.1990 yılında işe başladığı, 2013 yılı Kasım ayına kadar sigortalı olarak çalıştığı, 2013 yılı Aralık ayından da emekli olduğu, bu apartmanda emekli olduktan sonra çalışmasının olmadığı, hiçbir ücret almadığı” ifadelerine yer verildiği, raporun Sonuç bölümünde davalı tarafından süresi dışında verilen belgelerin işleme alınmaması gerektiğinin ifade edildiği, Aile Beyan Formunda davacının Mahalleye geliş tarihinin 01.11.1989, mesleğinin (görevli) olarak belirtildiği, formun Uçsar Ap. Yöneticiliği tarafından imzalanmış olduğu, dinlenen kamu tanıklarının davacının çalışmalarını doğruladıkları, 2004 yılı 1 inci dönem bordrosunun davacının Kurum şahsi dosyasında bulunduğu ve bu dönemin tam süre olarak yaşlılık aylığında dikkate alındığı, davacının mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde çalıştığı kanaatine varıldığından kurulan hükme ilişkin mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; Davacı vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden Davacı vekili ve feri müdahil kurum vekili temyiz dilekçelerinde; istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, her ne kadar mahkemece davacının davalı iş yerinde tam süreli olarak istihdam edildiği kanaatiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, fiilen kapıcılık hizmetlerine hasrettiği süreler, kısmi zamanlı çalışma süresi bakımından hizmet olgusu açıklığa kavuşturulmadan, günde kaç saat çalıştığına dair varsayımsal hesaplama ile eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olup, bozmayı gerektirmiştir. Dosya kapsamından, davalı Uçsar Apartman Yöneticiliği işyerinden (01.01.1990-06.11.2013) tarihleri arasında giriş-çıkış kaydı olmaksızın tam süreli sigortalılık bildirimleri bulunduğu, buna karşın bu tarihler arasında: 1991, 1992, 1993/1-2, 2002/3, 2004/1, 2009/10-12, 2010, 2011/1 dönemleri olmak üzere bildirimlere rastlanmadığı, davacının 01.01.1990-06.11.2013 tarihleri arasında davalı apartman iş yerinden giriş çıkış kaydı olmadan, bazı dönem ve yıllarda da hiç bildirimi yapılmadan sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, 35194 sicil numaralı ......adresinde kapıcılık işi mahiyetinde bulunan iş yerinin Uçsar Apartmanı adına 01.05.1969-30.11.2013 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu, davaya konu binanın 5 kat dükkanlar dahil 22 bağımsız bölümden oluştuğu, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.07.2014 tarihli İnceleme Raporunda yer alan ...'in ifadesinde aynen “kendisinin Uçsar Apartmanı yöneticiliğinde 01.01.1990 yılında işe başladığı, 2013 yılı Kasım ayına kadar sigortalı olarak çalıştığı, 2013 yılı Aralık ayından da emekli olduğu, bu apartmanda emekli olduktan sonra çalışmasının olmadığı, hiçbir ücret almadığı” beyanında bulunduğu, Aile Beyan Formunda davacının Mahalleye geliş tarihinin 01.11.1989, mesleğinin (görevli) olarak belirtildiği, formun Uçsar Ap. Yöneticiliği tarafından imzalanmış olduğu, Başkent Doğalgaz Anonim Şirketinin 16.12.2020 tarihli yazısında; Çankaya Barbaros Mahallesi Büyükelçi Caddesi No 1 adresinde bulunan taşınmazın 20.06.1991 tarihinde doğalgaz kullandığı, 21.07.2001 tarihinde merkezi sistem kullanımından bireysel sistem kullanımına geçildiğinin bildirildiği, kolluk tarafından yapılan araştırmada komşu sakinler ve işyeri çalışanları tanıklık yapmak istemediklerinden tespitinin yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular ışığında davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde mahkemece, davacının tam gün süreyle çalıştığı iddiası karşısında, aile hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği davaya konu olayda çalışırken kimden emir ve talimat aldığı, çalışma şeklinin nasıl olduğu, gün içinde hangi işlerle uğraştığı, davacının her gün düzenli şekilde çöp toplama, apartman iç ve dış bölgelerinin temizliğini yapma ve şekli, apartman sakinleri için alışveriş yapma, market ihtiyaçlarının alımı gibi işlerini karşılama, apartmanda temizlik yapma gibi hizmetleri yerine getirip getirmediği hususlarında beyanı alınarak ve eksik hususlar davacıya açıklattırılarak dava konusu somutlaştırılmalı, davacı ve davalı tarafların gösterdiği tanık beyanları ile yetinilmeyip, apartmanda uzun süre ikamet edenler arasından davacının hizmetlerini bilebilecek durumdaki kat maliki olmayan sakinlerinden de kanaat edinmeye elverişli sayıda tanık dinlenilmeli, keza civar apartmanlarda uzun yıllar oturan komşu ya da yakın yerlerde kayıtlara geçmiş çalışanlar ile davacının bu çalışmalarını bilebilecek durumda olan, mahalle muhtarı veya azaları tespit edilip tanık sıfatıyla beyanlarına başvurularak, uzun yılları kapsayan bu bilgilerinin doğruluğu konusunda tanıklar özenle dinlenilmeli ve bu yöndeki beyanları buna göre irdelenmeli, gerekirse, bu hususlar dinlenen bu tanıklara ayrıntılı şekilde açıklattırılmalı, buna göre davacının kısmi zamanlı çalışma durumunun günlük çalışma saatine göre (4857 sayılı İş Kanunu'nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışmanın 1 günlük çalışma hesabı ile) haftalık ve aylık çalışma süresinin kaç gün olduğu açıkça belirlenmeli, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Mahkemenin, yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.