Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/372 E. 2023/3523 K. – Fark Aylıkların
Konu: Fark Aylıkların Yasal Faizi İle Birlikte Ödenmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/372
- Karar No
- 2023/3523
- Karar Tarihi
- Konu
- Fark Aylıkların Yasal Faizi İle Birlikte Ödenmesi
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1894 E., 2022/1631 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/310 E., 2022/109 K. Taraflar arasındaki fark aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince "davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.04.1992 tarihinde diş hekimi olarak 6 sene Bağ-Kur'lu olarak özel muayenesinde çalıştığını, 30.03.1998 yılında 657 sayılı Kanun'un 4/b kapsamında sözleşmeli devlet memuru olarak görev yaptığını, 15.08.2011 tarihinde ise kadrolu devlet memuru olarak görevine devam ettiğini, 16.07.2021 tarihinde ise emekli olduğu, davacının emekli aylığının emsallerine göre düşük hesaplandığını, kuruma emekli aylığının yeniden hesaplanması için yapmış oldukları başvuruya cevap vermeyerek taleplerinin zımnen reddine karar verildiğini, 5510 sayılı Kanun'a göre emekli olanları ile 5434 sayılı Kanun'a göre emekli olanların aylıklarının farklı olduğunu, davacının 5510 sayılı Kanun'a göre hesaplanmış olması nedeni ile düşük olduğunu, bu durumun Anayasa'nın 10 maddesine aykırı olduğunu belirterek 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde geçen "ilgili kanunları gereği 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler " ifadesinin Anayasa'nın 10.maddesine aykırı olması nedeni ile somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, davanını Anayasa Mahkemesi kararına kadar bekletilmesine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL eksik ödenen emekli aylığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenini idare mahkemesi olduğunu, kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen yazı cevapları ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının 5510 sayılı Kanun yürürlüğü girmeden önce 30.03.1998 tarihinde 657 sayılı Devlet Memunları Kanunun 4/b maddesi kapsamında sözleşmeli personel olarak göreve başladığı, (657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 4/b maddesi tanımında ) Sözleşmeli personel, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğunun belirtildiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta iş mevzuatının uygulanma yerinin bulunmadığı ve dava konusu uyuşmazlığın idari yargının görev ve yetki alanına girdiği, yargı yolunun caiz olmadığı" gerekçeleri ile "davacının davasının dava şartı yokluğu nedeni ile reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının yerinde olmadığı, Mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği, Yargılamanın yeniden yapılması gerektiği, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 1992-1998 arası 4/b, 2001-2011 arası (sözleşmeli personel) 4/a ve 2011-2021/7 nci ay arası 4/c kapsamında hizmetinin bulunduğu, davacıya Temmuz/2021 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, Orman Genel Müdürlüğünden gelen yazıda davacının 4/b kapsamında sözleşmeli personel olarak çalıştığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacı taraf bağlanan aylığın emsallerine göre düşük olduğunu belirtmiş ise de, uyuşmazlığın 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karar yerinde olmuştur." gerekçeleri ile "davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilin 2008 yılından evvel 5434 sayılı Kanun'a tabi olarak çalışma yürütmediğinden, ihtilafların 5434 sayılı Kanun'a göre görülmesinin ve görevli yargı yerinin 5434 sayılı Kanun'a göre belirlenmesinin mümkün olmadığı, gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, fark aylıklarının yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...