Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3513 E. 2024/9106 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3513
Karar No
2024/9106
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1204 E., 2022/2614 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2022/139 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde dökümcü olarak çalışmakta iken 10.03.2016 tarihinde meydana gelen işkazasında yaralandığını, kazanın davalı işverenin işyerinde alması gereken güvenlik önlemlerini almaması kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğini, kaza tarihinde davacının aylık net ücretinin 1.950,00 TL olduğunu, ücretinin bir kısmının elden bir kısmının bankadan ödendiğini, kaza sonucunda %40 oranında işgücü kaybının oluştuğunu, ancak SGK'nın işgücü kayıp oranının %9,1 olarak tespit ettiğini, ayrıca davacının 64 gün hastanede yattığını ve 45 gün süreyle de yatakta kaldığını bu sürede kendisine bakmak için eşinin işten ayrıldığını bu nedenle bakıcı ücretinin de ödenmesini talep ettiğini beyan ederek 3.530,03 TL maddi tazminat ile 500 TL bakıcı giderinden dolayı maddi tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşunda işverenin kusurunun bulunmadığını, kazanın işçinin kusurlu eylemi sonucunda oluştuğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinde davacının ücretinin brüt 1.960,00 TL + AGİ şeklinde olduğunu, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, tüm tedavilerinin yapılarak iyileşmiş beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "... Davacının, davalı işveren işçisi olarak çalışırken 10.03.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığı, SGK'nın davacının yaralandığı olayı iş kazası olarak kabul ettiği, davacının maluliyet oranının ilk olarak Kurum sağlık kurulunun 23.03.2017 tarihli kararı ile % 0, itiraz üzerine YSK'dan alınan 16.11.2017 tarihli karar ile % 9,1 olarak belirlendiği, ATK 3. İhtisas Kurulunun 13.03.2020 tarihli kararı ve ATK 2. Üst Kurulunun 08.07.2021 tarihli kararında maluliyet tayinime yer olmadığına karar verildiği, davacıya çalışamadığı günler için 8.435,57 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, iş güvenliği uzmanlarından oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda; davalı işverenin kusur oranının % 80, davacının kusur oranının ise % 20 olarak belirlendiği, davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığından, sadece geçici iş göremez bulunduğu dönem için kurumca karşılanmayan bakiye maddi zararın hesaplanması gerektiği, davacı ücretin bir kısmının elden ödendiğini iddia etmiş ise de, tanıklarca bu iddia doğrulanmadığından, bordrolardaki ücret esas alınarak davacının bakiye maddi zararının hesaplanması gerektiği, davacının geçici iş göremez durumda bulunduğu dönem için bakiye maddi zararının 2.277,36 TL olarak bilirkişice hesaplandığı, hesaplamada davacının müterafik kusuru oranında indirim yapıldığı, geçici iş göremezlik ödemesinin rücu edilebilir kısmının düşüldüğü, davacının talebini artırdığı, davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığından sürekli iş göremezlikten kaynaklı tazminat talep edemeyeceği, yine koşulları oluşmadığından bakıcı gideri talep edemeyeceği, geçici iş göremezlik döneminden kaynaklanan 2.277,36 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan, 10.03.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir... " gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile 1- 2.277,36 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.03.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Davacının bakıcı gideri alacağı talebinin reddine..." şeklide karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, maluliyet oranının yeniden tespitinin gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan raporlardan davacı müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucu vücudunda yanıklar oluştuğu ve iyileşmenin sağlanmadığı, tedavisinin halen devam ettiği ve maluliyete uğradığının açık olmasına rağmen, Adli Tıp Kurumu tarafından dosya kapsamında bulunan raporlar yeterince değerlendirilmeden ve oluşturulan heyette yanık tedavi uzmanı, dermatolog ve nöroloji uzmanı olmadan rapor düzenlenerek davacının maluliyetinin oluşmadığı yönündeki tespitin ve kabulünün doğru olmadığını, hükmün bu yönden ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda davacının maluliyetinin yeniden tespiti sonucu hüküm verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Mahkemece hükme esas alınan 15.01.2022 tarihli hesap raporunda davacı kazalının kaza nedeniyle Kurumdan ve sırasıyla Yüksek Sağlık Kurulu, ATK 3.İhtisas Kurulu ile ATK 2.Üst Kuruldan alınan raporlara göre sürekli iş göremezliğe uğramadığı, geçici iş göremezlik dönem zararı yönünden hesaplama yapılması gerektiği tespitiyle davacının iddia ettiği ücret üzerinden yapılan 1.seçenek hesaplamada zararın 3.530,03 TL, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada ise 2.277,36 TL maddi zararın hesaplandığı, davacının rapora beyan süresi geçtikten sonra sunduğu 04.03.2022 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi zararını 1. Seçenek üzerinden arttırdığı, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine raporda hesaplanan 2. Seçenek üzerinden 2.277,36 TL maddi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verdiği gözetildiğinde, reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3513, K. 2024/9106, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3513-e-2024-9106-k-607352f4f5c0