Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2927 E. 2024/10346 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2927
Karar No
2024/10346
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2538 E., 2022/1878 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/184 E., 2022/292 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'nın, davalı şirketin mermer ocağında geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, davalı şirketin yeterli güvenlik tedbirlerini almadığını ve kusurlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 700,00 TL maddi, davacı ... için 150,00 TL maddi, davacı ... için 150,00 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 45.000,00 TL, ... için 25.000,00TL, davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiş ve 14.8.2018 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini davacı ... için 272.781,97 TL, ... için 38.173,17 TL, ... için 36.176,36TL olarak arttırmıştır. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin kaldırma ilamı doğrultusunda hesap bilirkişinden rapor aldırdığını ve 07.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda ... için 385.512,00 TL, ... için 110.208,83 TL ... için 117.254,67 TL. tazminat hesaplandığını, istinaf incelemesi öncesinde ıslah ... kullanıldığından yeniden ıslah yapılamadığını, dava değerinin bilirkişi raporuna göre ıslah edilemediğini, bu sebeple ek dava açmak zorunda kalındığını belirterek ... için 112.730,03 TL ... için 28.275,20 TL ... için 29.253,00 TL olmak üzere toplamda 170.258,87 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.06.2022 tarihli dilekçesi ile 170.258,87 TL maddi tazminat istemini 827.610,55 TL olarak arttırdığını beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ...'nın görevi bulunmamasına rağmen kazı sahasına gittiğini, her türlü güvenlik tedbirinin alınmış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortadan kaldırma kararı sonrası alınan hesap raporuna göre ilk PSD indirildiğinde davacı ...'nın 954.830,21 TL ...'nın 105.720,19 TL ...'nın 114.191,65 TL maddi tazminata hak kazandıkları açıklanarak; "Davacı ...'nın açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile, 954.830,21 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ...'nın açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile taleple bağlı kalınarak 105.720,19 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ...'nın açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile taleple bağlı kalınarak 114.191,65 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı ...'nın açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 25.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesi ile bilirkişi raporlarının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hesaplanan zararın müteveffanın net ücreti üzerinden yapılması gerekirken brüt ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu belirtilmesine rağmen bilirkişi tarafından ısrarla aynı şekilde hesaplama yapıldığını, hesaba esas alınan ücretin yanlış olduğunu, hükme esas alınan raporda ... işçinin %25 oranında, müvekkil işveren şirketin ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de; raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda; olayın meydana gelmesinde maktul ...'nın birinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiğini, zaman aşımı def’inde bulunduklarını, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden kanuna aykırı şekilde yapılan ikinci ıslah doğrultusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettiş raporunda, davaya konu iş kazasında davalı işveren şirketin %80 oranında, kazazede işçinin %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında alınan 19.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işverenin %75 oranında (%5 lik kısmı ceza dosyasında ceza alan ocak çavuşu ... 'a, %5'lik kısmı yine ceza alan nezaretçi Seçkin Satılar'a, %5'lik kısmı yine ceza alan nezaretçi ... 'ya, %30'luk kısmı yine ceza alan işveren vekili ... 'a, %30'luk kısmı yine ceza alan işveren vekili ... e ait olmak üzere), kazazede işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan kusur raporu doğrultusunda hesaplama yaptırılarak hüküm kurulduğu; iş kazası ile ilgili ... , ... , ... , ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, sözkonusu ceza dosyasında hükme esas alınan 14.04.2014 tarihli bilirkişi raporunda işverenin %75 oranında, işçinin %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 2017/332-325 sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği ,davalı şirkete ait mermer ocağında taş kesmeci olarak çalışan kazazede işçi ...'nın mermer bloku ana kayadan ayırma işini yaptığı sırada yüksekten düşerek hayatını kaybettiği, Mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun olup davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun yerinde bulunmadığı; ortadan kaldırma kararı öncesi hükme esas alınan 23.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacıların toplam tazminat alacağı 347.131,96 TL olarak hesaplanmış olup yapılan emsal ücret araştırması, kazazedenin yaptığı iş, kıdemi, tanık beyanları dikkate alındığında rapordaki hesaplamaya esas ücretin dosya içeriğine uygun bulunduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinafının da yerinde olmadığı, Mahkemece ikinci ortadan kaldırma kararı sonrası, TRH 2010 yöntemine göre hesaplama yapılan 15.04.2022 tarihli bilirkişi raporu alındığı, davacılar vekilinin dosyada ıslah yolunu tükettiklerinden bahisle birleşen 2021/179 Esas sayılı davayı açtığı, ardından alınan son hesap raporu doğrultusunda birleşen dava yönünden ıslah dilekçesi sunduğu, önceki kararlar davacılar vekili tarafından istinaf edilmediği halde Mahkemece davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilmeksizin birleşen dava ve birleşen dava yönünden sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile; davacı tarafın önceki kararları istinaf etmemesi nedeni ile davalı lehine oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek istinaf eden davalının başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına , "davanın kısmen kabulü ile , "a)Davacı ... için belirlenen 272.781,97 TL maddi, 30.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacı ... için belirlenen 38.173,17TL maddi, 25.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine c)Davacı ... için belirlenen 36.176,36TL maddi, 25.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; kaldırma kararı sonrası yeni bir dava açılarak asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiğini, ıslah dilekçesinin birleşen dava yönünden sunulduğunu, davalının istinaf yoluna başvurması sonucu yargılama sürecinin uzaması ve hesaba esas ücretin kesin olarak belirlenmemiş olması nedeniyle kaldırılmasının davalı lehine usuli kazanılmış hak kabul edilemeyeceği, davalının istinaf dilekçesinde açıkça usuli kazanılmış hakka aykırılık bulunduğunun ileri sürülmemiş olması nedeniyle bölge adliye mahkemesi tarafından bu hususta inceleme yapılarak birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili; hesaplanan zararın müteveffanın net ücreti üzerinden yapılması gerekirken brüt ücret üzerinden hesaplama yapılması, hesaba esas alınan ücret tutarı, davalıya %75 kusur verilmesinin hatalı olduğu, davacıların tazminat istemlerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, hesap hataları barındıran bilirkişi raporuna göre verilen kararın kabulünün mümkün olmadığı gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 51, 52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilere yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2927, K. 2024/10346, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2927-e-2024-10346-k-1d84f55bcc24