Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/287 E. 2023/473 K. – Rücuan Tazminat

Konu: Rücuan Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/287
Karar No
2023/473
Karar Tarihi
Konu
Rücuan Tazminat

... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/422 E., 2021/528 K. ... ... KARAR : Esastan Ret Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı Kurum ile davalılardan... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararının davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili mahkememize sunduğu 26.12.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalılarından ... sigorta sicil nolu ...'in davalı iş yerinde 05.09.2011 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, bu kişinin mirasçılarına 34.290,34 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 17.145,17 TL kurum zararının onay tarihi olan 27.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 17.145,17 TL kurum zararının ise davalılar..., ...,... İnşaattan tahsili ile davacı kuruma verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ...- ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... Sigorta vekili 05.05.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde; davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemesinin 14.04.2016 tarihli ve 2014/415 Esas 2016/145 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve Nurol İnş. Tic. A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 13.02.2019 tarih ve 2016/16132 Esas 2019/1137 sayılı kararında; 3 üncü kişi konumundaki davalı ...’ın %100 kusurlu olduğu anlaşılması karşısında, açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi koşullarının varlığı hususlarının yöntemince irdelenip araştırılması, anılan Kanun'un 23 üncü maddesi kapsamında sorumlu oldukları anlaşılması karşısında kusursuz sorumluluk durumları belirlenmesi, şayet 23 üncü maddenin varlığı yapılacak araştırma ile belirlenemez ise de işverenler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemeni yukarıda yazılı sayılı kararı ile, "Somut olayda, iş ilişkisine dahil olmayan üçüncü kişi ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı işverenler hakkında düzenlenen müfettiş raporunda her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, toplanan delillere göre davalı işverenlerin sigortasız işçi çalıştırmak yönünde bir iradelerinin bulunmadığının anlaşıldığı, zira aynı isimli (...) bir kişinin farklı bir TC kimlik numarası ile kuruma bildiriminin yapıldığı, işverence durumun anlaşılması üzerine derhal sehven meydana gelen bu durumun da kuruma bildirildiği, bu haliyle süresinde olmasa da işe giriş bildirgesinin geçmişe dönük olarak verilmiş olduğu anlaşıldığından, anılan 23 üncü maddenin uygulanmasını ve işbu dava özelinde işverenlerin "kusursuz sorumluluğunu" gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı kanaatine varılmış, yine alınan raporlar uyarınca davalı işverenlere atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ortaya konulmuş olduğundan ... İnşaat,...,... İnşaat, ... Sigorta yönünden 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamında yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş; %100 kusurlu olduğu anlaşılan ...'ın ise 5510 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca belirlenen peşin sermaye değeri gelirinin %50'sine tekabül eden tutar üzerinden sorumluluğuna gidilmiştir." gerekçesiyle; Davanın kısmen kabulü ile; 1-5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi uyarınca 17.145,17 TL ilk peşin sermaye değeri gelirinin gelir tahsis onay tarihi olan 27.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Diğer davalılar; ... İnşaat, ...,... İnşaat, ... Sigorta yönünden 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi kapsamında yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı yönünden davanın reddedilmesinin hukuki dayanağının olmadığını, davalı araç sürücüsü ...'ın % 100 kusurlu olduğu halde mahkemece bu husus dikkate alınmadığını, kurumun zararının tamamının ... ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiğini, Davalılar ... İnşaat, ...,... İnşaat'ın her ne kadar kurum sigortalısı ...'in kimlik bilgilerini başka kişilerin bilgileri ile karıştırdıklarını bu yüzden sehven hata yaptıklarını belirtmiş iseler de kurum açısından sisteme giren kayıtların önemli olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21/1, 4 üncü maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece her ne kadar yazılı şekilde karar verilmiş ise de, rücuan tazminat istemli davada davalı ... açısından davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21/4 maddesi olmasına karşılık, hüküm gerekçesinde anılan Kanun'un 39 üncü maddesi olarak gösterilmesi hatalı olup, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Davacı kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının gerekçesinin son paragrafındaki 39 uncu maddesi silinerek, yerine 21/4 üncü maddesi ibaresinin yazılması suretiyle karar gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/287, K. 2023/473, T. 18.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-287-e-2023-473-k-9c448db4477f