Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2747 E. 2023/2256 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2747
- Karar No
- 2023/2256
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2731 E., 2022/2486 K. DAHİLİ DAVALI : ... Mimarlık Peyzaj Müh İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.12.2017 KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2021/56 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespiti ve gelir bağlanması istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 13.09.2002 tarihinde geçirdiği iş kazasından dolayı Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinden itibaren %21 oran üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, müvekkilinin ... 6. İş Mahkemesi’nin 2006/159 Esasına kayden açtığı maddi ve manevi tazminat davasında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 01.07.2016 günlü 13989 Karar sayılı kararında ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 25.05.2017 günlü, 809 Karar numaralı kararında, % 41.0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği kanaatine varıldığını, müvekkilinin Kuruma sürekli iş göremezlik oranının %41 orana tezyidi yönünde yaptığı başvuruda tahsis işlemlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını beyanla, muarazanın giderilerek, 13.09.2002 tarihinde maruz kaldığı iş kazasından dolayı Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun sözü edilen kararında belirlenen % 41 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı bağlamında, iş kazasının oluştuğu günde mer’i 506 sayılı Yasa’nın 96/4.maddesi uyarınca davacıya Şubat/2002 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanarak, 2002 Şubat ayından itibaren birikenleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili düzeltme dilekçesi ile, davacıya 2002 yılının 9.ayından itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanarak, 2002 yılının 9. ayından itibaren birikenleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK Başkanlığı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde davacının 13.09.2002 tarihinde iş kazası geçirdiği beyan edildiğini, ancak Şubat/2002 tarihinden, yani kaza tarihinden 7 ay öncesinden itibaren gelir talebinde bulunulduğunu, davacıya %21 SİD esas alınarak 8100195265 tahsis numaralı dosyadan 29.11.2013 onay tarihli gelir bağlandığını, Kurumca verilen karara idari aşamada itiraz edilerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca inceleme yapılmasının istenmesi mümkün iken Kurula gidilmeden bu davanın açılmasının 5510 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde öngörülen prosedüre aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. 2.Dahili davalı ... Mimarlık Peyzaj Müh. İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 16.02.2021 tarih ve 2017/523 esas 2021/56 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dosyasına davalı Kurumca intikal ettirilen T.C. Sağlık Bakanlığı ... Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi’nin 16.03.2011 günlü, 1268 sayılı sağlık kurulu raporunda, "sigortalı ...’in, 13.09.2002 tarihinde maruz kaldığı iş kazasından dolayı 14.09.2002 - 24.09.2002 tarihleri arasında hastanede yattığı, 24.09.2002 - 24.12.2002 istirahat sonu 28.12.2002 tarihinde çalışır, sonucuna ulaşıldığının" görüldüğünü, iş kazasının oluştuğu 13.09.2002 tarihinde mer’i 506 sayılı Kanun'un 96/4 üncü maddesi uyarınca davacının sürekli iş göremezlik gelirlerinin 30.12.2002 tarihinden itibaren bağlanarak birikenleri ile birlikte ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirlenen %49,0 SİD'in çalışabilir raporunun düzenlendiği tarihten itibaren başlatılması gerekirken 01.10.2008 tarihinden itibaren başlatılmasının dosya kapsamına aykırı bulunduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Davalı vekili, davacının maluliyetinin iş kazasının akabinde tespit edilen arazlara göre belirlenmesi gerektiğini, 29.11.2018 tarihli ve 1465 sayılı maluliyet raporu, iş kazası sonunda belirlenen arazlara göre değil, 29.11.2018 tarihli rapor tarihindeki arazlara göre düzenlendiğini, bu konudaki 18.09.2020 günlü bilirkişi raporuna vaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınmadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2021 tarih ve 2021/1909 E., 2021/1413 K., sayılı kararı ile; “...Sigortalının, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Kurum Sağlık Kurulu raporunda ve ... 6.. İş Mahkemesinin 2006/159 E sayılı tazminat davasının yargılaması sırasında Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporunda %21 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik derecesi, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02.10.2015 tarihli raporunda %38,2, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 01.07.2016 tarihli raporunda %41, Adli Tıp Genel Kurulunun 25.05.2017 tarihli raporunda %41 olarak belirlendiği, bu dosyanın yargılama sürecinde alınan Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun 29.11.2018 tarihli raporu ile %49 olarak belirlendiği gözetildiğinde, sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin istinaf itirazlarının sıralanan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar ışığında kabulüne olanak bulunmamıştır. Davacıya 11.07.2011 tarihli tahsis talebine istinaden, davalı Kurum tarafından % 21 sürekli İş göremezlik derecesi üzerinden 01.10.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereği sürekli iş göremezlik geliri bağladığı anlaşılmıştır. Sürekli iş göremezlik gelirinin başlangıcı noktasında ise, davacının 29.04.2003 tarihinde emniyete verdiği müşteki ifade tutanağı, geçici iş göremezlik belgesi, bu konuda başlatılan İş müfettişi ve SGK müfettişi incelemeleri dikkate alındığında iş kazası nedeniyle yapılan araştırmanın gecikmesinde sigortalının kusuru olmadığından 506 sayılı Kanun'un 99 ve 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesindeki aleyhe hükümlerin uygulanamayacağı, Adli Tıp Üst Kurul raporunda belirtildiği üzere davacının çalışabilir raporunun düzenlendiği tarihten itibaren yani, ... Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 16.03.2011 tarihli raporunda 24.09.2002 - 24.12.2012 arasındaki istirahatini takip eden 25.12.2002 tarihinde çalışabileceği belirtildiğinden, sürekli iş göremezlik oranının 25.12.2002 tarihinden itibaren %49 olarak tespiti gerekmekte olup, her ne kadar dava dilekçesinde %41 olarak istenmiş ise de sosyal güvenlik hukukuna ve yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme sonucunda alınan raporlar ile tespit olunan %49 oranın davacıya bağlanacak gelirlerde esas alınması gerektiği, istem ve taleple bağlılık ilkesinin hak sahibi tazminat dosyasında gözetileceği kabul edilmiştir. Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların yukarıda sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; Davalı SGK Başkanlığı vekili ve dahili davalı vekilinin istinaf başvurularının reddine, B-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ... 1. İş Mahkemesi'nin 16.02.2021 tarih, 2017/523 Esas ve 2021/56 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 1-Davanın kabulü ile; -Davacı ...' in 13.09.2002 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 25.12.2002 tarihinden itibaren % 49,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitine, -Davacıya 25.12.2002 tarihinden itibaren %49,0 sürekli işgöremezlik oranı üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine,” karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; "Eldeki davada, gelir bağlanması için Kuruma ilk kez 11.07.2011 tarihli tahsis talep dilekçesi ile başvurduğu anlaşılan davacı hakkında, Kurumca 01.02.2013 tarihli işlemle belirlenen %21 iş göremezlik oranı üzerinden 01.10.2008 gelire giriş tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı, davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine Kurumca, 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde yer alan hükmün uygulanması ile itirazının reddedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının iş göremezlik geliri bağlanması talepli Kuruma ilk kez başvuru tarihinin 11.07.2011 tarihi olması ve bu tarihte %21 iş göremezlik yönünde bağlandığından itirazın orana yapılması karşısında, davacı hakkında uygulanması gereken 506 sayılı Kanun'un 99 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddeleri uyarınca, süresi içerisinde gelir bağlanmasına yönelen başvurusu olmaması nedeniyle davacıya 11.07.2011 tarihli talebine göre 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihi esas alınarak gelirin bağlanması gerektiğinin dikkate alınması ve bu kapsamda bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " hususlarına işaret edilerek bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı içeriğinde, 01.10.2008 tarihi esas alınarak gelirin bağlanması gereğine yer verilmiş olup; uyulan bozma ilamı içeriğindeki önerme ışığında yapılması gereken başkaca işlem bulunmadığından, bozma ilamı gereğince yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; -Davacı ...' in 13.09.2002 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 25.12.2002 tarihinden itibaren % 49,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitine, -Davacıya 01.10.2008 tarihi itibariyle bağlanan sürekli işgöremezlik ödeneğinin, başlangıç tarihi itibariyle %49 sürekli işgöremezlik oranı dikkate alınarak belirlenip fark tutarların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 97 nci ve 506 sayılı Kanun'un 99 uncu maddeleri; Anayasa'nın 2, 60 ve 65 inci maddeleri ile birlikte değerlendirilmeli, münferit olayda davacı müvekkil ...'ın, 29.04.2003 tarihinde emniyete verdiği müşteki ifade tutanağı, geçici iş göremezlik belgesi, bu konuda başlatılan İş müfettişi ve SGK müfettişi incelemeleri dikkate alınarak, davacıya 25.12.2002 tarihinden itibaren %49,0 sürekli işgöremezlik oranı üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğini belirtrek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. 3.Davalı şirket temyiz dilekçesinde; davacının maluliyetinin iş kazasının akabinde tespit edilen arazlara göre belirlenmesi gerektiğini, 29.11.2018 tarihli ve 1465 sayılı maluliyet raporu, iş kazası sonunda belirlenen arazlara göre değil, 29.11.2018 tarihli rapor tarihindeki arazlara göre düzenlendiğini, bu konudaki 18.09.2020 günlü bilirkişi raporuna vaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının da dikkate alınmadığını beyanla,kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 13.09.2002 tarihinde geçirdiği iş kazası sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti ile gelir başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi) 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ...