Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2214 E. 2023/2577 K.
Konu: Hizmet Ve Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2214
- Karar No
- 2023/2577
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Ve Sigorta Primine Esas Kazanç Tespiti
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2122 E., 2022/2309 K. ... ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi SAYISI : 2015/415 E., 2020/323 K. Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri ve Feri müdahil Kurum vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri ve fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 03.04.2012 tarihinde davalıya ait ... Restaurant unvanlı işyerinde aylık 3.500,00 TL ücretle Halkla İlişkiler Müdürü olarak, her yıl için %10 oranında artış ve hasılatın %5’i oranında prim karşılığında çalışmak üzere anlaştıklarını, müvekkilinin sigorta girişinin 27.06.2014 tarihine kadar yapılmadığını, müvekkilinin ısrarları sonucunda sigorta girişini yapan davalının bu kez de 2014 itibariyle aylık ücreti 4.200,00 TL ile birlikte hasılatın %5’i olmasına rağmen 1.140,00 TL olarak bildirdiğini beyanla, müvekkilinin davalı işveren yanında işe başladığı tarihin 03.04.2012 olduğunun ve prime esas ücretlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin yanında 27.06.2014 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girdiği tarih itibariyle sigortasının yapıldığını, davacının iddia ettiği şekilde aylık 3.500,00 TL ücret ve her yıl için %5 oranında artışın hayatın olağan şartlarına uygun olmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 27.06.2014 tarihinden önce davalıya ait işyerinde çalıştığı iddiasının hukuken dayanaksız olduğunu, bu tarihte işyerinin bulunup bulunmadığı ve hangi tarihlerde 506 sayılı Kanun kapsamında olduğunun araştırılmasının gerektiğini, Vergi Dairesi ve Bağ-Kur kayıtlarının sorulması ve savcılık tahkikatı ile işyerinin faaliyetine başladığı tarihin açıklık kazanması gerektiğini, aylık 3.500 TL ücret aldığı iddiasının resmi belgelerle ispatlanması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunu ve bu nedenle iddianın resmi ve yazılı belgeler ile ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İncelenen dosya kapsamı, toplanan deliller ve istinaf kaldırma kararı sonrası dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı işveren tarafından davacının çalışmasına ilişkin resmi ve yazılı belgeler sunulmadığından tanık beyanlarına göre sonuca gidilerek, ( bordro tanıklarından ... ile komşu çay bahçesi işleticisi ...'nın beyanları ile davacının iddia ettiği gibi 03.04.2012 tarihinde işe başladığı, işe girişinin yapıldığı 27.07.2014 tarihine kadar sürekli olarak davalıya ait restaurant ve barın işleticisi olarak çalıştığı, davacının Kuruma bildirilen prime esas kazanç tutarlarının aksini ispat eden tanık beyanları dışında yazılı bir belge bulunmadığından davacının anılan tarihler arasında asgari ücret ile çalıştığının kabulü gerekeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya ait 1127912.48 sicil numaralı işyerinde 03.04.2012- 25.08.2014 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 863 gün çalıştığının ve 59 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirildiğinin, 804 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespitine, çalıştığı süre boyunca ücretinin asgari ücret olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, müvekkilinin bilgisayar mühendisi olup iyi derecede İngilizce, Yunanca ve Latince bildiğini ve davalı işyerinde 3500 TL maaş ile 03.04.2012 tarihinde Halkla İlişkiler Müdürü olarak maaşının her yıl %10 oranında arttırılması şartlarıyla işe başladığını, müvekkilinin sigorta girişinin 27.06.2014 tarihine kadar yapılmadığını, davalının 2 yılı aşkın bir süre müvekkilini sigortasız olarak çalıştırdığını, Bodrum İş Mahkemesinin 2015/356 E sayılı dosyadan devam eden davada sunulan deliller ve dinlenen tanıklarla emsal ücret araştırmasının müvekkilinin gerçekte davada belirttiği şekilde maaş aldığını kesin olarak ortaya koyduğunu, somut dosyadan da esasen davanın tüm talepleri yönünden haklılığının kanıtlandığını, ancak buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin maaşının asgari ücret olarak kabul edilip buna göre hüküm kurulduğunu, davalı işverenin düşük prim ödemek için SGK'ya düşük maaş bildirdiğini, hatta tüm işçilerini uzunca süre sigortasız çalıştırdığının mahkemece dikkate alınmadığını, ancak müvekkilinin mesleği, bildiği diller, işyerindeki pozisyonuna bakıldığıda asgari ücretle çalışabilmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunun ilk derece mahkemesince yargılama sırasında dikkate alınmadığını, beyanlarını, rapora itirazlarını, gerekçeli kararda da hiç açıklamadığını, itirazlarına dahi hiç yer vermediğini, mahkemece eksik incelemeye dayalı usulsüz karar verildiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de dosya kapsamına uygun olarak hesaplanmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve itirazlarını objektif ve tartışmasız olarak karşılamaktan uzak olduğunu, bilirkişilerce objektif unsurlardan uzak, salt davacı iddialarına istinaden ve davacı lehine hesaplama yapılmasının hatalı olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişinin bu yöndeki beyanlarının bilirkişinin tarafsızlığı ilkesi ile de çelişen mahiyette olduğunu, bilirkişi raporunda dikkate alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, itirazlarının hiçbirine objektif, somut, yanlışlanabilir ve gerekçeli yanıt verilmediğini, mahkemece yeni bir bilirkişi tayini için ileri sürdükleri taleplerinin yerinde görülmediğini, oysa bilirkişinin tarafsızlığını ya da yeterliliğini şüpheye düşürecek yeterli miktarda verinin dosyada mevcut olduğunu belirterek bilirkişi raporlarına dayalı olarak kurulan hükmün de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. 3. İstinaf kanun yoluna başvuran Fer'i müdahil Kurum vekili, ilk derece mahkemesince hüküm tesis edilirken sadece yetersiz tanık anlatımına ve bu tanık anlatımını dayanak alan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen kararın; davacının çalışmasına ilişkin resmi ve yazılı belgeler sunulmadığı, bordro tanıklarından ... ile komşu çay bahçesi işleticisi ...'nın beyanları ile davacının iddia ettiği gibi 03.04.2012 tarihinde işe başladığı, işe girişinin yapıldığı 27.07.2014 tarihine kadar sürekli olarak davalıya ait restaurant ve barın işleticisi olarak çalıştığı; davacı tarafından işyeri ve Kurum kayıtlarının aksini ispata yarar herhangi bir kayıt ve yazılı delil başlangıcı sayılacak belge sunulamadığı anlaşılmakla, davacı, Fer'i Müdahil SGK ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. 3. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un madde 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3) 6100 sayılı HMK madde 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, madde 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK madde 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, madde 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1.Davacının, davalı işveren yanından 27.06.2014-25.08.2014 tarihleri arasında hizmet bildiriminin yapıldığı, mahkemece 03.04.2012- 25.08.2014 tarihleri arasında asgari ücretle sürekli ve kesintisiz olarak 863 gün çalıştığının ve 59 günlük çalışmasının fer’i müdahil Kuruma bildirildiğinin, 804 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespitine, çalıştığı süre boyunca ücretinin asgari ücret olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespiti istemine ilişkin mahkemece, yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. 3.Mahkemece yapılacak iş; davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde mahkemece öncelikle işyerinin market bar ve restaurant bölümlerinden oluşması karşısında davacının beyanı alınarak, işyerinin tam olarak hangi bölümünde hangi gün ve saatlerde mesaisi olduğu işyerinde ne konumda hangi şartlarda, kimlerle birlikte çalıştığı sorularak talebi açıklattırılmalı, dinlenmeyen bordro tanıklarının bilgi ve görgülerine başvurularak davacnın iddiasına yönelik araştırmalar yapılmalı, davacının sorumlu müdür olduğunu iddia etmesi karşısında market lokanta ve bar işyerlerininin var ise davalı kurum, belediye ve emniyet tarafından düzenlenen denetim tutanakları celbedilmeli, bu belgelerde davacının isim ve imzasının olup olmadığı araştırılmalı, iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...