Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1422 E. 2023/1919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1422
- Karar No
- 2023/1919
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2006 E., 2022/1825 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/150 E., 2021/209 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum ve davalı ... ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum ve davalı ... ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davada, 01.09.1986-10.01.2004 arasında davalı işverenliklerde geçen ve bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini, tespit edilen sürenin yaş haddinden indirilmesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebini takiben aylık bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, davacının şahsi sicil dosyası incelendiğinde 1986/03 ay itibari ile ... Matbaada çalışmaya başladığını ve 01.12.1988 tarihine kadar işverence bildirilen aylık sigorta primleri bildirgesinde de aynı mahiyet ve iş kolu kodunda sigortalılık bildirimlerinin yapıldığını, 01.03.1988 tarihinde ise işveren davalılardan ...'nun işyerini, ...'na devrettiğini, yeni işveren tarafından da mevcut iş kolu kodundan beyan etmeye devam edildiğini, davalının diğer davalıdan devir aldığı 01.03.1988 ile 31.12.1990 tarihine kadar bildirge ve bodro düzenlenmediğine istinaden kurumları müfettişlerince 13.02.1991 tarihli teftiş raporu ekli tutanakta ise matbaa işyeri kayıtlarının incelenmesine ilişin ibraz edilen belgeler arasında da işletme defterleri, bodrolar ve diğer belgelerin olduğunun ve usulüne uygun düzenlendiğinin rapor edildiğini, ayrıca ilgili iş yerinin 31.12.1996 tarihinde ... Basılı Yayınlar adlı şirkete devrinin yapıldığını ve son olarak da 10.01.2004 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığının tespit olunduğunu belirterek resmi belge niteliği taşıyan müfettiş raporları uyarınca davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde; davacının başlangıçta ... ve daha sonra ... adına kayıtlı olan işyerinde çalıştığını, ancak sürekli bir çalışması olmadığını, çalışmış olduğu döneme ilişkin kayıtların SGK İl Müdürlüğü'nde belli olduğunu, SSK ... Sigorta Müdürlüğü'nün 16 Mayıs 1985 tarih ve 15968 sayılı yazılarında belirtildiği gibi %2 prim nispeti ile prim yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Paz. Ltd. Şti temsilcisi, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1-Davanın ve birleşen davanın Kabulü ile, -Davacı ...'ın davalılara ait iş yerlerinde 01/09/1986 ila 10/10/2004 tarihleri arasında matbaada 3535 gün (kuruma bildirilen) çalıştığı anlaşılmakla; bu sigorta primi ödenmiş günlerine x0,25 formülü ile hesaplanan 3535x0,25=884 gün itibari hizmet süresinin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine. -Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra itibari hizmet süresinin emeklilik yaş haddinden indirilmesine ve davacının talep tarihi olan 08/01/2015 tarihini takip eden ay başından itibaren davacıya yaşlılık aylığının bağlanabileceğinin tespitine. 2-Her iki dosyada alınması gereken 59,30+59,30 =118,60 Tl karar ve ilam harcının, her iki dosyada peşin alınan 27,70+29,20=55,40 TL nin mahsubu ile bakiye 64,20 TL nin davalı SGK (yasal hasım olduğundan) hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça her iki dosya için yapılan toplam 5.212,50 TL yargılama giderinin davalı SGK (yasal hasım olduğundan) hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı taraf verilmesine , 4-Davacı taraf lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından, asıl davada ise 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalı SGK (yasal hasım olduğundan) hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...; usulsüz tebligat ile yanlış şekilde taraf teşkili işleminin gerçekleştirildiğini, birleşen davada davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti.'nin gerek maliye kayıtlarından gerekse ticaret odası kayıtlarından anlaşılacağı üzere adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğini, mahkemece tüzel kişiliği sona eren davalı şirkete gönderilen tebligatın aynı konutta oturan yakınına tebliğ edildiğini ancak söz konusu tebligatın usulsüz olduğunu, davalı şirkette herhangi bir görevinin kalmadığını, temsilci sıfatının da sona erdiğini, davayı kabul etmemekle birlikte birleşen davada davacının 1997/1-2-3; 1998/1,2,3; 1991/1,2 ve 2002/2 dönemlerinde ... Basılı Yayınlar Paz. Tic. Ltd. Şti. nezdindeki çalışmalarından kendisinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu talep bakımından 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, keşif işleminin usule aykırı yapıldığını, mahkemece keşif mahalli olan iş yerine gidilerek, iş yerinde hiçbir iş aleti ve makine olmamasına rağmen, olmayan iş aleti ve makineler üzerinden hayali bir değerlendirme ile bilirkişi raporu aldırıldığını, bu durumun dosyadaki fotoğraflardan anlaşıldığını, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini, kanun hükmünün yanlış yorumlandığını, harç ve yargılama giderlerinin hatalı takdir edildiğini, davayı kabul etmemekle birlikte birleşen davada tüzel kişiliği sona eren şirket yönünden hükmedilen harç ve yargılama giderinden müştereken ve müteselsilen şahsen sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurularının ayrı ayrı esasatan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı ... ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum ve davalı ... ... vekilleri istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalan ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) geçici 7/1. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun'un Ek 5 inci ve 39 uncu, 6100 sayılı Kanun'un 297/2 inci maddesi. 2- Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan Ek 5.maddesinin "II" numaralı bendi " Basım ve gazetecilik işyerlerinden 1475 sayılı Kanun ve değişikliklerine göre çalışan sigortalılar'ın " a) Solunum ve cilt yoluyla vücuda geçen gaz veya diğer zehirleyici mad delerle çalışılan işyerleri b) Fazla gürültü ve ihtizaz yapıcı makine ve aletlerle çalışarak iş yapılan işyerleri, c) Doğrudan doğruya yüksek hararete maruz bulunarak çalışılan işyerleri, d) Fazla ve devamlı adali gayret sarf edilerek iş yapılan işyerleri, e) Tabii ışığın hiç olmadığı ve münhasıran suni ışık altında çalışılan işyerleri, f) Günlük mesainin yarıdan fazlası saat 20.00'den sonra çalışılarak yapılan işyerleri, " şartlarında geçen ve bildirilen yıllık çalışmalarına 90 gün itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini, kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanacağını düzenler. Anılan maddeye göre sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Birinci koşul sigortalının basım ve gazetecilik işyerlerinde çalışması; ikinci koşul ise (II) numaralı bendin (a-f) alt bentlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının olayda gerçekleşmesidir. 506 sayılı Kanun'un Ek 39 maddesi ise bu Kanunun Ek 5 ve Ek 6 ncı maddeleri gereğince sigortalılık süresine ilave edilen gün sayıları, beş yıldan çok olmamak üzere bu Kanunun 60 ve Geçici 81 inci maddelerinde belirtilen yaş hadlerinden indirilir, düzenlemesini içerir. 6100 sayıl Kanun'un "Hükmün kapsamı" başlıklı 297 inci maddesinin 2 numaralı bendi "(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini içerir. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, davacının 01.09.1986-10.01.2004 tarihlerinde davalılara ait matbaa işyerinde geçen ve bildirilen çalışmalarına itibari hizmet süresi verilmesini talep ettiği, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hesaplanan itibari hizmet süresine dair hüküm kurulduktan sonra şartlı olarak "...Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra itibari hizmet süresinin emeklilik yaş haddinden indirilmesine ve davacının talep tarihi olan 08.01.2015 tarihini takip eden ay başından itibaren davacıya yaşlılık aylığının bağlanabileceğinin tespitine,..." karar verildiği görülmekle ve HMK 297/2 maddesindeki düzenleme gereği şartlı hüküm verilemeyeceğinden temyize konu karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Yine davacının bir kısım hizmetlerinin itibari hizmet süresi kapsamında bildirildiği görüldüğünden itibari hizmet süresi talep ettiği tarih aralığında hükmedilecek süre ve sorumlu olan işveren belirtilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalıların temyiz itirazlarının kabulüne, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...