Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12271 E. 2024/110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12271
- Karar No
- 2024/110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1163 E., 2023/1870 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/93 E., 2021/41 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işlemlerinin iptali ile Kurumca yapılan toptan ödeme işleminin eksik yapılması nedeniyle toptan ödeme ile alacağı primlerin güncellenerek yeniden hesaplanması ve kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dilekçesinde özetle; “Müvekkilinin, davalı kurumun ..... sicil numaralı sigortalısı olduğunu ve davalı kuruma 31.10.2001 tarihine kadar toplam 1440 gün 5510 sayılı Kanun'un 4a maddesi kapsamında prim ödediğini, müvekkilinin, emeklilik şartlarını yerine getirmediği nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanamadığından 26.08.2019 tarihinde toptan ödeme talep ettiğini, davalı kurumun toplam ödenen 1440 prim gün için müvekkiline 1.287,19 TL ödediğini, söz konusu miktarın doğru bir şekilde hesaplanmadığını ve eksik ödeme yapıldığı gerekçesi ile dava şartı gereği davalı kuruma başvurulduğunu, ancak davalı kurum herhangi bir cevap vermediğini, davalı kurumun toptan ödemeye esas olan hesaplamasının hatalı olduğunu, Kanuna göre yapılacak güncel değerin hesaplanarak müvekkili davacıya ödenmesi gerekirken doğru hesaplama yapılmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 5/l inci maddesine göre; müvekkil davacının adına bildirilen primler, hem 506 sayılı Kanun düzenlemesinin hem de 5510 sayılı Kanun'un dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davalı kurum müvekkiline toptan ödeme talebine karşılık yapmış olduğu ödemenin eksik kaldığını, müvekkilinin davalı kurumdan alacağı bulunduğunun, müvekkilin alacağının hesaplanması gerektiğinden işbu davayı HMK 107.madde kapsamında belirsiz alacak olarak açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama sırasında dava değeri artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin davalı idareden alınarak müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava, cevap, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait sigortalı hizmet dökümüne göre, davacının 01.04.1992- 31.10.2001 tarihleri arasında 1440 gün sigortalılığının bulunduğu, davacının 26.08.2019 tarihinde toptan ödeme talebinde bulunduğu ve Kurum tarafından davacıya 1.287,19 TL ödeme yapıldığı, 13.02.2020 tarihli Kuruma verdiği dilekçe ile toptan ödeme tutarına itiraz edildiği, itirazın reddedilmesi üzerine iş bu davanın açılmış olup, Mahkememizce dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli, dosya kapsamına ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına uygun bulunmuş, bilirkişice 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin 29 uncu fıkrası "güncelleme katsayısı" hükmü de dikkate alınarak yapılan hesaplaması sonucu davacının toptan ödeme alacağının 1.287,19 TL hesaplanmış olup, buna göre davalı kurum işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf başvurusunda bulunan davacı, kendisi hakkında, aksi yöndeki Mahkeme kararının kaldırılması amacıyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir..." V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı, kendisi hakkında redde dair verilen kararın, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, aksi yöndeki Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 31 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.