Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11890 E. 2023/11369 K. – Kurum İşlemin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11890
- Karar No
- 2023/11369
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/654 E., 2023/105 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, Kurum işleminin iptali talebinin reddine, idari para cezasının iptali talebinin bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirkette çalışmış olan ... isimli kişinin geçirdiğini iddia ettiği iş kazası sonucunda düzenlenen 23.01.2018 tarih ve 104603/04/İR/04 sayılı inceleme raporunda söz konusu işçinin işe giriş bildirgesinin zamanında verilmemesi gerekçesi ile 12.02.2018 tarih ve 70169403-1.969.361 sayılı, 12.02.2018 tarihli 70169403-1.966.467 sayılı 59,21 TL tutarlı, 04.05.2018 tarih ve 40106169.202.01.01-E3809508 sayılı 6.588,00 TL tutarlı cezalar ve idari işlemlerin düzenlendiğini, işlemin iptali için davalı Kuruma dilekçe ile başvurduklarını ancak kurumca red kararı verildiğini, davalı Kurum dayanaklarının hukuka aykırı olduğunu, denetim raporunda işe giriş bildirgesinin 1 gün geç verildiğinin üzerinde durulduğunu ancak bunu destekler hiçbir delil olmadığını, söz konusu idari işlemin iptali için İdare Mahkemesine de dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda idari para cezasına konu olan denetim raporunun hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, ...'nın işe giriş bildirgesinin 1 gün geç bildirildiği sebebi ile düzenlenen 21.02.2018 tarih 1.966.467 sayılı işlem sebebiyle teşvikten yararlanamadığını ve bu nedenle şirketin zarara uğradığını belirterek davalı Kurumca düzenlenen 12.02.2018 tarihli 70169403-1.966.467 sayılı idari işlem ve idari para cezalarının kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurumca düzenlenen denetim raporunun hukuka uygun olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir usul ve yasaya aykırı durumun olmadığını, denetmen raporuna göre tespit edilen hususlar doğrultusunda işlemlerin yapıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2021 tarih, E.2020/83, K.2021/427 sayılı kararıyla; "Davacı vekili tarafından işçi ...'nın davacı şirkette işe başlama tarihinin 1 gün geç (09.09.2016) bildirilmesi nedeniyle davalı Kurum tarafından 12.02.2018 tarih ve 70169403-1.966467 sayılı idari işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali talep edilmiş ise de incelemesi yapılan dava dosyaları, denetmen raporu, denetmen raporuna ekli belgeler, dahili davalı işçi ...'ya ait iş sağlığı ve güvenliği eğitimine ilişkin belge ve dinlenen tanıkları beyanlarına göre işe alınmayan bir işçinin hayatın olağan akışına göre eğitime tabi tutulmayacağı değerlendirildiğinden dahili davalı ...'nın davacı iş yerinde 08.09.2016 tarihinde çalışmaya başladığı ve sigortalı işe giriş tarihinin 08.09.2016 tarihi olarak bildirilmesi gerektiği, davalı Kurum işleminin hukuka uygun olduğu kanaati ile davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davalı işçinin işe 09.09.2016 yılında başladığını, mahkemenin bu yöndeki tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilinin aleyhine ceza kesilmesine neden olan işçinin işe giriş bildirgesinin bir gün geç bildirildiğine ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu olaya sebep olan olayın dahi hukuka aykırı olduğunu, iş kazasının gerçekleşmediği, SGK müfettiş tarafından yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunun mahkeme kararları ve savcılık kararları ile sabit olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir ihmali ve kusuru bulunmadığını, tamamen hatalı idare raporları, eksik inceleme yapan yerel mahkeme kararları olduğunu, aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de itirazlarının olduğunu tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile "Ercan A'nın 08.09.2016 tarihinde işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimine katıldığı ihtilafsız olduğu gibi düzenlenen katılım belgesi ile de sabittir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği gibi işe alınmayan bir işçinin eğitime alınması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, "... omut dava dosyası incelendiğinde, dava Kurum işleminin iptali ve idari para cezasının iptali istemine ilişkin olup prim tahakkuku ile ilgili Kurum işlemi doğru olduğundan bu talep yönünden reddine dair verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacının Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptaliyle ilgili talebi yönünden, verilen karar hatalıdır. İdari para cezalarının iptaline dair talebinin görüleceği görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğundan mahkemece talep yönünden yargı yolu yanlışlığı nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, tüm talepler yönünden davanın reddi yönündeki hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni" olduğu gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava Kurum işleminin iptali ve idari para cezasının iptali istemine ilişkin olup prim tahakkuku ile ilgili Kurum işlemi yönünden bozmadan önce verilen kararın Yargıtay bozma ilamında yerinde olduğu bildirildiğinden davacının 12.12.2018 tarih ve ve 70169403-1.966.467 sayılı işleminin iptali talebinin reddine, yine Yargıtay bozma ilamına göre davacının kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezalarının iptali talebinin görüleceği görevli mahkemenin idare mahkemesi olması nedeniyle bu talep yönünden görevsizlik kararı verilmek üzere davacının 04.05.2018 tarih ve 40106169.202.01.01-E3809508 sayılı idari para cezasının iptali talebinin bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, idari para cezasının iptali amacıyla ... 1. İdare Mahkemesi'nin 2019/1241 Esas Sayılı dosya ile dava ikame edildiğini, ... 1. İdare Mahkemesi'nin 2019/1241 Esas 2019/1283 Karar sayılı ilamı ile davanın görüm ve çözümünün yetkili yer iş mahkemesinin görevine girdiğinden reddine karar verilmesi üzerine işbu davanın ikame edildiğini, ... 1. İdare Mahkemesi'nin 2018/514 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen karar ile dahili davalı işçi ...'nın sigorta girişinin 1 gün sonrasında yapıldığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı hususunun tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı Kurum tarafından müvekkil şirketten talep edilen belgelerin davalı Kuruma zamanında teslim edilmediği gerekçesi ile yapılan işlemin ve kesilen idari para cezasının geri alınarak iptaline yönelik olduğu ve ilk yapılan yargılamada verilen kararların dava konusu olmayan dahili davalı ...'nın sigorta girişinin tespitine ilişkin olduğu, söz konusu bu hususun ... 1. İdare Mahkemesi kararı ile tespit edildiği, ikinci defa yapılan 2022/654 Esas sayılı dosya üzerinden yargılama neticesinde ise Mahkemece yalnızca Yargıtay ilamına uyularak hiçbir araştırma yapılmaksızın hatalı şekilde karar verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.