Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11342 E. 2024/9147 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11342
Karar No
2024/9147
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/351 E., 2023/1506 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/130 E., 2021/331 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.05.2014 ile 31.12.2015 dönemi ... şirketindeki çalışmaların tespitini, hizmetlerine eklenmesi suretiyle kurumun daha önce bağlanan aylığın iptal işleminin iptalini ve davacıya 01.07.2016'dan itibaren yeniden aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile aylıkların faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili savunmalarında, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile denetmene verdiği ifade ile de sabit olduğu üzere davacının bahsi geçen inşaatta çalışmadığı, var olduğu ve nerede olduğu kanıtlanmayan ofiste çalışmış olsa dahi inşaattan bildirim yapılmış olmasının gerçeğe aykırı bildirim gerçeğinin ortadan kaldırmayacağı, Kurumun iptal işleminin doğru olduğu, buna göre esas davanın konusu olan aylık bakımından da alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tahsis talep tarihi itibariyle 4/1-a maddesi kapsamında son 7 yıl yarıdan fazla 4/ 1- a madde kapsamında çalışması olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin büro personeli olduğunu, şirket sahibinin talimatı neyse o işleri yaptığını, bu nedenle kimi zaman inşaata beton sulamaya gittiğini, kimi zaman işçileri maaşını götürdüğünü veya getir götür işlerine baktığını, dinlenen bordro tanıklarının inşaat çalışanlar olup, genelde 4-5 aylık sürelerle çalıştıklarından davacıya her gün aynı şekilde görmemelerinin normal olduğunu, ancak davacının inşaatta çeşitli işleri yaparken gördüklerini beyan ettiklerini belirterek, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iptal edilen hizmetlerinin fiili olup olmadığına yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın Yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2. Eldeki davada, davacı dava dilekçesinde ve yargılamanın devamındaki beyanlarında, iptal edilen hizmetlerinin inşaat iş yerinde değil de aynı işverenin büro iş yerinde geçtiğini, buradaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece, kapsamda iptal edilen hizmetlerle ilgili araştırma ve değerlendirme yapılmakla, çalışmanın geçtiği iddia olunan büro iş yeri ile ilgili hizmet tespitine yönelik araştırma ise yetersizdir. Bu kapsamda, öncelikle davacıya davası açıklattırılmalı; dava dışı iş verenin hangi iş yerinde, hangi adreste, kimlerle çalıştığı, ne iş yaptığı hususunda beyanları alınmalı; bu kapsamda resmi kayıtlarla da belirlenecek iş yerinin dönem bordrolarının dosya kapsamına alınması sağlanmalı, bordrolardan re'sen tanık seçilerek beyanlarına başvurulmalı; yetersiz geldiği taktirde işverenin belirlenen adresine komşu iş yeri tanıkları kendi dönemleri resmi kayıtlara göre gösterilmek suretiyle tespit edilerek, davacının çalışmasının fiili olup olmadığına dair beyanları alınmalı; öte yandan, belirlenen iş verenin de dava konusu tespit talebi hak alanını ilgilendirdiğinden davaya dahil edilmesi gerektiği göz önünde tutularak, tüm deliller nazarında ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11342, K. 2024/9147, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11342-e-2024-9147-k-eb9f61d7b860