Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8654 E. 2024/11424 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8654
Karar No
2024/11424
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2539 E., 2024/860 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/85 E., 2022/235 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.02.2013 - 02.03.2013 döneminde davalı iş yerinde çalıştığını, daha sonra yurt dışına gittiğini, yurt dışı hizmetlerini borçlandığını, aylık talebi üzerine aylığın bağlandığını, 18.02.2020’de bu çalışmanın fiili olmadığı gerekçesiyle aylığın kesildiğini ve ödemelerin geri istendiğini, davacının 1167878 sicilli iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, bildirimlerin yapıldığını, deneme süresi dolmadan sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğini, Kuruma yapılan itirazın reddedildiğini, çalışmanın fiili olduğunu belirterek davacının 25.02.2013 - 02.03.2013 dönemi çalışmalarının fiili ve gerçek olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki, süre, husumet itirazında bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; çalışanlar ile ilgili işverence tüm bildirimlerin yapıldığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, Kurumun buna rağmen iptal işlemi yaptığını, uyuşmazlığın Kurum ile davacı arasında olması gerektiğini, esas bakımından da davacının bildirim yapılan dönemde fiilen çalıştığını, bu dönemde herhangi bir denetim yapılmadığını, düzenlenen rapordan kendilerinin haberdar olmadığını, yasal yola başvuracaklarını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurumun davacının Türkiye'de bulunmadığı dönemde bildirimi yapıldığına dair iptal işleminin gerekçesi yerinde değil ise de toplanan deliller, alınan tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının gerçekte iş yerinde çalışmadığı ancak yüksek maaş alabilmesi için gerekli olan 4/1-a hizmet bildirimi yapılması bakımından Kurumdaki işlemlerin takibi için yetkilendirildiği, vekalet verdiği davalı iş yerinden fiili çalışma olmaksızın sigorta bildirimi yapıldığı, Kurum işleminin sonuç itibariyle doğru olduğu, aksine çalışmanın varlığının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının 25.02.2013 - 02.03.2013 tarihleri arasında işçi olarak kesintisiz çalıştığını, Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, çelişkili tanık beyanlarının bulunduğunu, davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 25.02.2013 - 02.03.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8654, K. 2024/11424, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8654-e-2024-11424-k-5be1c2b3bc79