Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8312 E. 2024/124 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8312
- Karar No
- 2024/124
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Maddi Ve Manevi Tazminat İstemi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1209 E., 2022/1428 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/1082 E., 2022/51 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait işyerinde çalışırken 20.12.2016 tarihinde iş yerindeki elbise askılığının müvekkilinin sol gözüne gelmesi neticesinde sol gözünden yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 193.392,36 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği iş kazasının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacıya koruyucu gözlük verildiğini, işverenin kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının isteminin iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminata yönelik olduğu, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken 20.12.2016 tarihinde iş kazasına uğradığı, SGK müfettiş raporunda ... SGK İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince tansim edilen 20.09.2018/06400 tarih ve sayılı sağlık kurulu raporu ile kazalı ...'in meslekte kazanma gücü kaydı oranının % 41,2 olarak belirlendiği, yardıma muhtaç durumda olmadığının belirtildiği ve söz konusu oran üzerinden davacıya 01.05.2017 tarihinden geçerli gelir bağlandığı, tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından yapılan dosya iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince düzenlenen 10.06.2019 tarihli raporda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi gereğince sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası olduğu, davalı işveren ... Eskişehir Cam Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin % 60, davacı sigortalının % 40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, maddi tazminat alacağı yönünden yapılan hesaplama doğrultusunda davacı vekilince 28.02.2020 tarihinde maddi tazminat talebi yönünden dava değeri artırımı yapıldığı ve harcının yatırıldığını, bilirkişi tarafından düzenlenen 02.01.2020 tarihli ek raporda davacı kazazedenin bedel artırım talebi doğrultusunda hak ettiği maddi tazminat alacağının 193.392,36 TL olarak hesaplandığı bu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının 28.02.2020 tarihli bedel artırım dilekçesindeki tazminat taleplerine göre maddi isteminin tam, manevi tazminat istemi yönünden ise somut olayda, tarafların sosyal ekonomik halleri, iş kazasının meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumları ile davacının yaşı meydana gelen kazanın niteliği ve davacının yaşadığı elem ve ızdırabın niteliği ve maluliyet oranı gözetilerek takdiren istemin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının sol gözünü kaybettiği göz önüne alındığında manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuşlardır. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirkete atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, üstlerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirdiklerini, kusur raporunun hatalı olduğunu, savcılık dosyasında aldırılan kusur raporu ile herhangi bir kusurlarının bulunmadığının tespit edildiğini, manevi tazminat tutarının fahiş olup hakkaniyete aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuşlardır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; somut olayda, davacının 20.10.2016 tarihinde Eskişehir O.S.B işyerinin soğutma bölümünde bulunan, işçilerin kullandığı elbise askılığının askı kısmının sol gözüne gelmesi sonucu malül kaldığı, ... SGK İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince tanzim edilen Sağlık Kurulu Raporu ile davacının % 41,2 oranında sürekli işgöremezlik derecesi tespit edildiği, Mahkemece aldırılan 10.06.2019 tarihli kusur tespitine ilişkin raporda; 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi gereğince sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunu, davalı işveren ... Eskişehir Cam Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin % 60 oranında asli kusurlu olduğu, kazazede sigortalı ...'in ise olayda % 40 oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, SGK Müfettişi tarafından hazırlanan inceleme raporu sonucunda; davalı işveren .... Cam Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin % 70 oranında kusurlu olduğu, sigortalı ...'in ise olayda % 30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, daire kaldırma kararı sonrasında mahkemece aldırılan kusur raporu ile davalı işveren ... Eskişehir Cam Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin % 60 oranında kusurlu olduğu, kazazede sigortalı ...'in ise olayda % 40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun da Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun düzenlendiği, öte yandan; manevi zararın, hukuka aykırı eylem sonucu kişisel değerlerde meydana gelen eksilme olduğu, kişisel değerlerin soyut niteliği nedeniyle, meydana gelen eksilmenin rakamsal karşılığını, parasal değerini ifade etmek mümkün olmadığı, bununla birlikte kişisel değerlere yapılan saldırı neticesi ruhsal dengenin bozulması, yaşama sevincinin eksilmesi kaçınılmaz olduğundan, yasa koyucu belli bir miktar paranın verilmesi suretiyle zarar görenin tatmin edilmesinin amaçlandığı, kazanın oluşumundaki kusur oranı, sonucunda meydana gelen elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriği dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu kanaatine varılarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat hükmü yönünden kabul edilerek yeniden esas hakkında kurulan hükümde, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 193.392,36TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazası nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın az miktarda olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili dilekçesinde özetle; kusur yönünden Bölge Adliye Mahkemesince çelişkinin giderilmesi için yapılan kaldırma kararı sonrası alınan kusur raporunun çelişkiyi giderici mahiyette olmadığını, kusur oran ve aidiyetinin bilirkişi heyeti tarafından tayinin yerinde olmadığını, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, zararın meydana gelmesinde davacıya teslim edilmiş olan koruyucu gözlüğü davacının kullanmamış olmasının etkili olduğundan davanın reddi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, "dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddelei delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, " İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. İlk Derece Mahkemesince davacının 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminden 60.000,00 TL'lik kısmın kabulüne karar verildiği, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli kararıyla manevi tazminat hakkında 50.000,00 TL kısmen kabule dair yeniden esas hakkıda hüküm kurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 107.090,00 TL’lik kesinlik sınırı gözetildiğinde kısmen kabul edilen manevi tazminatı açıkça temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla kesinlikten redde karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle dosya kapsamında toplanan delil durumuna ve temyiz kapsam ve nedenlerine göre; kusur oran ve aidiyetinin tespiti ile maddi tazminat alacağının hesabı noktasında verilen kararın Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına göre davalı vekilinin bu hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 4-Temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 oy birliğiyle karar verildi.