Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/6949 E. 2023/12526 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6949
- Karar No
- 2023/12526
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3225 E., 2022/1166 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/471 E., 2021/318 K. Taraflar arasındaki ibranamenin geçersizliğinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının müvekkilinin davalı işyerinde 01.03.2016 tarihinden bu yana sigortasız olarak 2.000,00 TL net ücretle çalıştığını, 24.06.2016 tarihinde davalıya ait ... plakalı cam yüklü kamyonun devrilmesi sonucu iş kazası geçirdiğini, sol bacağının diz üzerinden kesildiğini, sol böbreğinin alındığını, SGK tarafından olayın iş kazası olarak tespiti yapıldığını, Kurumca maluliyet oranına ilişkin bir raporun henüz ortaya çıkmadığını, hastanelerde maluliyet oranının %73 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin hastaneden taburcu olur olmaz henüz tedavisi devam etmekte iken kendisinden ibraname alındığını, bu ibranamede çalışma gücü kaybı için 90.000,00 TL, manevi tazminat içinse 20.000,00 TL ödeme yapılacağının öngörüldüğünü, banka ile ödendiğini beyanla ... 57. Noterliği'nin 26 Eylül 2016 tarih ve 38405 yevmiye numaralı ibranamesinin geçersizliğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının düzenlenen trafik kazası raporuna göre %100 kusurlu olduğunu, davacının Cimer'e yaptığı başvurusunda hekim hatasından dolayı ayağının kesildiğini belirttiğini, ancak mevcut davayı açarak müvekkilini suçlaması ve engelinden müvekkilini sorumlu tutmasının kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, taraflar arasında ... 57. Noterliği'nin 38405 yevmiye numaralı, 26.09.2016 tarihli düzenleme şeklinde ibraname düzenlendiği, ibranamenin üzerinden 5 yıl geçmediği, davacı ile davalının maddi tazminat olarak 90.000,00 TL, manevi tazminat olarak 20.000,00 TL üzerinden anlaştığı, aynı tarihte davacının banka hesabına bahse konu miktarın ödendiği, bedelin ödenmesi halinde davacının davalıyı bu iş kazası nedeni ile her türlü maddi ve manevi tazminat sebebi ile gayri kabili rücu olarak ve kesin olarak ibra ettiği, her ne ad altında olursa olsun başkaca maddi ve manevi tazminat talep etmeyeceğini, dava açmayacağını beyan kabul ve taahhüt ettiği, SGK.nun 18/01/2019 tarihli Kurum sağlık kurulu raporu ile davacının % 63 oranında malul kaldığının belirtildiği, davacının devam eden tedavi süreçleri, ibranamenin tarihi dikkate alınarak davanın hak düşürücü sürede açıldığı, işyerinde kamyon şoförü olarak çalışan davacının 24.06.2016 tarihinde şirkete ait kullandığı esnada kavşağa süratli girmesi sonucunda aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek devrildiği, davacının yetkin sürücü belgesi olmadan kamyonu kullanması, kavşağa girerken hızını kullanmış olduğu aracın yükünü dikkate almadan yeterince azlatmaması, direksiyon hakimiyetini kaybederek dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucu %70, davalının ise kazalının uygun nitelikte sürücü belgesi, SRC belgesi ile psikoteknik raporu almadan kullanmış olduğu kamyonla taşıma hizmetini gerçekleştirmiş olması, gerekli iş organizasyonunu oluşturmaması nedeni ile %30 oranında kusurlu olduğu, davacıya davalı tarafından 90.000,00 TL maddi tazminat adı altında ödeme yapılarak maddi zararın tamamının karşılandığı, davalıya tediye edilen manevi tazminatın da dosya kapsamına uygun olduğu, edimler arasında açık bir oransızlık bulunmadığı, gabinin şartlarından olan objektif ve subjektif unsurların somut olayda vuku bulmadığı nedeni ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kusur tespitinin eksik incelemeye dayandığını, 03.12.2018 tarihli dilekçesi doğrultusunda delillerin toplanmadığını, kamyona kaza günü kaç ton cam yüklendiğinin belli olmadığını, şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, istiap haddinin üstünde yükleme yapıldığı tespit edilse idi, kusur oranının değişeceğini, TUVTURK kayıtlarının aracın cam sevkıyat işine uygun olmadığını ortaya koyduğunu, ağır ve hafif kusurlar nedeniyle muayeneyi geçemeyen aracın yirminin üstünde hafif kusur ile ikinci muayeneyi ancak aşabildiğini, davalının aracın bakımlarının düzenli yapıldığına dair dosyaya kanıt sunmadığını, aracın servis kayıtlarına rastlanılmadığının servisçe bildirildiğini, şoförün sigortasız ve daha işe ilk alındığı gün kaza yaptığı gerçeği karşısında, işçiye yeterli eğitimin verilmediğini, davalının %30 oranında tespit edilen kusurun az olduğunu, raporlara yaptıkları itirazların karşılanmadığını, ibranamenin geçerliliğinin tespitinde tek kıstasın ödenen tazminatın makul olup olmaması olmadığını, ibranamenin alındığı tarih ile davacının tedavisinin bittiği tarih nazara alınarak somut olayın özelliklerine göre de değerlendirme yapılması gerektiğini, dava tarihi itibari ile SGK tarafından sürekli iş göremezlik ödeneği kapsamında bir ödeme yapılmadığını, ödenmiş 20.000,00 TL manevi tazminatın, olayın tek taraflı kazadan çıkıp işverene %30 kusur izafe edildiği şartlarda da Mahkemece uygun görülmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, davacının devam eden tedavi süreci, ibraname tarihi dikkate alındığında davanın hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır Meydana gelen kaza nedeniyle düzenlenen SGK müfettiş raporunda davacının %100 kusurlu olduğunun; yargılama aşamasında alınan kusur raporunda ise davacının %70, davalının %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, davacının olay günü kullandığı araçla kavşağa süratli girmesi sonucu aracın devrildiği, Kocatepe SGM raporuna göre davacının %63 oranında malul kaldığı, 23/02/2016 tarihli muayenede aracın ağır kusurlarının giderildiğinin tespit edildiği, kazanın teknik hata veya aşırı yükten kaynaklandığına dair delil olmadığı, davacının uygun sürücü ehliyeti olmadığı, davacının şoförün gelmemesi üzerine aracı kullandığı, davacının psikoteknik raporu, SRC belgesi olmadığı, Mahkemece alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, SGK tarafından davacıya %63 oranı üzerinden gelir bağlandığı, asgari ücrete göre hesaplandığında davacının maddi zararın 63.333,38 TL, aylık 2.000,00 TL ye göre hesaplandığında ise 75.864,73 TL olduğu (SGK tarafından bağlanan gelirin ilk PSD sinin düşülmemiş hali), ibranameye göre davacıya 90.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ödendiği, bu haliyle davacıya yapılan ödemenin maddi zararını karşıladığı, edimler arasında oransızlık olmadığı, gabinin şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya maddi ve manevi tazminata karşılık yapılan ödemeye karşılık davacı tarafından verilen ibranamenin geçersiz olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 28 inci, 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anılan hükümlere yönelik davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz edenin sıfatı ve temyiz kapsamına göre hükmün onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz istemlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.