Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/6529 E. 2023/6710 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6529
Karar No
2023/6710
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/547 E., 2022/836 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/17 E., 2021/711 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.09.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 1.000,00-TL maddi tazminat, 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminat talebini 139.620,53 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davacının kendi kusurlu davranışı neticesinde iş kazasına maruz kaldığını, davacıya gerekli eğitimleri vermekle ve gerekli iş ekipmanları sağlamakla üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğinden davalının kusurundan bahsedilemeyeceğini, davacının çalışan bir araç üzerinde temizlik yapmak suretiyle kendi yaralanmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19.09.2015 tarihinde davalı işveren firmada beton mikseri yağcısı olarak çalışan davacının, aracın temizliğini yaparken, betonun boşaltılıp karıştırıldığı yerin üzerinde olduğundan, ızgarası çatlak veya eksik olan kısma sağ ayağının girmesiyle yaralandığı, davalı işyerinin gerekli tedbirleri almadığı, kazanın önlenebilir nitelikte olduğu, kusurundan dolayı kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı; davalının % 80 kusurlu ve davacının % 20 kusurlu olduğu tespiti nazara alınarak ve % 9,2 davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı birlikte değerlendirilerek alınan hesap raporu ile davacının maddi zararının 139.620,53-TL olduğunun belirlendiği, tarafların kusur oranı, olayın özel durum ve koşulları, tarafların mali ve sosyal durumu nazara alındığında; davacının talep edebileceği manevi tazminatın 15.000,00-TL olabileceği kanaatine varıldığı gerekçesi ile, maddi tazminat talebinin kabulü ile 139.620,53-TL'nin kaza tarihi olan 19.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00-TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 19.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hatalı bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davalı şirketin davacı tarafa iş güvenliği ile alakalı olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini aldırdığını, ayrıca davacıya iş güvenliği ile alakalı olarak araç gereç ve ekipmanlarının tamamını verdiğini, davacının %20 kusurlu davalının ise %80 kusurlu olması açık bir şekilde hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince maluliyet ile alakalı olarak gerekli araştırma yapmadığını, davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde; davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, ücretinin emsal net ücret olan 1.888 TL + agi ile belirlenmeli ve trh-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı için belirlenen %80 oranında, davacının %20 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği kusur raporunun gerekçeli, açıklayıcı ve olaya uygun olduğundan hükme esas kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, belirlenen ücrette hata olmadığı, davalı tarafa Yüksek sağlık kurulunun raporunun tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça süresinde itiraz edilmediği, bu durumun davacı açısından usuli kazanılmış hak oluşturduğu, davalının bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesi ile davalının ve davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, gerçek ücretin emsal ücret araştırması yapılarak tespiti gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, davalı aleyhine %80 oranında kusur izefe edilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazaya sebep olan mazgal açıklığını işverene bildirmemesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe C.A. Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacı lehine manevi tazminatın 15.000 TL olarak hüküm altına alındığı, bu tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davacı ve davalılar vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalı vekillerince maddi tazminat ile ilgili temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 2. Davacı ve davalı vekillerinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/6529, K. 2023/6710, T. 12.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-6529-e-2023-6710-k-3f492a2c5e84