Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/4168 E. 2023/4392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4168
- Karar No
- 2023/4392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/573 E., 2022/28 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının 26.03.2009 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 50,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 23.07.2015 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 20.612,94 TL'ye çıkarmış ve 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, kazanın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, iş yerinde tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığını, maluliyeti kabul etmediğini, davacının mevsimlik işçi olduğunu, yapılan yardımların mahsup edilmesi gerektiğini, açılan davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.11.2015 tarihli ve 2013/513 Esas, 2015/1186 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile; 1-Davacının maddi tazminat alacağı 8.855,55 TL'nin olay tarihi olan 26.03.2009 tarihinden itibaren işliyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-Davacının olaydan duyduğu üzüntü ve elem derecesi, paranın alım gücü, ekonomik ve sosyal durumlar ve kusur duruları nazara alındığında takdiren 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi le birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarih ve 2016/169 esas ve 2017/3549 karar sayılı ilamında özetle; dosyadaki kayıt ve belgelerden, hesap bilirkişisinin 20.11.2014 tarihli raporunda davalı işyerinde uygulanan TİS hükümleri dikkate alınarak maddi zararın belirlendiği ve mahkemece bu hesap raporuna göre belirlenen zarardan müterafik kusur indirimi yapılarak karar verildiği, raporu müteakip hemen karar verilmediğinden karar tarihi ile rapor tarihi arasında davalı işyerinde yeni TİS hükümlerinin yürürlüğe girdiği ve Mahkemenin bu nedenle ek rapor alınması yoluna gitmediği, TİS'in uygulanmasının kamu düzeniyle ilgili olup talep olmasa dahi kendiliğinden gözönünde tutulmasının zorunlu olduğu, hesap raporuna esas alınan TİS’in sona ermesine göre, takip eden dönem için imzalanan TİS celbedilerek gerçek ücretin tazminatın hesabında esas alınması gerekirken, varsayıma dayalı olarak belirlenen ücrete göre tazminatın hesaplanmasının isabetsiz olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.12.2018 tarihli ve 2017/404 Esas, 2018/434 Karar sayılı kararı ile; Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 9.715,01 TL'maddi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL'manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin12.11.2019 tarih ve 2019/2189 esas ve 2019/6837 karar sayılı ilamında özetle; bozma öncesi hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporuna esas alınan TİS’in sona ermesine göre, takip eden dönem için imzalanan TİS celbedilerek gerçek ücretin tazminatın hesabında esas alınması gerekmesi dışında diğer hususların kesinleşmesine rağmen davacının usuli kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde bozma öncesi hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda esas alınan bir kısım ücretlerin düşürüldüğü, bozma öncesi ve bozma sonrası ücret tablolarının farlılık gösterdiği, düşürülen bir kısım ücretlerin neden düşürüldüğünün de açıklanmadığı, denetime elverişli olmayan hesaba ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, yapılacak işin, dosyanın başka bir hesap bilirkişisine tevdi edilerek yaptırılacak zarar hesabında 20.11.2014 tarihli hesap raporundaki verilerin ücretler dahil olmak üzere göz önünde bulundurulması (raporda kusur oranlarının yanlış uygulandığı, bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiği gözden kaçırılmadan) ancak Dairemizin 25.04.2017 Tarih 2016/169 Esas 2017/3549 Karar sayılı ilamı gereği 20.11.2014 tarihinden sonraki dönemde sadece takip eden dönem için imzalanan TİS celbedilerek gerçek ücretin tazminatın hesabında esas alınması, işlemiş devrenin 20.11.2014 tarihini takip eden TİS döneminden ileri çekilmemesi ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren ücret artışlarının rapora yansıtılmaması suretiyle çıkacak sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; Yargıtay bozma ilamı ve bilirkişi raporuna itirazlar kapsamında usulü kazanılmış hakların gözetildiği, bu kapsamda hüküm tesis edildiği gerekçesiyle; Davanın Kısmen Kabulüne, I- 14.318,70 TL maddi tazminatın, 26.03.2009 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazla talebin reddine, II- 10.000,00 TL manevi tazminatın, 26.03.2009 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazla talebin reddine, TBK madde 76 kapsamında, 21.05.2021 tarihli celsede davacı lehine hükmedilen 5.000,00 TL ön ödeme tutarlı manevi tazminatın, tahsilat aşamasında dikkate alınmasına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeni TİS döneminden sonra ise yine yeni TİS ücretlerinin esas alınması gerekeceğini, ücretin bu dönemde sonlandırıldığını, oysa maddi tazminat hesaplarında fiili gerçek varken varsayıma gidilemeyeceğinden, bu tarihten sonraki bilinen dönemlerin de hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, iskontolu dönem başlangıcı için de bilinen son dönemin hesabı sonlandırılıp bilinmeyen dönem başından itibaren (2023) iskonto uygulanmaya başlanması gerektiğini, manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyada TCK madde 76 kapsamında 21.05.2021 tarihli oturumda davacı lehine hükmedilen 5.000.00-TL ön ödeme tutarlı manevi tazminatın miktarinın davacıya şirketimizce 28.05.2021 tarihinde yasal faiziyle birlikte toplam 10.485,07-TL olarak davacının kendi ıban hesabına yatırıldığını, her ne kadar ön ödeme yapıldıysa da hem ön ödemeye hem de manevi tazminat talebine itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminatın kabulü halinde bu miktarın faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacının, kazanın olduğu tarihte fabrikada geçici işçi kadrosunda çalıştığını, tazminat hesabı yapılacaksa mevsimlik işçi olması nedeniyle bu hususa göre hesap yapılması gerektiğini, müvekkilinin İş Güvenliği ve İşçi Sağlığını Koruma Tüzüğüne göre tüm emniyet tedbirleri aldığını, şirketin ve istihdam ettiği şahısların hiçbir kusur, ihmal ve tedbirsizliği olmadığını, kazalının kusurlu olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 5 inci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanun'un 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.