Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14539 E. 2023/3249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14539
Karar No
2023/3249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/164 E., 2022/395 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen davalı Kurumca 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan %5 teşvik indiriminden yersiz faydalandırılma nedeniyle oluşturulan borç tahakkukuna dair işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı kurum tarafından müvekkili ... Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Aile Birliği Başkanlığına 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendinde yer alan 5 puanlık teşvik indiriminden sadece 4/1-a kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işverenlerinin yararlandığı, bu indirimden müvekkili Okul Aile Birliğinin yararlanamayacağı gerekçesiyle uygulanan para cezası işlemine süresi içinde itiraz edildiğini, itirazlarının reddine dair kurum kararının 22.12.2015 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, yine yasal süresi içerisinde kurum işleminin iptali talepli bu davayı açtıklarını beyanla müvekkili Okul Aile Birliği Başkanlığının 5 puanlık sigorta teşvik indiriminden yararlanma şartlarına haiz olduğunu, kurumunu tek taraflı tasarrufu ile müvekkilinin kamu işyeri olduğundan bahisle geçmiş dönemde yararlanılan teşvik primlerinin ( hazine katkı paylarının) tahsiline yönelik uyguladığı borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'da yer alan %5 puanlık prim indiriminden özel sektör işyeri işverenlerinin yararlanabileceğini, resmi nitelikteki işyerlerinin yararlanamayacağını, davacının da Kurum genel yazısı ile kamu iş yeri sınıfında değerlendirildiğini buna göre, kurum işleminin yasa ve usule uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, 13.04.2016 tarihli ve 2016/29-2016/258 Karar sayılı Kararı ile, "...5510 sayılı Kanun'un 81./I-(ı) maddesinde düzenlenen prim teşviği, 5510 sayılı Kanuna 5763 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile eklenmiş olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 4447 sayılı İşsizlik sigortası Kanun'un geçici 10. Maddesinde düzenlenen prim teşviği ise 6111 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi ile eklenmiş olup 13.02.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Gerek 5510 sayılı Kanun'un 84/I-(ı) maddesinde düzenlenen %5 puanlık sigorta prim teşviği, gerekse de 4447 sayılı işsizlik Sigortası Kanunun geçici 10 uncu maddesindeki prim desteği uygulamasında işverenlerce kuruma ödenecek primin işveren hissesinin kanunlarda belirtilen kısmına isabet eden tutar Hazine tarafından karşılanacağından; bu tutarın ister Hazine tarafından karşılanmaması, ister işverenin bu tutarı davalı kuruma hataen ödemiş olması, isterse de bu husustaki talebin davalı kurum tarafından reddedilmesi durumunda sebepsiz zenginleşen Hazine olacaktır. Bu durumda husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekir. Eldeki davada husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken davalı kuruma yöneltilmiş olması karşısında davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine" dair karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/29-2016/258 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 06.12.2018 tarihli ve 2016/10893 Esas, 2018/10304 Karar sayılı kararında; "..5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde Kurumun prim alma zorunluluğu ve ilgililerin de prim ödeme zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf konusu olan prim tutarını davacıdan Kurumun tahsil ettiğine dair çekişme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, primi tahsil yetkisi ve ilgili maddedeki şartların varlığı halinde işveren hissesine düşen tutarın belirlenerek Hazineden talep etme yetkisi sadece Kurumda olduğu ve bu halde davalı Kurumun davalı sıfatına sahip olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gereğinin dikkate alınmaması ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. B-27.03.2018 günlü 30373 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7103 sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Ek 17 nci maddesi ile prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanabileceği halde yararlanmayan işverenlere belirlenen şartlarda prim teşviki, destek ve indiriminden istifade etme imkanı tanınmıştır. Ek 17 nci maddede aynen; “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir. Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır. Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumunca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi'ne ait olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir. Denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince 1 inci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/750 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararı ile; "...Eldeki dava 18.01.2016 tarihinde yani 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesine Ek madde 17 nci ile getirilen değişikliğin yürürlük tarihi olan 27.03.2018 tarihinden önce açılmıştır. 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenleme gereğince eldeki davaya konu uyuşmazlığın kuruma yapılacak başvuru ve şartların mevcudiyetinin kurum tarafından belirlenip neticelendirilecek olması, iş bu yasal düzenlemenin yürürlük tarihinden önce açılmış davaların yasanın açık hükmü gereğince konusuz kaldığı, yargılama giderlerinin idare üzerinde bırakılması ve vekalet ücretinin de davacı taraf lehine 1/4 oranda takdir edilmesi gerektiğinin belirlenmiş olması karşısında 27.03.2018 tarihli yasal değişiklik doğrultusunda konusu kalmayan dava hakkında bir karar vermeye yer olmadığına dair karar verilmiştir. C.2 nci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/750 Esas, 2019/48 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile;... mahkemece dikkate alınan bozma ilamı ve 5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Eldeki davada, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17 nci maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17 nci maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. denilerek karar 2. kez bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince 2 nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Ukul Aile Birliğine izafeten Milli Eğitim Bakanlığı'nın dava konusu dönemler itibarıyla Okul Aile Birliği Başkanlığının 5 puanlık sigorta teşvik indiriminden yararlanma şartlarına haiz olduğu, davalı kurumun borç tahakkuku işleminin iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne davalı ... Kurumunun 16.222,77 TL tutarındaki kurumun 74651670/1112216 sayılı borç tahakkukuna ilişkin kurum işleminin iptaline, dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, aksine verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan %5 teşvik indiriminden yersiz faydalandırılma nedeniyle oluşturulan borç tahakkukuna dair işleminin yerinde olup olmadığı ile iptal edilmesine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 Sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddesi ile birlikte ek 16 ncı ve geçici 70 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14539, K. 2023/3249, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-14539-e-2023-3249-k-2926dce77f67