Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/11759 E. 2024/1548 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11759
- Karar No
- 2024/1548
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1861 E., 2022/1059 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/158 E., 2021/61 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisleri olan ...'ın 03.02.2018 tarihinde işverene ait işin görünümü esnasında kalp krizi geçirerek iş kazası neticesinde vefat ettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde işin nitelik itibari ile ağır ve tehlikeli sınıfa girdiğini, muris işe başlatılmadan önce gerekli sağlık raporlarının alınmadığı, murise gerekli eğitimin verilmediği iddia edilerek maddi ve manevi tazminat talep edildiğini, bu beyanları gerekle bağdaşmadığını dolayı ile taleplerin reddi gerektiğini, murise müvekkili şirket tarafından işe alınmadan önce sağlık raporu aldırıldığını, sağlık raporunda kalp hastalığına ilişkin bulgulara rastlanması üzerine ek tetkikler yapıldığını ve çalıştırılacağı izolasyon işinde çalışmaya elverişli olduğu raporu alındıktan sonra çalıştırılmaya başlanıldığını, murise 12 saatlik iş sağlığı ve güvenliği eğitim verildiğini, murisin 20 yıldır sigara kullandığını ve 4 yıl önce geçirdiği by-pass ameliyatı ve stent takılması sonrası da devam ettiğini, murisin 2016 senesinden vefat gününe kadar ilaçlarını kullanmadığını, raporlarını yeniletmediğini ve gerekli kontrollerini yaptırmadığını, 2017 ve 2018 yıllarında hiç ilaç almadığını ve doktora gitmediğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı .... Orman Ürünleri ve Kağıt San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin entegre bir tesiste orman ürünleri üreten (mdf, laminat parke, suntalam vb) işletmenin sahibi olduğunu, lif haline getirilen ağaç kütükleri tutkal katkısı ile birlikte yüksek basınç altında ebat ebat levha haline getirdiğini, asıl işinin bu olduğunu, diğer davalının ise metalik depolama kazanları- metalik boru iletim hattı işleri ile uğraştığını, iki iki işyerini buluşturanın davalı diğer şirketin asli işi ve faaliyet konusu üretime duyulan ihtiyaç olduğunu, 07.11.2007 tarihinde camyünü montaj, demontaj ile izolasyon saçı yapma işçiliği hususunda sözleşme hazırlandığını, bu sözleşmeye göre müvekkil şirket ile davalı firma üretim konularındaki farklılıktan ötürü ayrılmakta olduklarından aralarındaki ilişkinin işçiye göre alt işveren- asıl işveren olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, ayrıca davacı kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıltıktan bir süre sonra vefat ettiğini, iş ortamının ise davalı şirketin izah ettiği üzere kapalı alanda oturmalı ve kontrol amaçlı kısa mesafe yürümeli bir iş olduğunu, davacının kalp krizi geçirerek şekilde aşırı efor- güç gerektirecek bir iş yapmadığını, davacının işe girmeden önceki sağlık raporlarından da davacının 4 yıl önce by-pass geçirdiği ve stent takılı kalp hastası olduğunun anlaşıldığını, ancak 02.08.2017 tarihinde davacının kendisine Özel STM Sağlık Tarama Merkezi İş Sağlığı ve Güvenliği Ltd. Şti.'den kardiyoloji kontrol ve tedavisi şartı altında bedensel çalışabilir, izolasyon işinde çalışmaya elverişlidir raporu verildiğini, davacının mevcut durumu ve eylemi ile illiyet bağının kesildiğini, ayrıca davacıya tüm eğitimlerin verildiğini, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, olayda davacının kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle husumet ve sıfat yokluğundan davanın reddine, davalı müvekkilin olayda herhangi bir kusuru olmadığı ve ayrıca illiyet bağı yokluğu nedeniyle davanın reddine, tüm yargılama haç ve giderler ile vekalet ücretinin davacılardan alınmasına, davalılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisi ...'ın 03.02.2018 tarihinde işyerinde çalışırken kalp krizi geçirerek vefat ettiği, ... ... işe başlarken işverence işyeri hekimi ve kardiyoloji doktoru nezdinde gerekli muayenelerinin yaptırıldığı, çalışmasına engel herhangi bir durumun tespit edilmediği, dosyada mevcut 02.08.2017 tarihli işe giriş ve periyodik muayene formunda 02.08.2017 tarihinden 4 yıl önce ... ...'ın bypass geçirdiği ve stent takılı olduğunun ve bu tarih itibariyle günde 20 adet olmak üzere 20 yıldır sigara kullandığının sabit olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ile soruşturma aşamasına alınan beyanlardan ... ...'ın ağır işlerde çalışmadığı ve ağır yükler kaldırmadığı, malzeme temin etmek, işleri organize etmek gibi hafif işlerle ilgilendiği, kalp krizinin meydana gelmesinden önce de kendisini zorlayacak ağır işlerde çalıştığına yönelik herhangi bir beyan ve bilginin bulunmadığı, Mahkemece aldırılan 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda da ... ...'ın kalp krizi geçirerek vefat etmesinde olay günü 46 yaşında olması, daha önceden by-pass ameliyatı geçirmesi ve stent takılması, 20 yıldır sigara kullanması, kardiyak sağlık sorunlarının bulunması gibi hususlar dikkate alındığında beslenmesi, genetik özellikleri, bünyevi yapısı gibi hususların kalp krizi geçirmesinde etkili olduğu, davalıların meydana gelen kalp krizi hadisesinde herhangi bir kusurlarının bulunmadığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmakla Mahkemece 11.12.2020 tarihli bilirkişi raporu hüküm ve denetime elverişli, olayın oluş şekline uygun bulunmuş, ... ...'ın kalp krizi geçirerek vefat etmesi hususunda davalıların herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalıların kendisinden beklenen özeni gereği gibi yerine getirdiği, kazanın meydana gelmemesi için alacakları herhangi bir önlemin bulunmadığı, kusursuz sorumluluk için gerekli şartların oluşmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna aykırı karar verildiği, iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenlerin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüklerine aykırı davranıldığıiçin kusurlu olduğu,davacılar murisinin ayrıntılı sağlık taramasından geçirilmediği, davalı işyerinde sağlık personeli, işyeri hekimi bulundurulmadığından davalının tam ve ağır kusurlu olduğu, murise iş güvenliği eğitimi verilmediği, davalı işverenin görev ve yükümlülüklerini yerine getirmediğinden açıkça tam ve ağır kusurlu olduğu, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğu, %100 kaçınılmazlık olduğu kabul edilse dahi dava konusu kazada davalı işverenin tazminat sorumluluğu da bulunduğu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna aykırı karar verildiği, davalı üzerindeki ihtiyati haczin şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği, teminat oranının az olduğu, davacının talebinin haciz değil tedbir olduğu, Mahkemece haciz kararı verilmesinin hatalı olduğu, gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairece de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davacılar ve davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacılar ve davalı ... vekilince ileri sürülen tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre davacılar ve davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'un 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.