Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2021/12186 E. 2023/893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/12186
- Karar No
- 2023/893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2422 E., 2021/2357 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/315 E., 2021/157 K. Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 22.06.2015 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek sigortalı için 5.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 200.000,00 TL manevi, eşi için 50.000,00 TL manevi, çocukları için 10.000,00 er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 22.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 104.003,40 TL' ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Mapfre Genel Sigorta A.Ş.'nin (İnşaatın tüm risklerini sigortalayan) aşağıda belirtilen adresine ihbarının gerektiğini, davacının ekskavatörün kepçesini yerde bırakması gerekirken havada bırakması ve Quick Coupler'in emniyet pimini daha önce uyarılmasına rağmen kullanmamasının talihsiz olayı meydana getirdiğini, davacının dava dilekçesinde 20 yıllık ekskavatör tecrübesinin olduğu, söylendiği halde bu tedbirleri almaması ve İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Esasları Hakkında eğitim seminerinin 2 nci bölümü olan İş makinelerinin çalışması hakkında talimatta yazılı talimatları dikkate almaması ile kaza kendi kusur ve talimatlara aykırı davranması sonucu meydana geldiğini, davaya verdikleri cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere davanın inşaatın tüm risklerini sigortalayan Mapfre Genel Sigorta A.Ş. ye ihbar edilmesini talep etmişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-Davacı ...'ın işgücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat isteğinin kabulü ile 104.003,40 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı ...'ın bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat isteği talebinin reddine, 3-Davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6-Davacı ...'ın manevi tazminat isteğinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ücret ile kusur durumunun hatalı ve hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, usulü kazanılmış hakka riayet edilmediğini, yürürlükte olan maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğinin uygulanması gerektiğini, bağlanan gelirin peşin sermaye değerinden ve geçici iş göremezlik ödemesinden kusur oranı kadar tutarın belirlenerek indirim yapılmasının yerinde olmadığını, davacı ...'ın bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat isteği talebinin reddine karar verilmiş olduğu halde aaüt uyarınca bu reddedilen maddi tazminat ( bakıcı gideri) açısından yargılama gideri olan vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; komisyon kararı ile olayın iş kazası sayıldığının anlaşıldığı, Kurum Yüksek Sağlık Kurulunun 04.11.2019 ve ATK 3. İhtisas kurulunun 12.10.2018 tarihli (birbiriyle uyumlu) kararlarına göre hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranının %40 olduğu, 11.12.2019 tarihli SGK yazısı ve ekindeki gelir bağlama kararına göre esas alınan sürekli iş göremezlik oranının %40 olduğu, davacı yanın 05.03.2019 tarihli hükme yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmekle, davalı yanın usulü kazanılmış haklarına zarar verecek bir uygulama tespit edilmediği, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesi itibariyle, bu yönetmeliğin eldeki dosyada uygulama yerinin olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 21inci maddesinde bulunan düzenlemeler itibariyle, peşin sermaye değerinden ve geçici iş iş göremezlik ödemesinden davalının kusuru kadar indirim yapılmasının, yapılan emsal araştırması sonucu elde edilen verilerin ortalaması alınarak hükme esas alınan ücretin tespit edilmesinin, hükme esas alının kusur durumunun, tarafların kazadaki kusur durumları ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında, davacı yararına tayin edilin manevi tazminatın, davacının sürekli iş göremezlik durumu ve 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazazede yakınları için manevi tazminat tayin edilmesinin ve tazminatların tutarlarının yerinde bulunduğu gerekçesiyle; Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, ... 4. İş Mahkemesi 2020/315 Esas 2021/157 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe C.A. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir. Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür. 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir” HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir. Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir. Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. C.B. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunun 2 ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda Mahkemece, davacı sigortalının bakıcı gideri isteminin reddedilmiş olmasına karşın red vekalet ücreti takdir edilmediği anlaşılmıştır. 3.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı vekilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine, 2. Davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "Maddi tazminat davasında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.