Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/9275 E. 2012/9027 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9275
- Karar No
- 2012/9027
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :705-151 Dava, 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) 20.03.1990 – 30.04.1990, 01.01.1992 - 04.06.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine yönelik davada mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen ilk hükmün Dairemizce yapılan temyiz denetimi üzerine, “ … Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; tüm dosya içeriğine, işe giriş bildirgeleri ile dönemsel sigorta primleri bordroları ve ücret ödeme bordrolarına, yargılama aşamasında dinlenen toplam 19 adet tanığın anlatımlarına ve özellikle bunlar arasında, dönem bordrolarında yer alan sigortalılar ile aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bu kişilerin çalıştırdığı kimselerin ifadelerine göre, işe giriş bildirgelerinde ve hizmet cetvelinde yazılı olan işyerlerine giriş ve işyerlerinden çıkış (ayrılış) tarihleri arasındaki dönemlerde çalışma iddiası kanıtlanmış olmakla, söz konusu dönemlere yönelik olarak eksik (bildirimi yapılmamış) süreler, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptanan ücret ödeme bordrolarındaki bilgilere aykırılık oluşturmayacak şekilde tamamlanarak hüküm altına alınmalıdır. …” gerekçesiyle bozulduğu, 17.10.2011 gün ve 10053/14008 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda istemin kısmen hüküm altına alındığı belirgindir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 381’inci maddesinde, mahkemenin, hazır olan tarafın iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceği (yüze karşı okuyacağı), kararın tefhiminin en az 388’inci maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı belirtilmiş, 388’inci maddesinde kararın içereceği konular sıralanarak, yargılama sonunda kurulan hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiş, 389’uncu maddesinde, mahkeme kararı ile iki tarafa yüklenen ve verilen görev ve hakların kuşku ve duraksamayı gerektirmeyecek şekilde oldukça kolay anlaşılır ve açık yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294’üncü maddesinde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın hüküm olduğu belirtildikten sonra 297’nci maddesinde hükmün kapsadığı hususlar sıralanarak, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiştir. Anlaşılacağı üzere söz konusu düzenlemeler, yargıda netlik ve açıklık ilkesine uygun olarak kamu düzeni ve barışının sağlanmasını amaçlamaktadır. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında dava değerlendirildiğinde; a-) Bozma ilamında, işe giriş bildirgelerinde ve hizmet cetvelinde yazılı olan işyerlerine ilişkin olarak bildirimi yapılmamış sürelerin, imzaların davacının eli ürünü olduğu saptanan ücret ödeme bordrolarındaki bilgilere aykırılık oluşturmayacak şekilde hüküm altına alınması gerektiği belirtilmesine ve anılan ilama mahkemece uyulmasına karşın, ..., ..., ... sicil numaralı işyerlerine yönelik istemlerin reddine karar verilmesi, b-) 20.03.1990 – 30.04.1990 tarihleri arasında ... sicil numaralı işyerinde tam gün üzerinden eksiksiz geçen sigortalılık süresinin bildirim dışı kalan bölümünün hüküm altına alınmaması, c-) 20.02.1997 – 25.02.1999, 04.06.1999 – 13.03.2000 dönemlerine ilişkin olarak ücret ödeme bordrolarında yer alan kısmi çalışma bilgilerine aykırı şekilde istemin aynen kabul edilmesi, d-) Tam gün üzerinden eksiksiz bildirildiğinden hüküm altına alınmasında hukuki yarar bulunmayan ... sicil numaralı işyerindeki 02.08.2000 – 19.01.2001 dönemine ait hizmetlerin karara bağlanması, e-) 18.05.2001 – 30.11.2004 döneminde ... sicil numaralı işyerinde gerçekleşen hizmetleri yönünden kabul edilip hüküm altına alınan sigortalılık süreleri, tarihleriyle birlikte açıkça belirtilmeyerek yukarıda anılan düzenlemelere aykırı ve hükmün yerine getirilmesi aşamasında kuşku ve duraksamaya yol açıcı nitelikte karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3'üncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Kanunun 438’inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. S O N U Ç : Hükmün (1) numaralı bendinde yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine “Davanın kısmen kabulüne; davacının Kuruma bildirimi yapılmayan sürelerine ilişkin olarak; 20.03.1990 – 30.04.1990 döneminde 884 sicil numaralı işyerinde 36 gün daha, 18.05.1992 – 30.09.1994 döneminde ... sicil numaralı işyerinde 552 gün daha, 01.12.1994 – 01.11.1995 döneminde ... sicil numaralı işyerinde 31 gün daha, 01.02.1996 – 01.12.1996 döneminde ... sicil numaralı işyerinde 34 gün daha, 20.02.1997 – 25.02.1999 döneminde ... sicil numaralı işyerinde 133 gün daha, 04.06.1999 – 13.03.2000 döneminde 884 sicil numaralı işyerinde 87 gün daha, 18.05.2001 – 30.11.2004 döneminde ... sicil numaralı işyerinde 40 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELİLEREK ONANMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.